Toplumun Beklentisi Hesaplaşma Değil, Arınma!
Ülkede ve doğal olarak Siirt’imizde de gündem, fon meselesi.
Kahvelerde, kurumlarda, evlerde, dost meclislerinde herkes bu meseleyi konuşuyor. Çünkü mesele yalnızca iddia edilen paranın büyüklüğü değil; aynı zamanda bu iddiaların odağında bulunan, toplumun kendilerinden böyle şeyler beklemediği, yapmalarına ihtimal vermediği isimler.
İşte asıl sarsıntı da burada başlıyor. İnsanları şaşırtan yalnızca rakamlar değil, o rakamlarla birlikte sarsılan güven duygusu.
Toplum meselenin ciddiyetinin farkında. Sessiz yığınlar ise olup biteni yalnızca izlemiyor; bir şeyin değişmesini bekliyor. Beklenti açık: Sorumluların hesap vermesi, siyasetin bu süreçten arınarak çıkması ve gelecekteki siyasetin iktidarı ve muhalefetiyle ,tüm bileşenleriyle, temiz olması.
Bu mesele, yalnızca bugünün gündemini belirlemeyecek. Aynı zamanda siyasetin yarınını, toplumun kime güveneceğini ve hangi siyasi anlayışa itibar edeceğini de belirleyecek.
Muhalefetin bu meselenin üzerine gitmesi elbette doğal, hatta görevidir. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir çelişki var: Özellikle ana muhalefetin, kendi içindeki siyasetçiler hakkında benzer iddialar gündeme geldiğinde sergilediği kayıtsız şartsız savunmacı tutum, toplumda başka bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Başkası söz konusu olduğunda hesap soran, kendi mahallesine gelince susan bir siyaset anlayışı topluma güven veremez.
Eğer gerçekten ülkemizde temiz siyaset isteniyorsa ölçü, iddiaların kime yöneltildiğine göre değişmemeli. Hiç kimse siyasi kimliği, makamı, yakınlığı ya da mensubu olduğu parti nedeniyle sorgulanamaz olmamalı. Aybnı şekilde iddialar peşin hükümle mahkûmiyete dönüştürülmemeli; siyasi aidiyet de sorgulamadan muafiyet sağlamamalı.
Bugün toplumun ihtiyacı, bir tarafın diğerine karşı kazandığı siyasi zafer değil; kim olursa olsun yanlışın açığa çıkarıldığı, iddiaların şeffaf biçimde araştırıldığı ve sorumluluğu olan herkesin hesap verdiği bir düzen.
Fon Meselesi, siyaset için bir turnusol kâğıdıdır. Bu sınavdan kimlerin aklanarak, kimlerin yıpranarak çıkacağını ise yalnızca iddialar değil, bu iddialar karşısında gösterilecek tutum belirleyecektir.
Ve belki de en önemlisi şu: Toplum artık yalnızca kimin suçlu olduğunu değil, kimin gerçekten temiz bir siyaset istediğini de görmek istiyor.