Vali Konağı'nın Minik Misafirleri Vardı!
Hekimoğlu Gıda'dan Gururlandıran Girişim
Siirt'te Bulunan Benhur'a Yoğun İlgi!
Siirtspor, Play Off'a Veda Etti
Sobelenmiş olmalı, nereye baksam boşluk. Toz dumana karışmış olsa içim yanmayacak, belirsizlik değil mi içimi dıştan içe çürüten. Öylece bakakalmışım karşıdan seyrederken, nereye konduracağımı bilmeden huzuru. Bize öğretmedin mi anne huzur nasıl kavranır avuçlarınla. Neden senden uzaklarda yalnızlıklar.
Dayanılır acı değil bu bendeki, susmaya ezilmek yaralarımı kanatıyor. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” hesabı yaşadıklarım. Karmaşıklığın içinde labirent duygularım taşımıyor artık düşüncelerimi. Usulca uzanıp uyutmak mı gerek anlamıyor, sadece susuyorum anlamsız bir bekleyiş içinde. Hani biri çıkıp gelip, silkelen kendine gel diyecek olsa, koşacak cesaretim var biliyorum. Peki nedir bu bendeki titreyiş?
Kırık bir ruhla ne kadar yol alabilir ki bu beden. Sırtıma yüklediklerimi Hanzel ve Gretyl gibi tek tek yola mı bırakmalı, dönüşü bulmak için kararsızım. Söylemekle susmak arasındaki çizgide, Araf gibi bir yer burası, cehennemin sıcaklığı ve cennetin huzur esintisi arasında kıvranıyorum işte, susarak, susarak.
Ruhumun, beynimin köşelerinde artçı sarsıntılarla sallanmasını seyretmek hoşuma gitmiyor elbette. Üzerimde beyaz gömleğin kollarına sıkışmış yüreğimle dolaşıyorum Mecnun gibi ortalıkta. Metaforlar tırmalıyor adeta benliğimi. Her yerin karmaşıklığı ruhumu dilendiriyor sanki cami avlusunda. Uzanıyorum ve yenilgiyi kabul ederek uzaklaşıyorum hayatımın sessizliğe gömülmüş kıyısından. Hani biri çıkıp gelip, silkelen kendine gel diyecek olsa, koşacak cesaretim var biliyorum. Peki nedir bu bendeki korkaklık?
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!