22 Mayıs 2012 Salı

Ekopolitik'in Siirt Çalıştayı ve Medine Vesikası

Ekopolitik'in düzenlediği çalıştayda bulunan ve konuşmacı olarak da panele katılan Sosyolog Selim Şeker'in bütünleştirici çözüm önerisi olarak sunduğui "Medine Vesikası" üzerine röportaj yaptık.

01 Mart 2011 Salı 19:58
Bu haber 1289 kez okundu
Ekopolitik'in Siirt Çalıştayı ve Medine Vesikası
Değerli Siirt Manşet Okuyucuları; Ekopolitik’in düzenlediği "Demokratikleşmeye Doğru Siirt Durağı" Çalıştayı'nda bulunan ve düzenlenen panelde de konuşmacı olarak bulunan Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Selim Şeker ile Çalıştay ve Panel üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
Çalıştay ve panelde farklı ve bütünleştirici çözüm önerileriyle dikkatleri üzerine çeken Sosyolog Selim Şeker, özellikle bütünleştirici çözüm önerisi olarak sunduğu “Medine Vesikası” ile ilgili Siirt Manşet’e bilgi verdi.
Bizleri kırmayıp röportaj teklifimizi kabul eden Değerli Hocamıza teşekkür ederiz.
RÖPORTAJ: Siirt Manşet – Fecri Barlık

Siirt’e 26-27 Şubat 2011 tarihinde gerçekleştirilen, Ekopolitik Çalıştayına iki gün boyunca katıldınız ve I. Oturum panelinde konuşmacıydınız. Çalıştay ve panel ile ilgili genel bir değerlendirme yapar mısınız?
Böyle bir fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Çalıştayda da panel konuşmamda da zaman yetersizliğinden dolayı tam çözüm önerilerine gelirken süre sınırından konuşamadık. Bunu sizin aracılığınızla açıklama fırsatını bulmuş oluyorum. Teşekkürler.
Konuşmak, tartışmak demokratikleşme süreci açısından önemlidir. Bu durum, geçmişe göre geldiğimiz noktanın önemini ifade eder. Dünyada ve Türkiye’de çok şey değişti. Ekopolitik Çalıştayı, farklı görüşlere sahip insanların birbirlerini algılamaya başladıklarını görmemize vesile oldu. Ancak, şunu da anlamak gerekir ki demokratikleşme sürecine önyargısız ve özgür başlamak gerekir.
Ülkenin mevcut sorunlarına çözüm ararken anladığım tek şey, bir yerlerden emir alarak davranış sergileyenlerle “demokrasi ve özgürlük” konularında ortak bir sonuca varılmasının zor olduğudur.
Hocam, Çalıştay’da ve panelde “Medine Vesikası”na özellikle vurgu yaptınız, hatta Kürt Sorunu’un çözümü için de referans gösterdiniz. Bu konuyu kısaca  açıklar mısınız? 
Evet, doğru. Çalıştay sonucunda varılan öneriler kısmına ve “Medine Vesikası” felsefesine bakıldığında ve karşılaştırıldığında, Medine Vesikası’nın ne kadar önemli bir belge (kitap) olduğu herkesçe anlaşılabilir.  
Hiç abartmadan şunu söylemek mümkün; İslâm, bu konuda zengin bir mirasa sahiptir. İslâm tarihi ve tecrübesi genel anlamıyla din, etnik, dil ve kültür gruplarının farklılığını tanıma, onların temel hak ve özgürlüklerini hukukun teminatı altına alma esasına dayanmış, böylelikle çok sayıda din, mezhep, kavim ve kültür bir arada yaşama imkânını bulabilmiştir. Evet, İslam’a göre sorunun çözüm modeli: “Medine Vesikası’dır.”
Genel olarak düşünüldüğünde, insanların bir arada yaşamasının mümkün olan iki yol vardır: Biri, baskı ve güç kullanımı; diğeri özgür insanların kendi aralarında anlaşmaya varmaları ve bu anlaşmanın (anayasanın) bir hukukî sözleşme hüviyetinde onların hareket ve davranışlarını, hak ve sorumluluklarını belirlemesidir.
Medine Vesikası projesiyle, kimsenin kimse üzerinde baskı kurmaya kalkışmadan başkalarını doğal bir realite kabul etmesi, onu kendi beyanı ve kendini tanımladığı şekilde kabul etmesi ve onun yaşama ve düşünme biçimine saygı göstermesinin yasallaşması ve hukukun teminatı altına alınması sağlanmıştır.
Medine Vesikası, bütün sosyal bloklar açısından 'hâkimiyet' değil 'katılım' temelinde bir toplumsal projeyi öngörür. Vesika'nın çizdiği proje çerçevesinde Müslümanlar, özgür insanlar olarak Allah ve Hz. Muhammed'in gösterdiği istikamette ve güven içinde yaşayacak ve dinlerini tebliğ edeceklerdir. Aynı haklar herkes için de geçerlidir.
Medine Vesikasıyla, Her bir dini ve etnik grup kültürel ve hukuki tam özerkliğe sahiptir. Yani din, topluluğu ilgilendiren yasama, yargı, eğitim, ticaret, kültür, sanat, ibadet, gündelik hayatın düzenlenmesi vb. alanlarda herkes ne ise öyle olacak ve kendini tanımladığı hukuki ve kültürel standartlar içinde ifade edecektir.
Medine Vesikası projesiyle, çoğulcu bir toplumda tek değil, birçok hukuk sistemi aynı anda geçerli olabilir. Bu, kamu hayatını ilgilendiren kamu hukuku değil, özel hukuk alanıyla ilgilidir. Örneğin; herkes anadili ile konuşabilir, inançlarını yaşayabilir, ibadetlerini yapabilir…  Kamu hukukunda ise; her kesimin bir araya gelmesiyle, ortak bir anlaşmayla kamu hukuku oluşur. Örneğin; ülkenin savunması, güvenliği, kamu teşkilatlanması…
Özetle İslam “Medine Vesikası”yla dini, kültürel ve hukuki özerklik temelinde ırk, dil, din, mezhep ve etnik köken farkını gözetmeyen bir toplumsal projedir.
Hocam, Medine Vesikası’yla ilgili daha geniş bilgi için başvurulacak bir kaynak var mı?
Evet, (Ali Bulaç: Yeni Ümit Dergisi Sayı: 68 Nisan - Mayıs - Haziran 2005 MAKALE LİNKİ ), bu makalede konu ile ilgili zengin bir kaynakça vardır. Ben de bu makaleden yararlandım. 
Başka söylemek istediğiniz bir konu var mı?
Evet, öncellikle şunları eklemek istiyorum: Demokratikleşme” ve “Özgürlük” konularında düşünceler üretilirken vazgeçemeyeceğimiz  “ön kabuller” olması gerekir. Bana göre, bu ön kabuller şunlardır:
—Herkesin dil, din, ırk ve cinsiyet bakımından eşit olduğunun kabul edilmesi,
—Şiddetin hangi amaçla ve kimden gelirse gelsin dışlanması,
—Çözümlerin bütün vatandaşlara uygulanabilir olması,      
—Hiç kimseye veya gruba farklı statü ve imtiyaz ön görülmemesi  
—Vatandaşları ırk esasına göre bölme anlamına gelebilecek yaklaşımlara iltifat edilmemesi,
 
Hocam, az kaldı unutuyordum. Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili bazı şeyler söylediniz, bunu biraz daha açar mısınız?
Evet, iyi ki hatırlattınız. İnsanların dinlerini, ibadetlerini serbestçe öğrenmeleri ve yaşamaları için, söz konusu kurumun değiştirilmesi veya kaldırılmasını belirttim. Bu ibadet ve inanç özgürlüğü için şarttır. Bu kurumun varlığı Laikliğe de aykırıdır. Bence, herkes ibadetini ve dinini istediği şekilde ve dilde yapabilmelidir. Duasını, vaizini ve hutbesini neden kendi dilinde yapamasın ki… 
Sayın hocam, konuyu uzattık ama Demokratikleşme Sürecinden Neler bekliyorsunuz?
Beklentilerden önce önemli bir konuya değinmek istiyorum. Halkın beklentileri ile bazı oluşumların beklentilerini ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Medine Vesikası felsefesi ve ruhuyla olaya baktığımızda, beklentilerle ilgili şunları söylemek gerekir:
—Herkesin dil, din, ırk ve cinsiyet bakımından eşit olduğunun kabul edilmesi,
—Eşit vatandaşlık,
—Ana dilde eğitim-öğretim,
—Yerleşim ve yöre adlarının değiştirilmesi,
—Din, düşünce ve vicdan özgürlüğü,
—Annelerin gözyaşlarının dinmesi,
—Her türlü şiddet ve baskının, hangi amaçla ve kimden gelirse gelsin dışlanması,
—Bütün ülkede huzurlu bir ortamın sağlanması,
—Yeni bir sivil Anayasanın hazırlanması,
— Her kesimin kimliğinin tanınması
—Yerel yönetimlere geniş yetkilerin verilmesi
—Genel seçimlerde baraj uygulamasının kaldırılması,
—İş ve istihdam olanaklarının iyileştirilmesi.
 
Hocam, teşekkürler.
Ben teşekkür ederim.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 4 yorum mevcut

    • Şahin ÖZBİLİCİ 1 yıl önce yorumlandı

      Bugün sabah derste bu röportajdan bahsetti Selim Hocam.Özellikle Medine Vesikası Model'i dikkate alınması gereken bir nokta.Selim Hocam; Siirt Üniversitesi öğrencileri olarak sizi takdir ediyoruz...

    • Adnan Menderes 1 yıl önce yorumlandı

      Değerli Selim Hocam barışa yönelik bir çözüm önerisi olarak somut bir proje ortaya sunmuş. Kendisini tebrik ediyorum. Bir dönem tartışılan ve üzerinde yeterince durulmayan "Medine Vesikası" aslın her yönüyle incelenmesi ve irdelenmesi gereken bir proje. Şurası bir gerçek ki barış ne İrlanda örneğinden ne de İspanya modelinden geçiyor. Barış bize ait garantili ve somut öneri sunan "Medine Vesikası" gibi önemli metinlerde geçiyor. Hocama bu değerli katkı ve gösterdiği sorumluluk için teşekkür ederiz...

    • Bilal 1 yıl önce yorumlandı

      Selim Hocam çoğu kimsenin unuttuğu bu gerçeklerin hem de ortada somut örneği olupta hayal ürünü ve fikir düzeyinde kalmayan bu gerçeği hatırlatmanız takdir edilecek bir davranış. Sizin gibi böyle farklı düşüncelere sahip insanların varolması en büyük problemlerimize yakında çözüm bulunacağı ümidi taşıyor.

    • ömer faruk helvacıoğlu 1 yıl önce yorumlandı

      çok değerli,çok muhteşem bir örnek vermis sn hocamız.
      medine vesikası ,hala bugün en ideal anayasa.
      magna charta'yı bilirde aydınlarımz ama medine vesikasını hatırlamazlar.
      bütün sorunların çözümü bunu anlayabilmek ve uygulamaya çalışmak.
      muhteşem peygamber'den muhteşem bir sözleşme.
      mutlaka defalarca okumak,anlamak,özümsemek şart.
      devamlı tekrar ediyorum:
      tarihten,
      dini kaynaklardan,
      modern dunyanın olumlu uygulamalrı
      incelenirse çözülmeyecek sıkıntı yok.
      yeterki niyet,irade olsun.
      BRAVO HOCAM,TEBRİKLER,TEŞEKKÜRLER.
      İŞTE BUDUR.
      SELAMLAR.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?SİZCE SİİRT'TE BELEDİYE SEÇİMLERİNİ KİM ALIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    e-gazete

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    Mynet Siirt Haberleri

    Siirt Haberleri Mynet Yurt Haber’de