Bu haber kez okundu.

Dünya Şampiyonu Rıza Kayaalp, Siirt'e üniversitelilerle buluştu

Siirt'e gelen Dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat ikincisi milli güreşçi Rıza Kayaalp, üniversite öğrencilerinin sorularını samimi şekilde yanıtladı.

Şampiyon Rıza Kayaalp, beraberinde efendiliği ve başarısıyla Siirt'in yetiştirdiği başarılı sporculardan olan milli güreşçi Haşim Baykara ile Siirt Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunca düzenlenen "Sporda başarı" konulu söyleşiye katıldı.

Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen ve grekoromen stil 130 kiloda altın madalya kazandığı şampiyonadan sonra birçok yerden davet gelmesine rağmen Siirt'e gelmeyi tercih ettiğini söyledi.

6 yaşından beri güreş sporu yapmayı hedeflediğini ve 17 yıldır bu sporu yaptığını ifade eden Kayaalp, "Hayalimde başka bir meslek yoktu. O günden beri bu sporu yapmak istiyordum. İyi ki de bu sporu yapmışım, güreş yapıyorum. Her yerde bayrağımızı temsil ediyorum ve İstiklal Marşımızı okutmanın da gururunu yaşıyorum. Avrupa ve dünya şampiyonalarında 30'a yakın madalya kazandım." dedi.

Bir öğrencinin ileride Gençlik ve Spor Bakanı olmayı hedefleyip hedeflemediğini sorması üzerine Kayaalp, "Bana deseler ki güreşi bıraktıktan sonra, 'Git başka bir kurumda sana müdürlük verelim, müsteşarlık verelim, müşavirlik verelim' deseler inanın kabul etmem." dedi.

Yetiştiği, emek harcadığı ve başarı kazandığı güreş sporunda Türk gençliğine hizmet etmek istediğini anlatan Kayaalp, herkesin emek verdiği alanda ülkenin gelişmesi ve başarısı için bilgi ve birikimini harcamasının önemli olduğuna dikkati çekti.

Güreşteki bilgi ve birikimini ülkenin gençliğine yönelik harcamaya yönelik bir şeyler yapmak istediğini dile getiren Kayaalp, şunları kaydetti:

"Çünkü 10 yaşında evden ayrıldık ve o zamandan itibaren bu ülkeyi temsil ediyoruz ve bu sporu yapıyoruz. Yetenekli sporcuların nasıl bulunacağını, yetiştirileceğini ve nasıl başarı kazanılacağını, bunun için hangi imkanlara sahip olduğumuzun bilgi ve birikimine sahip olduğumu düşünüyorum. Eğer bir yere geleceksem onun hakkını vermem lazım. Eğer hakkını veremezsem, ben o işi bir yıl sonra bırakırım. Eğer başka bir yere geçsem kendimi gösteremeyip gençliğime ve ülkeme faydalı olamazsam orayı yine bırakırım. Benim bireysel düşüncem budur. İnşallah sporda bu işi bıraktıktan sonra son dediğin de (bakanlık) olur da güzel yerlere geliriz. Şimdi minderde gücümüzle bu ülkeyi temsil ediyoruz o zaman da bu bilgi ve birikimimizi sadece güreşte değil bütün branşlarda yetişebilecek gençliğimize harcamayı çok isterim."

- "Güreşi bırakana kadar bench yapmaya devam"

Rıza Kayaalp, dünya ve Avrupa şampiyonalarına gitmeden 3-4 gün önce 200 kilogram üstü "bench press" yaptığını aktardı.

Birkaç tekrar sonunda içinin rahat bir şekilde şampiyonalara gittiğini aktaran Kayaalp, "Bunu her şampiyonadan önce yapıyorum. Biraz psikolojik. Allah'a şükür dediklerimde de hiç yanılmıyorum. Güreşi bırakana kadar bench yapmaya devam. Ne kadar çok kilo kaldırırsam o kadar çok iyi oluyor benim için." diye konuştu.

Sporcunun en iyi psikologunun kendisi olduğunu savunan Kayaalp, sporcunun kendisini motive etmesinin skora yansıdığını belirtti.

- "Biz devletin desteğiyle ayakta duran bir federasyonuz"

Bir öğrencinin, "Ülkemizde güreşe verilen önemi pek fazla bulmuyorum. Siz katılıyor musunuz?" sorusuna Kayaalp, şöyle yanıt verdi:

"Dediklerinde doğruluk payı yüksek. Bence sonuna kadar da haklısın. Sonuçta biz devletin desteğiyle ayakta duran bir federasyonuz. Belediyelerin destekleriyle ayakta duran kulüplerimiz var. Bir özel sektörün ya da bireysel sponsorluk olsun hiçbir markanın yanında olmadığı bir federasyonumuz var. Baktığımızda da en çok başarının geldiği bir federasyon var, bir gerçek var. Bu gerçeği biliyoruz, insanlar da biliyor ama güreşten uzak duruyoruz. Şunu da gayet iyi biliyoruz ki güreş bizim ata sporumuz. Bunu da dilimizden hiç düşürmüyoruz. Tuhaf olan kısmı da o zaten. Herkes bunu biliyor, güreş bizim ata sporumuz, başarılıyız. Bunu gayet iyi söylüyoruz diğer şeylere gelince de yok. Sağ olsun devletimizin sayesinde ayaktayız."

- "En çok kullandığım yöntem sülük tedavisi"

Kayaalp, soru üzerine uyguladığı tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi vererek, çok değişik bir tedavi yöntemi uyguladığına değindi.

"Kas yırtıklarında, yorgunluklarında en çok kullandığım yöntem sülük tedavisi. Bunu son 4 yıldır yapıyorum ve gayet de iyi sonuçlar elde ediyorum." ifadesini kullanan Kayaalp, bu yöntemi futbolculara da önerdi.

Bir öğrencinin "doping" ile görüşlerini sorması üzerine Kayaalp, şöyle devam etti:

"Günübirlik nerede olduğumuzu yazıyoruz ve ona göre gelip bizden numune alabiliyorlar. Sabah Siirt'te olduğumu belirtmem lazım. Bunu da hatırlattığın için teşekkürler. Bu doping, hiç ilgilenmedim ama bu işin var oluşuna, sporcuların bunu kullandığını öğrendikten sonra her zaman, "Allah'ım ben kullanırsam bana, rakibim kullanırsa rakibime nasip etme.' demişimdir. Allah'a şükür onlarca kez doping testine girip çıkıyoruz. Hepsinde de içim rahat. İsterse her gün isterse birer hafta arayla gelip numune alabilirler. Sonuna kadar dopinge karşı bir sporcuyum."

Milli güreşçi Haşim Baykara da Siirtli olduğunu ve çok sevdiği spor olan güreş için Ankara'ya taşındığını anlattı. Baykara, güreşte başarı elde etmesinde eski milli takım antrenörü olan Siirt Şehit Zafer Kılıç Spor Lisesi Müdürü Mehmet Şakir Kayaalp'in önemli katkıları olduğunu belirtti.

Programın sonunda Rektör Prof. Dr. Murat Erman, Kayaalp ve Baykara'ya üzerinde fotoğraf ve isimlerinin işli olduğu Siirt tiftiği hediye etti.

Programa, Rektör Prof. Dr. Murat Erman, AK Parti İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu, eski milli güreşçi ve Avrupa şampiyonu Selim Keleş de katıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362