Son yıllarda artan üniversitelere ve üniversite mezunlarına rağmen işsizliğin artmaya devam etmesi kafaları karıştırmaktadır. 

Ne oluyor?

Bilgili insanlar yetiştirmemize rağmen bu insanlar neden iş bulamıyor?

Hani yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız vardı? Çok üniversite çare olmadı mı? Gençler mi kaliteli yetişmiyor? Çok üniversite kurulmasını gençlerin avutulması olarak yorumlara ne diyeceğiz?

Yeni yetişen nesilleri ziyan ediyoruz sanki...

Her sene üniversiteye giremeyen yüzbinlerce genci konuşmak bile istemiyoruz. 18 yaşında bir genç eğer üniversiteye girebilmiş ise; dört beş sene sonra bilgisayar mühendisi, işletmeci, iletişimci, bankacı, inşaat mühendisi, idareci sayılıyor. Aldığı diplomadaki işi bulamıyor başka iş de yapamıyor boşluğa düşüyor.

Bundan sonra kasap çıraklığı yapamaz. Pazarlamayı bilmez. Garsonluk yapamaz. Yeni bir işe girip meslek te öğrenemez. Maddi durumu iyi ise bir süre oyalanır. O da yoksa bunalıma girer. Artık o potansiyel bir problem olmuştur.

Bir başka tarafa bakalım; üniversite hayatı boyunca ezberci eğitimden dolayı kendini geliştiremeyen, dil bilmeyen, bilgisayarla münasebeti facebook, twitter arasında olan, en son okuduğu kitap Cin Ali olan üniversite mezunları gençler ne yazık ki, işsizler ordusuna katılmaktadır. Sıradan işleri de kabul etmemektedir. Kabul edenler için de manzara şöyle; Aşçılık yapan sosyolog, inşaatta çalışan ziraat mühendisi...

Üniversitelerin meslek edindirme kuruluşları olmaması doğrudur. Ama üniversitelerden yetişmiş insanların yetiştikleri alanlar yerine başka alanlarda çalışmaları üniversitenin sorunu olmayıp toplumsal yapının ve politikaların ürünüdür.

Üniversitenin daha çok belirli bir insan tipinin en verimli bir şekilde bilgi üreteceği, (bu teknik bilgi ya da bilimsel bilgi de olabilir) kurumlardır. Yoksa üniversiteyi teknik okullar düzeyine indirgeyen hadise doğal olarak işsizlik bağlamında birçok yapısal problemlerde doğuracaktır. Örneğin ziraat fakültelerinin halen her yıl yüzlerce mezun vermesine karşın ziraat mühendisi ihtiyacı olmaması...

Mezun olan üniversitelilerle ülke içi istihdam şartları arasında bir paralellik kurulmazsa bu iki alandan birisi doğal olarak diğerinin önüne geçer ve geleceğe birçok problem getirir.

Üniversitelerin hiçbir zaman işgücü yetiştiren yerler olmadığını söyledik. Eğer iş gücü yetiştiriyorsa üniversite olamaz. Bunun yeri lise sonrası teknik okullardır. Üniversite ülkenin tüm stratejik noktalarıyla ilgili bilgi ve hizmet üreten ama ayrıca bilimin bağımsız bir insan etkinliği olarak da örgütlendiği yerler olarak anlaşılmalıdır.

İyi güzel yazdık ta sonuç ne olacak?

Çok üniversite işsizliği önlememiştir. Çünkü üniversite iş gücü yetiştirmez. Bizim ara insan gücüne ihtiyacımız vardır. Bu da mesleki okullardan yetişir.

Üniversiteye girmek hayatın sonu değildir. Hayatta başarılı olmanın bin bir yolu vardır.

'Sanat altın bileziktir' atasözümüzün eskidiğini sanmıştık.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362