Bu haber kez okundu.

Başbakan Yıldırım Siirt'teki mitinge katıldı

Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım, Siirt 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

Yıldırım, "Size Cumhurbaşkanımızın, Türkiye sevdalısı liderimizin, eniştenizin, Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdim" diyerek başladı.

Kutlu yolculuğa Siirt'ten başladıklarını vurgulayan Yıldırım, Siirt'in "muhtar bile olamaz" diyenlere karşı Erdoğan'ı 9 Mart' 2003'te yüzde 85 oyla milletvekili seçerek siyaset sahnesine çıkardığını anımsattı.

Yıldırım, Siirt'in bugün de milletin adamı, Türkiye sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan'ı bağrına bastığını, meydandaki coşkunun bunun kanıtı olduğunu söyledi.

AK Parti olarak başından beri bölücülüğe, teröre ve kardeş kavgasına asla müsaade etmediklerini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin batısı ile doğusu arasında hiç ama hiç fark gözetmedik. Her bölgemize ihtiyacı doğrultusunda hizmet götürdük, teşvikler yaptık. Yıllarca ihmal edilen konuları ele aldık, hepsini çözdük. Kardeşlik köprüleri yaptık, ret ve inkâr politikasını kabul etmedik. Biz anamızın, babamızın kim olduğunu seçmiyoruz. Bizi yaratan Rabbimizdir. Peygamberimiz, kitabımız bir. İster Kürt ister Türk ister esmer, sarışın olalım, ister mavi gözlü olalım ister ela gözlü olalım. Farklılıklarımız her zaman bizim zenginliğimizdir."

Başbakan Yıldırım, farklılıkların olabileceğini ama gözlerden akan yaşın renginin aynı, acının, sevincin ortak olduğunu vurguladı.

Üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü benimsediklerine dikkati çeken Yıldırım, "Özgürlükler ve haklar konusunda asla taviz vermeyeceğiz. Güvenlik esastır ama en kutsal hak yaşam hakkıdır. Güvenlik esastır ama güvenlik uğruna özgürlüklerden asla vazgeçmek yoktur. Sonuna kadar özgürlük. Kürtlüğünüz ile iftihar edin, Arap'sanız Araplığınız ile övünün ama bir şeyi unutmayalım. Ay yıldızlı bayrağımız hepimizindir, 81 milyonundur. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlettir bizi bağlayan. Gerisi bizim zenginliğimizdir." ifadesini kullandı.

Yıldırım, AK Parti'nin iktidara geldiğinde el atılamayan birçok konuya el attığını belirtti.

Ülkenin 35 yıldır terörden çektiğini, büyük kayıpların olduğunu vurgulayan Yıldırım, bölgenin kalkınması ve gelişmesinin geciktiğini söyledi.

Şırnak'tan Van'a Siirt üzerinden geçecek yola ancak yeni başlayabildiklerini aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

"Niye gecikti? Terör yüzünden. Terör kaynaklarımızı kuruttu, kalkınmamızı geciktirdi. Terör evlatlarımızın, gençlerimizin geleceğini kararttı. Peki bu teröristler ne diyor? 'Biz Kürtlerin sorunlarını takip ediyoruz, çözüyoruz' diyorlar. Kürtlerin sorunlarıyla bunların alakası yok. Kürtlerin damlarını başlarına yıkıyorlar. Hatırlayın, Diyarbakır, Şırnak, İdil, Nusaybin'de sizin evlerini başınıza yıkan bunlar değil mi? Bakın ben bir şey söyleyeyim. PKK denen proje örgütün, bölücü örgütün Kürtler diye bir sorunu yok. Sorun ne biliyor musunuz? Kürtlerin de Türklerin de bu milletin PKK, FETÖ gibi bir sorunu var. Bu sorunu kökünden çözmek için gereken neyse yapıyoruz. Terör sorununu çözmek için sivil vatandaşlarımızı ve hain teröristleri birbirinden tamamen ayırıyoruz. Bizim sorunumuz bu PKK'yı milletle aramızdan çıkarmak. Bunu da çıkardık elhamdülillah."

Yıldırım, bir yandan terörle kararlılıkla mücadele ederken diğer yandan Siirt'in geciken hizmetlerini de birer birer yaptıklarını belirtti.

Devletle millet arasındaki mesafeyi kaldırdıklarını, vatandaşla devleti kucaklaştırdıklarını vurgulayan Yıldırım, oynanan oyunların farkında olunmasını istedi.

Yıldırım, terörün şiddet sarmalında en fazla acıyı Kürtlerin çektiğini, en fazla Kürt gençlerin katledildiğini hatırlattı.

Başbakan Yıldırım, "Çocukları kandırarak dağa çıkaranlar en çok bu memleketin evlatlarına zarar vermediler mi? Şimdi artık dağa çıkaramıyorlar. Dağa çıkışlar bitti. Yavrularımız geleceğe bakıyor, dağa bakmıyor. Çünkü dağda gözyaşı, zulüm var." diye konuştu.

Yıldırım, gelecekte refahı, mutluluğu yakalamış, doğusuyla batısıyla muasır medeniyetler seviyesine çıkmış bir Türkiye olduğunu bildirdi.

Terör örgütünün çocuklar okumasın diye okulları yaktığını, tünelleri bombaladığını, iş makinelerini yaktığını, işçileri kaçırdığını anımsatan Yıldırım, evlatları katil yapanlara, kalem tutması gereken ellere silah verenlere hesap sorma vaktinin geldiğini ifade etti.

"Bunların vatan, bayrak, millet sevgisi yok"

Terörün can evinden vurduğu anaların acılarının dinmesini istediğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"24 Mayıs 2016'da Başbakan olarak tayin edildiğimde, bölücü terörü bu milletin gündeminden çıkaracağız, milletim rahat olsun dedim. Bugün terör Türkiye'nin gündeminden çıkmıştır, Siirt'in gündeminden de çıkmıştır. Annelerin gözyaşlarını dindirecek ve terörün gençlerimizi kullanmasına müsaade etmeyeceğiz. Artık evlatlarınızı kandıramıyorlar, dağa çıkaramıyorlar, çıkaramayacaklar. Devlet ile millet arasına fitne tohumları bundan sonra ekemeyecekler. Aramıza giremeyecekler. Kürt kardeşimin gönlüne sevgi, samimiyet ekiyoruz. Kardeşliğin filizlendiğini de burada görüyorum. Mesele vallahi de billahi de Kürt meselesi değil. Mesele Türkiye'nin güçlenerek büyümesini geciktirme, mesele Türk insanının zenginliğinin, her alanda gelişmesinin hazmedilememesi."

Bu örgütlerin proje örgütü olduğunu, bunların ipinin dışarıdakilerin elinde bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bunların asla ve asla vatan, bayrak, millet sevgisi yok. Bunlar öldürmekten, kandan, zulümden başka hiçbir şey bilmezler, hiçbir iş yapmazlar. Hiçbir sorun büyüyen Türkiye'yi engellemeye çalışan küresel güçlerle çözülmez. Küresel güçler sadece sorunları daha da artırır. Varsa sorunumuz yine kendimiz çözeceğiz. Beraber konuşacağız, çalışacağız. Sorunlarımızı birlikte çözeceğiz. Biz bize benzeriz. Birlikte değerliyiz, anlamlıyız, hep birlikte Türkiye'yiz." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, "Bugün aynı coğrafyada zulümler, direniş var. Atılan bombalar, şehit edilen çocuklar, yaşlılar, siviller var. Mazlumların gür sesi, kimsesizlerin kimsesizi Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti var. Birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Selahaddin Eyyübi, Yavuz Sultan Selim, Abdülhamid Han'ın torunlarına yakışır şekilde, bir olarak zalimler karşısında dimdik duracağız." ifadesini kullandı. 

Yıldırım, 16 yıl boyunca 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışı içinde olduklarını, hizmet ve kalkınma siyasetini benimsediklerini bildirdi. 

Vatandaşları isyana, ayaklanmaya çağırmadıklarını vurgulayan Yıldırım, "Çukur siyasetiyle şehirleri yakıp, yıkmadık. Ocakları söndürmedik. Arkasında 16 yaşındaki Yasin Börü'yü onlarca kardeşimizi katledenler gibi acı ve gözyaşı bırakmadık. İnsanımıza korku değil ümit verdik." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362