Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğünde idareciler arasında yapılan görevlendirmelerin adalet ve liyakat esaslı hale getirilmesi yönünde beklenti artıyor.

Kurum içinde iş barışının korunması ve çalışma huzurunun sağlanması için görevlendirmelerde objektif kriterlerin esas alınmasına yönelik acil adım atılması gerektiği ifade ediliyor.

Eğitim, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Siirt gibi illerde sadece bireylerin değil, toplumun geleceğini de şekillendiren en önemli alanların başında geliyor.

Binlerce öğrenci için iyi bir eğitim, yoksulluğun ve işsizliğin aşılmasında en güçlü çıkış kapılarından biri olarak görülürken, eğitim kurumlarında görev alan yöneticilerin de liyakat ve adalet esasına göre belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Son dönemlerde Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde idareciler arasında yapılan bazı görevlendirmelere ilişkin ortaya atılan iddialar ise kurum içinde rahatsızlığa neden oluyor. İddialara göre bazı görevlendirmelerin, birimlerin iş yükü, ihtiyaçları ya da personelin bilgi ve tecrübesinden ziyade, gelir getirici niteliği bulunan birimlerin tercih edilmesi gözetilerek yapıldığı öne sürülüyor.

Bu durumun, aynı kurumda görev yapan birçok liyakat sahibi idareci arasında motivasyon kaybına yol açtığı ve kurum içindeki iş barışını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Eğitim camiasında, görev dağılımlarının kişilere göre değil; adalet, şeffaflık, liyakat ve hizmetin gereklilikleri doğrultusunda yapılması gerektiği yönünde beklenti her geçen gün artıyor.

Eğitimciler, Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yapılacak görevlendirmelerde objektif kriterlerin esas alınmasının hem çalışma huzurunu sağlayacağını hem de eğitim hizmetlerinin kalitesine doğrudan katkı sunacağını belirtiyor.

Görevlendirmelerin dönüşümlü bir sistemle veya tamamen liyakat esasına göre gerçekleştirilmesinin kurumsal aidiyeti güçlendireceği ifade ediliyor.

Kamuoyunda oluşan beklenti ise geçtiğimiz yıl atanan Siirt İl Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz'ın konuya ilişkin gerekli adımları atarak görevlendirme süreçlerinde kişilere göre değil, adalet, liyakat ve şeffaflık ilkelerini esas alması yönünde. Çünkü eğitim, kişisel beklentilerin değil; geleceği inşa edecek nesillerin emaneti olarak görülüyor.

Bu nedenle eğitim yönetiminde atılacak her adımın hakkaniyet temelinde şekillenmesi, hem kurumun işleyişi hem de Siirtli öğrencilerin geleceği açısından büyük önem taşıyor.