Galatasaray’da, Fenerbahçe’de Varız; Peki Siirtspor Nerede?

Özen Kuzu Bey’i Galatasaray yönetiminde, Mehmet Aydın Bey’i ise Fenerbahçe’nin müstakbel yönetiminde görmek hepimiz adına önemli bir gurur kaynağı oldu.

Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinde Siirtli isimlerin söz sahibi olması, memleketimizin yetiştirdiği insan kaynağını ve potansiyelini göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Ancak bu gururu yaşarken insan, ister istemez dönüp Siirtspor’un bugünkü durumunu da düşünüyor.

Türkiye’de futbol lig sistemi yalnızca bir spor organizasyonu değildir; şehirlerin kimliğini, aidiyet duygusunu ve ortak heyecanını taşıyan güçlü bir yapıdır. En üst seviyede Süper Lig yer alırken, onun altında 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig profesyonel futbolun temel yapısını oluşturur. Bu yapının hemen altında bulunan Bölgesel Amatör Lig ise şehirlerin profesyonel liglere açılan kapısı niteliğindedir. Ancak burada rekabet oldukça zorludur ve yalnızca grup liderleri bir üst lige yükselme hakkı elde edebilmektedir.

Bugün Siirt futbolunun bulunduğu nokta ise ne yazık ki düşündürücüdür. Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden Kurtalanspor ile Şırnak Petrolspor’un play-off sürecinin ardından ligden düşürülmesi, bölge futbolu adına üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmıştır. Daha da üzücü olan ise, birçok alanda geri sıralarda görmeye alıştığımız Siirt’in, profesyonel liglerde temsilcisi bulunmayan 21 il arasında yer almasıdır.

Oysa çevre illerde çok farklı başarı hikâyeleri yazılıyor. Amed Sportif Faaliyetler Süper Lig’e yükselerek bölge futboluna büyük bir ivme kazandırdı. Batman Petrolspor ve Mardin 1969 Spor 1. Lig’e yükselerek şehirlerine moral verdi. 12 Bingölspor ise 2. Lig’e çıkarak elde ettiği başarıyla kentinde önemli bir heyecan oluşturdu. Bölgedeki şehirler futbol adına ilerleme kaydederken, Siirt’in hâlâ profesyonel liglerin dışında kalması ister istemez derin bir eksiklik hissi oluşturuyor.

Ancak tabloya yalnızca sportif başarı açısından bakmak yeterli değildir. Asıl mesele, bir şehrin kendi takımına ne kadar sahip çıktığıdır. Çünkü Siirtspor yalnızca bir futbol kulübü değil, aynı zamanda bu şehrin ortak değerlerinden biridir. Bugün hem Siirt’te yaşayanların hem de Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayatını sürdüren Siirtlilerin bu tablo karşısında samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor. Hepimiz farklı şehirlerde başarılar elde ederken, çeşitli kurumlara ve takımlara destek verirken, memleketimizin takımının neden aynı sahiplenmeyi göremediğini de düşünmek zorundayız.

Belki de artık soruyu başkalarına değil, kendimize sorma zamanıdır: Siirtspor neden yıllardır kendi insanını güçlü bir şekilde etrafında toplayamıyor? Neden bu şehir ortak bir hedef etrafında yeterince kenetlenemiyor? Sorun yalnızca maddi imkânsızlıklar mı, yoksa güven eksikliği, kurumsallaşma sorunu ve ortak aidiyet duygusunun zayıflaması mı?

Çünkü insanlar yalnızca hemşehrilik bağıyla değil; kendilerini değerli hissettikleri, fikirlerinin önemsendiği ve emeklerinin karşılık bulduğu yapılara destek verirler. Futbol kulüpleri de ancak şeffaflık, güven ve ortak akıl temelinde yönetildiğinde gerçek anlamda bir şehir takımı kimliği kazanabilir.

Siirtspor’un yeniden ayağa kalkabilmesi yalnızca sahadaki sonuçlarla değil, şehirde yeniden güçlü bir birlik ve aidiyet duygusu oluşturabilmekle mümkündür. Suçlayıcı bir dil yerine kapsayıcı bir anlayışın, kırgınlık yerine ortak hedeflerin, bireysel hesaplar yerine şehir menfaatinin ön plana çıkması gerekir. Çünkü Siirt insanının memleket sevgisi hâlâ güçlüdür. Önemli olan, bu sevgiyi yeniden aynı arma etrafında birleştirecek güveni, heyecanı ve ortak iradeyi oluşturabilmektir.

{ "vars": { "account": "G-4X68F4KLEK" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }