Bu haber kez okundu.

Mervan Gül: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Niyetle Yargılıyorlardı
Eski Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül, "Cumhurbaşkanımızı niyetle yargılıyorlardı. 'Eyvah' dedim. 'Yarabbi bu insana yardım et. Nasıl bir cevap verecek bunların bu ithamına, bu sorularına karşılık' dedim" açıklamalarında bulundu.

Mevan Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a başbakanlık yolunu açan 9 Mart 2003'teki Siirt ili milletvekili yenileme seçiminin 14'üncü yılını geride bıraktığını söyledi.

2003'tek Siirt ili milletvekili yenileme seçiminde AK Parti 1. Sıra milletvekili adaylığından çekilerek yerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a veren Gül, Erdoğan'ın 12 Aralık 1997'de Siirt'te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen bir kitaptaki şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkum edildiğini hatırlattı.

Erdoğan'ın konuşmasının ve okuduğu şiirin birlik, beraberlik ve kardeşliğe vurgu yaptığını belirten Gül, "O zaman Siirt 7'den 70'e herkes ayaktaydı ve sayın cumhurbaşkanımızı karşıladı. Vatandaş çok ciddi bir teveccüh gösteriyordu. 1997 yılı terörün, faili meçhullerin adeta zirve yaptığı bir süreçti. O süreç içerisinde Erdoğan, 'Demokrasi' olarak bilinen meydanda yaptığı konuşma ve okuduğu şiir birlik, beraberlik ve kardeşliği vurgu yapıyordu. Nitekim bu şiiri Refah Partisi döneminde Diyarbakır'da da okumuştu." diye konuştu.

Erdoğan'ın yargılandığı sırada Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) hazır bulunduklarını anlatan Gül, kendilerinin arka tarafta mahkeme heyetinin art niyetli sorularını hayretler içerisinde karşıladıklarını belirtti.

Mahkeme heyetinin Erdoğan'ı "niyetle" yargıladıklarını aktaran Gül, şunları kaydetti:

"Yargıladıkları zamanda da çok manidardır, sordukları sorulardan biri de şuydu: 'Siz demişsiniz ki benim referansım İslam'dır. Bunu demekle Türkiye'yi bölmek ve parçalamak istiyorsun. Senin buradaki niyetin budur' dediler. Cumhurbaşkanımızı niyetle yargılıyorlardı. 'Eyvah' dedim. 'Yarabbi bu insana yardım et. Nasıl bir cevap verecek bunların bu ithamına, bu sorularına karşılık' dedim. Çünkü niyetle yargılanıyordu. Cumhurbaşkanımız, 'Benim mensup olduğum din, İslam dinidir. Birlik, beraberlik ve kardeşlik dinidir. Hoşgörü dinidir, barış dinidir, sevgi dinidir, kucaklama dinidir. Bundan dolayı referansımın İslam olduğunu söyledim.' dedi. Maalesef Cumhurbaşkanımıza ceza vererek onu Pınarhisar Cezaevine gönderdiler."

Erdoğan'ın cezalandırılmasıyla bütün Siirt halkıyla birlikte Türkiye'nin de cezalandırıldığını dile getiren Gül, çok zor süreçlerden geçildiğini bildirdi.

Erdoğan'ın 2001'de AK Parti'yi kurduğunu ifade eden Gül, "Allah'a çok şükür. O gün halk buna da hazırdı ve sadece tabelaları asmak kalmıştı. Türkiye'nin her tarafında bir anda AK Parti kuruldu, teşkilatlanmaya gidildi ve süreç devam etti. Seçimler yapıldı. Seçimlerin yapılmasıyla o günkü zihniyetin 'Muhtar olamaz' dediği insan seçimlerde İstanbul listesine girdi ve veto edildi. Veto edilmesine rağmen parti seçime girdi ve sürekli mağdurun, mazlumun yanında yer alan kadirşinas Türk halkı her zaman haklının yanında yer almıştır ve en güzel cevabı da zamanı gelince sandıkta vermiştir. O gün AK Parti tek başına iktidara geldi." dedi.

AK Parti'nin 2002 Genel Seçimleri'nde tek başına iktidara geldiğini anımsatan Gül, partinin genel başkanı Erdoğan'ın ise engellendiğini ve bu nedenle başbakanlık yolunun kapatıldığını söyledi.

Bilkent'teki parti toplantılarında birçok arkadaşıyla ağladıkları zor süreçleri unutmalarının mümkün olmadığını vurgulayan Gül, "Düşünün, 300'ün üzerinde milletvekili var ve genel başkan milletvekili değil, başkası başbakan olacak ve süreç bu şekilde işleyecek. İnanın ki o gün Bilken'te ben birçok arkadaşım ağladık. Takdiri ilahi, gün geldi Pervari'ye bağlı Doğanköy'deki seçimlerin iptaliyle Allah'u Teala bunu bize nasip etti. Seçim yenilendiği zaman, 'Allah'ın izniyle aldığımız oyun çok üstünde bir oy alacağız ve hiçbir sıkıntı olmayacak' dedim." diye konuştu.

9 Mart 2003'teki Siirt ili milletvekili yenileme seçiminde AK Parti 1. sıra Siirt Milletvekili Adaylığından çekildiğini anlatan Gül, yerine aday olan Erdoğan'ın Siirt'ten milletvekili seçilip ardından başbakan olduğunu, bu şekilde yiğidin düştüğü yerden kalktığını belirtti.

Türkiye'nin geleceği için her göreve her zaman hazır olduklarını aktaran Gül, şöyle devam etti:

"O gün çok sıkıntılı bir süreçti. Allah'u Teala bize istifa etmeyi nasip etti. Biz o gün olduğu gibi bugün de ne zaman böyle bir görev bize düşerse biz çekilmeye hazırız. Çanakkale ruhunu çok düşünüyorum. Mevziden çıkan insan şehit oluyordu ve arkadaki insan gene gidiyordu. Biz işte 15 Temmuz'da bunu yaşadık. 15 Temmuz'u haber alır almaz oğlumla birlikte abdest alıp yola çıktık. Bir taraftan geliyoruz bir taraftan da gençlerimizi de meydana davet ediyorduk. O gün her şeyi göze alarak meydana inmiştik. Kefenimizi giyerek evden çıkmıştık çünkü abdest onun göstergesiydi. 'Bunun dönüşü artık yok' dedik. Bu halk yeri geldiğince Erdoğan için canını bile seve seve feda etmeye hazırdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dogan koy 7 ay önce

erdogan siirtte seçilmesi en büyük şeref doganköylüleri̇n ve en az hi̇zmmet goren de doganköydur ve şi̇mdi̇ de dogan köy herzaman devleti̇n yanindadir ama herkes üvey evlad muamelesi̇ olarak bakiyor yigidi duştugu yerden kaldıran yerdır dogan koy

Avatar
osman avci 7 ay önce

siirtin kiymetini bilmedigi siyasetci,

banner359

banner362