Osman Ören’i anlatmaya kalktığınızda, cümleler yetmez; çünkü bazı insanlar görevleriyle değil, dokundukları hayatlarla ölçülür.

Resmî kayıtlarda

AK Parti 24. ve 27. dönem Siirt Milletvekili yazar.

Ama Siirt’in hafızasında tek bir isim vardır:

“Osman Hoca.”

Bir insanı makam büyütmez her zaman.

Bazen bir köy yolunda yürürken, bir öğrencinin omzuna dokunduğunuz an büyürsünüz.

Osman Hoca’nın hikâyesi tam da burada başlar.

Kurtalan’ın Batman’a yaslanan köylerinden…

Pervari’nin Van’a bakan sarp yamaçlarına…

Şirvan’dan Eruh’a uzanan o uzun, tozlu yolların her birinde onun izi vardır.

Bir öğretmenin izidir bu.

Sessiz ama derin.

Kavruk yüzlü çocuklar…

Ayakkabısı eskimiş ama hayalleri diri çocuklar…

Belki kimsenin adını bilmediği, ama birinin onları fark ettiği çocuklar…

İşte Osman Hoca, o “birisi” oldu.

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında bir doktor varsa,

bir mühendis bir şantiyede gece gündüz çalışıyorsa,

bir genç kürsüde konuşuyorsa,

bir sporcu bayrağı dalgalandırıyorsa…

Bir yerlerde mutlaka şu cümle fısıldanır:

“Ben Osman Hoca’nın öğrencisiyim.”

Siyasete girdiğinde de değişen çok şey olmadı aslında.

Sadece hitap ettiği kalabalık büyüdü.

Ama o yine aynıydı.

Telefonu çalan,

kapısı çalınan,

gecenin bir yarısı bile “buyur evladım” diyen biriydi.

Bugün bir köye gidin…

Adını anın yeter.

Bakışlar değişir.

Yüzlerde tanıdık bir tebessüm belirir.

Ardından cümleler peş peşe gelir:

“Ne zaman arasak ulaşırız…”

“Bizi hiç geri çevirmez…”

“Kimsesizlerin kimsesidir…”

Bu cümleler kolay kurulmaz.

Bir ömür ister.

Bir samimiyet, bir sadakat ister.

Osman Hoca’nın farkı da tam burada saklıdır.

O, Ankara’da oturup Siirt’i hatırlayanlardan değil;

Siirt’i yaşayıp nereye giderse gitsin orayı da memleket yapanlardandır.

Belki bu yüzden

bir ünvanla değil, bir lakapla anılır.

Çünkü bazı isimler vardır,

resmî sıfatları aşar.

Ve bazı insanlar…

Bir şehrin sadece temsilcisi değil,

hafızası olur.

Osman Hoca,

tam da böyle bir isimdir.

Ve bugün hâlâ bir yerlerde bir çocuk hayal kurabiliyorsa

bunda payı olan Osman Hoca’ya bir teşekkür de buradan borç biliriz.