Bizi yoktan var eden, can veren ve başkalarına umut olabilecek sağlık ve imkânı bahşeden Rabbi'mize hamdolsun.

Çok şükür, Kızılay’a 29’uncu, toplamda ise 31’inci kan bağışımızı yaptık. Her bağışta aynı gerçeği bir kez daha hatırlıyoruz: Bazen bir insanın hayatına dokunmak, kolumuzu uzatıp on, on beş dakika ayırmak kadar yakındır.

Kan bağışı benim için yalnızca bir iyilik hareketi değil; bir insanlık borcu, bir vatandaşlık görevi, bir vicdan meselesidir. Hiç tanımadığımız bir insana umut olmak, bir ailenin duasına vesile olmak, paha biçilemez bir iyiliktir. Üstelik bu iyilik, belki bir gün bizim ya da en sevdiklerimizin ihtiyaç duyacağı bir hayat umududur.

İşte tam da bu nedenle, Siirt’te günlük 30 ünite olması beklenen kan bağışının 10-12 seviyelerinde kaldığını duymak beni derinden üzüyor. Dindarlığı, merhameti, dayanışması ve paylaşma kültürüyle öne çıkan bir şehirde bu tablo hepimizi düşündürmeli. Merhameti dilimizden düşürmediğimiz kadar, onu davranışlarımızla da göstermemiz gerekmiyor mu?

Kızılay’ın önemini yeterince kavrayamıyor muyuz, yoksa bu sorumluluğu ihmal mi ediyoruz, bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: Bugün başkasının ihtiyaç duyduğu kana, yarın bizim de ihtiyacımız olabilir.

Kan üretilemiyor; gönüllü bağışçılar sayesinde temin edilebiliyor. Dolayısıyla kan bağışı, ertelenecek bir iyilik değil, süreklilik gerektiren hayati bir sorumluluktur.

Peki, bu sorumluluğu daha güçlü bir dayanışmaya dönüştürmek için ; iş yerlerimizde, kurumlarımızda, okullarımızda ve sosyal çevrelerimizde kan bağışının önemini daha fazla konuşarak, Kızılay’ın kampanyalarına destek vererek ve çevremizi gönüllü bağışçı olmaya teşvik ederek destek verebiliriz.

Gelin, Kızılay’ı yalnızca ihtiyaç duyduğumuzda hatırlamayalım. Bu hayati kurumumuza sahip çıkalım. Birbirimizi iyiliğe davet edelim. Bir ünite kanla bir insana, bir aileye, bir geleceğe umut olalım.

Siirt, iyiliği yalnızca konuşan değil, yaşayan ve yaşatan bir şehir olarak anılsın. Kan bağışındaki eksikliği değil, gönüllülerin örnek duyarlılığını konuşalım. Her bir vatandaşımız, bu iyilik hareketinin bir parçası olsun.

Ve Siirt, bütün samimiyetiyle haykırsın:

“İyilik yarışında ben de varım! Hem de en ön saflardayım!”

Unutmayalım: Bir ünite kan, bir cana umut olabilir. Bazen on beş dakikamız, bir başkasının hayata tutunmasına vesile olabilir.

Bizi yoktan var eden, sağlık veren ve başkalarına umut olabilme imkânı sunan Rabbimize bir kez daha şükürler olsun.

Siirt, iyiliği erteleme. Bir canın umudu ol!