Hekimoğlu Gıda'dan Gururlandıran Girişim
Siirt'te Bulunan Benhur'a Yoğun İlgi!
Siirtspor, Play Off'a Veda Etti
Siirt Ürünleri TRT'de Yeterince Tanıtılamadı!
Kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Selahattin Çelik, 1974 Siirt doğumluyum. İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldum. Uzun yıllar Sağlık Bakanlığı bünyesinde idareci olarak görev aldım. Son 5 yıldır da Siirt Güven Özel Sağlık Hizmetlerinin bünyesinde bulunan Özel Siirt Hastanesinin Yönetim Kurulu Başkanıyım ve Genel Müdürlüğünü yapıyorum.
Özel hastane fikri nasıl ortaya çıktı?
Özel hastane demek, daha doğrusu özel sağlık sektörü 2003 yılıyla birlikte ciddi atılımlar yapmaya başladı. Devletinde kamunun ve SSK’lıların özele girmesine izin vermesiyle birlikte insanlar yatırım yapmak için yollar aramaya başladı. Siirt’te de bu bir ihtiyaçtı. Daha doğrusu ülkemizin ücra köşelerin çoğunda bu bir ihtiyaçtı. Yatırım yapmayı düşünenler doğru düşündüler bence, özel sağlıkta ciddi atılımlar oldu. Siirt’te özel hastanelerin açılmasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı da kendi hastanesinin kalitesini artırmak için çabalar düşünmeye başladı. Mecburi hizmeti ortaya çıkardı. Bütün hekim branşları bulundurmak durumunda kaldı. Aslında özel hastaneler bir şans oldu. Hem vatandaşın sağlığına kavuşmak için hekime daha kol ay ulaşması bakımından hem de bunlarla özel hastanelerle rekabet etmek zorunda kalan Sağlık Bakanlığı’nın kendi hastaneleriyle ilgili yeni düşünceleri, yeni fikirleri konusunda ben yatırımların doğru olduğunu düşünüyorum.
Hastane açmak çok mu kolay?
Tabi ki kolay değil, hastane açmak kolay olabilir mi? Trilyonlarca para dökmeniz gerekiyor. Ondan sonra hastaneler hizmet sektörüdür. Yani bu hizmeti sunacak uzman insanlar getirmeniz gerekiyor. Çağı, sağlıktaki açılımları, sağlıktaki her şeyi takip etmeniz gerekiyor. Tabi ki özel hastane açmak kolay değil. Özel hastane açmak zor bir şey, ciddi yatırım isteyen bir şey, üstelik özel hastane açmak yetmiyor. Özel hastane açtıktan sonra asıl sorunlar başlıyor. Bir ekip kurup o ekip sayesinde halka hak ettiği sağlık hizmetini teknolojinin gelişmesini de takip ederek vermemiz gerekiyor. Özel hastane açmak zor, kolay değil, açtıktan sonrada yürütmek, o hizmeti sunmak zor. Hizmet sektörü ülkemizde yeni gelişen bir sektör ama hizmet sektörü tamamıyla insan bazlı bir sektör olduğu için ciddi bir şek ilde devamlılığı olması gereken bir sektör. O açıdan hastane açmak yetmiyor, zaten açmak için ciddi bir bütçe lazım, açtıktan sonrada bunu yürütmek zordur.
Hastanenizde kaç personel bulunmaktadır? Hastanenizde hangi bölümler mevcuttur?
Hastanemizde personel olarak 140’ın üstünde personel bulunmaktadır. Şu anda 13 branşta faaliyet göstermekteyiz. Bunları saymak gerekirse Dahiliye, Çocuk Hastalıkları, Kadın Doğum, Üroloji, Ortopedi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Genel Cerrahi, Kulak Burun Boğaz, Nöroloji, Beyin Cerrahi, Göz, Radyoloji, Biyokimya, Anestezi ve Rehabilitasyon, 24 saat hizmet veren Acil Servis.
Yani hastanemizde, bir hastanede olması gereken branşların hemen hemen hepsi var. Tıp çok geniş bir bilim, yani bugün uzmanlık branşlarına bakarsanız 100’ün üstünde uzmanlık branşı var, hepsini de bulundurmak mümkün değildir. Yalnız Siirt’imizde bölgemizin koşullarını da göz önünde bulundurduğumuz zaman olması gereken branşlar hastanemizde var. Üstelik var olmasının yanında emin olun kaliteyi yakalamak adına belki de branşlarında Siirt’te en iyileri var. Zaten bunu benim söylemem belki çok doğru değil ama halk bunu kendisi biliyor zaten. Bizim amacımız teknolojinin en iyisini, mesleğini en iyi icra eden, hastayı en iyi düşünen, hastaya insanca en iyi yaklaşan hekimlerle çalışmaktır. Zaten prensibimiz bu, bizim aileye katılan her hekim arkadaşa, her yardımcı sağlık personeline, her diğer personele be n dahil biz bunu aşılıyoruz. Bu aşı doğrultusunda hareket etmeye çalışıyoruz. İnsanlara bu doğrultuda hareket etmeyen insanlarla biz zaten yollarımızı ayırıyoruz ve ayırdığımızı da çoğu insan biliyor zaten.
Hastanemizdeki teknolojik gelişmeler nelerdir? Hastanenizde hangi cihazlar bulunmaktadır?
Hastanemizde teknolojik olarak her şey mevcuttur. Bugün Ankara’daki herhangi bir özel hastanede bulunan branşlarımızla ilgili bütün cihazlar hastanemizde mevcuttur. Bizim Siirt’teki diğer hastanelerden fazla olarak da hastanemizde taş kırma cihazı var. Onun dışında Ameliyathanemiz teknik donanım olarak, görüntü olarak çok yeterli. Bir MR cihazımız yoktu, MR’ı da Sağlık Bakanlığı’yla görüşme halindeyiz, izin talebinde bulunduk. Onu da 1- 2 ay içinde getirmeyi düşünüyoruz. Hastanemizde teknik donanım açısından hiçbir eksiklik yok, onu söyleyebilirim.
Özel hastanelerin çok sayıda tetkik istendiği yönünde eleştiriler bulunulmaktadır. Siz bu eleştirileri nasıl yorumlarsınız?
Şöyle söyleyeyim, insanlarımız bir kere rahat olsunlar. Birkaç yıldır zaten Sosyal Güvenlik Kurumu hasta bazlı ödeme yapıyor. Yani bize gelen bir hastaya ne kadar tetkik yaparsak yapalım, aynı parayı ödüyor, hiç tetkik yapmasak da gene bize aynı parayı veriyor. O açıdan bizim yapmış oluğumuz tetkik ve röntgenler, laboratuar ve radyolojik tedaviler zaten karşılığını alamadığımız şeylerdir. Dolayısıyla eğer fazla yapıyorsak bile o bizim kesemizden gidiyor. Vatandaşlarımız çok rahat olsunlar, ben başka hastaneleri bilmiyorum ama en azından benim temsili olduğum hastanede gerek duyulmayan hiçbir şey yapılmaz ama gerek duyuluyorsa bile sırf ücreti ödenmiyor diye yapılmazlık edilmez. Vatandaşlarımız bunun rahatlığı içerisinde olsunlar. Vatandaşlarımız bize geldikten sonra bizi takip etsinler. Gerekirse Sos yal Güvenlik Kurumuna gitsinler. Ben o hastaneye gittim, acaba bana neler yapılmış diye göstermişler. Acaba nasıl bir fatura gelmiş benim adıma size diye takip etsinler. Bizim hastanemizde yapılamayan hiçbir şey fatura edilmez. Ben kendilerinden özellikle bu hususu istirham ediyorum. Gittikleri hastaneleri 1 ay sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna gitsinler, baksınlar. Acaba neler olmuş orada, o konuda müsterih olun. Yani, bakın prensibimiz şudur, etik olacak verdiğimiz hizmet, yasal olacak, helal olacak, bizim prensibimiz budur. Bu prensibin dışında çalışan hastaneler varsa takdir edersiniz ki onları denetleyecek bizler değiliz. Devletimizin denetim mekanizmaları vardır. Aslında en önemli denetim mekanizması da halkın kendisidir, vatandaşın kendisidir. Vatandaşlardan istirham ediyorum, bir gün bizim hastaneye geldikleri zaman eğer onlara tetkik yapılmadan tetkik fatura edilmişse lütfen savcılığa gitsinler ve bunu diğer hastaneler içinde yapsınlar, baksınlar doğru çalışan kim, yanlış çalışan kim, onlardan istirham ediyorum, bunu kendileri ayırt etsinler.
Hastanenizde 2010 yılı içinde yapılan önemli yenilikler ve 2011 yılı için planlanan yeni uygulamalar nelerdir?
Şimdi açık konuşmakta fayda var, eğer kurmuş olduğunuz, yapmış olduğunuz yatırım ciddi bir yatırımsa ve bunu yaparken her şeyi düşünerek yapmışsanız aslında yapabileceğiniz çok fazla bir yenilikte yoktur. 2010 yılında neler yaptık, 2010 yılında bakanlığımızın çıkarmış olduğu bazı yasaların karşısında ayakta durmaya çalıştık. Neden biliyor musunuz, çünkü bakanlığımızı da burada ben alkışlıyorum. Çünkü bakanlığımız da hekimlerin maaşlarını ve altyapılarını o kadar güzelleştiriyor ki biz artık hekimleri özelde tutmakta güçlük çekiyoruz. Çünkü insanlar artık İstanbul’da, Bursa’da bizim verdiğimiz rakamları Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerinde çalışmakta kazanıyor. Bizim onları buralarda tutmamız çok zor, biz onları burada tutmaya çalışıyoruz. Biz bu branşları mızı azaltmadan burada tutmaya çalışıyoruz. Ha 2011 için neler düşünüyorsunuz diye bir soru sordunuz bana, ben şunu söyleyeyim. Ben Siirt halkına şu müjdeyi vereyim. 2011 yılında ben bir Beyin Cerrahi profesörüyle anlaştım. Ege Üniversitesi’nden getirttim. 15- 20 gün içerisinde onu getirip halkımızın hizmetinde bulunmasını sağlayacağız. Onun dışında zaten sağlıktaki teknolojinin gelişimini her gün takip ediyoruz ve her gün kendimizi yeniliyoruz. O konuda halkımız müsterih olsun, sadece hastaneler arasındaki, hekimler arasındaki farkı kendileri görsünler. Şunu unutmasınlar bir hastanenin boyası iyi olabilir ama boya halkı fazla ilgilendirmemeli, onları muayene edecek, tedavi edecek hekimin kalitesi önemlidir. Lütfen bu kaliteyi halkımız kendisi ayırt etsin.
Çok sayıda özel sağlık kuruluşunun açılması kaliteli hizmet açısından ne derece önemlidir?
Önemli olan o şehrin, halkının talep ettiği kadar sağlık hizmetini arz etmek, şöyle söyleyeyim ben size arzın arz olması vatandaş için iyi değil. Vatandaş hizmete ne kadar hızla ulaşırsa daha iyidir ama talebin az olması da arzın kalitesini azaltır. Yani vatandaşlarımız şunu düşünmesin, Siirt’te 3 tane özel hastane var, 2 tane devlet hastanesi var. Bunun böyle olması bizim için iyidir diye düşünmesinler. Sonuçta bu hastaneler hastayla döner. Evet bizler sağlık hizmetini sunuyoruz, bizler insan odaklı çalışıyoruz ama sonuçta bizde ticari kurumlarız. Arz talep meselesiyle para kazandığımız kadar hizmet kalitemizi artırabiliriz. Siirt’te arz edilen sağlık hizmetinin talep edilenden fazla olmasının kalite açısından hiç doğru yatırım olmadığını düşünüyorum. Siirt’te zaten 45 bine yakın SSK’l ı var. 45 bin SSK’lıda 5 hastane için çok azdır. Dolayısıyla bu hastaneler yeterince talep görmeyince kalitelerini isteseler de istemeseler de artıramazlar, en azından ben öyle düşünüyorum.
Sağlıkta dönüşüm projesi olarak hayata geçirilen GSS(Genel sağlık sigortası) sizce başarılı bir projemidir? Özel sağlık kuruluşları ve hastalara ne gibi faydalar getirmiştir?
Tabi az öncede söylediğim gibi özel hastanelerle rekabet edebilmek için kendi hastanelerindeki hekimleri yerinde tutabilmek için, kalitesini yükseltebilmek için Sağlık Bakanlığımız değişik projeler sunmakta. Tam gün yasası aslında kötü bir yasa değil, eğer doğru kullanılırsa iyi bir yasa. Bence de bir hekim bir yerde çalışmalı, vatandaş onu bir yerde bulabilmeli. Yalnız günümüz şartlarında bu çok mümkün görünmüyor, çok başarılı bir proje olacağını düşünmüyorum. Neden, çünkü 72 milyonluk bir ülkede yaşıyoruz. Bir kişiye düşen hekim sayısı çok az ve yetersiz, dolayısıyla faydalı olacağını düşünmüyorum. Keşke yeterli olsaydı, keşke hekimlerimiz şu anki mevcut hekim sayımız 2 katı, 3 katı kadar olsaydı, o zaman faydalı olurdu. Özel hastanelere nasıl bir faydası olur, hiçbir faydası olmaz. Sonuçta biz hekim yetiştirmiyoruz. Üniversitedeki hekimi de alamıyoruz. Mecburi hizmet denen bir yasa var. Doktorluğunu bitiren, diplomasını alan insan istediği zaman istifa edip gelemiyor bize, mecburi hizmetini kullanıyor. Dolayısıyla biz nerden hekim bulacağız, bizim başka kaynağımızda yok. Ya devlet hastanelerden, ya da üniversitelerden insanları istifa ettirip çalıştıracağız. Bu yasa özel hastanelere darbe vurur tabi. Hekim bulmakta zorluk çekerler, ellerindeki hekimleri de ancak birbirlerinden hekim bulmaya çalışırlar. O da rekabetten ziyade sadece hekime ödenen rakamları artırır. Bizim açımızdan doğru bir yasa değil.
Hastalardan katılım payı alınması konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Sizce bu tutar hangi kriterlere göre hesaplanmalıdır?
Hastanelerden katılım payı almak zorunludur zaten. Yani almamak gibi bir düşünce olamaz. Zaten bir hastadan katılım payı almamanın cezası 10 bin liradır. Bu zorunludur. Keşke almazsak, yani keşke bunu Sosyal Güvenlik Kurumu başka bir şekilde alsa, yani bize veznedarlık yaptırıyor, keşke yaptırmazsa. Bence bu tutar şöyle olmalıdır. Bence devlet hastaneleriyle özel hastaneler arasında bir fark olmamalı. O katılım payını hasta ödeyecekse hangi hastaneye giderse gitsin aynı miktarda ödemeli. Şu anda devlet hastanesine giden 5 lira ödüyor, bize gelen 12 lira ödüyor. Dolayısıyla haksız bir rekabet doğuruyor. Bence eşit şartlarda olmalı. Sosyal Güvenlik Kurumu eğer kendi mensuplarına illa katkı payı ödeyeceksiniz diye bir yasa çıkarıyorsa, mecburiyet çıkarıyorsa bizim buna karşı çıkma gibi bir şeyimiz olamaz. Yalnız sadece bizimle devlet hastaneleri arasındaki bu farkı kaldırması gerekiyor. Haksız rekabetin oluşmaması için.
Ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesinin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Ben şunu biliyorum ki ülkemizdeki sağlık hizmeti Avrupa ülkelerinin çoğundan daha ileride. Ülkemizdeki sağlık hizmetin sunumu, altyapısı, hekim kalitesi dünyadaki birkaç ülke kadar üst düzeyde ve yeterli ama bunu sunmak için halkın katkısı gereklimi elbette gerekli, çünkü biz, az önce de söylediğim gibi çok geniş nüfuslu olan bir ülkeyiz ve geliri kıt olan bir ülkeyiz. Bunu devletin tek başına üstlenmesi mümkün değil, vatandaşında bazı katkısı olması gerekiyor. Vatandaşın katkısı olursa, o bence dünyada ilerde odlumuz sağlık hizmetinin sunumu ve halka arzı daha rahat olur ve vatandaşında katkıda bulunulması gerektiğini düşünüyorum.
Profesyonel bir hastane yönetiminin olmazsa olmaz koşulları nelerdir?
Profesyonel bir hastane yöneticisinin yapması gereken şey şu aslında halkın taleplerine göre hareket etmeli. Bulunduğu şehirde bulunduğu insanlara, o insanların taleplerine göre hareket etmeli. Sağlık hizmetinin sunumu ve teknik dolanımı dünyadaki mevcut şartlarda tutarak halkın talebine göre hareket etmeli. Yani şunu söylemeye çalışıyorum. Siirt’teki sağlık sunumuyla İzmir’deki sağlık sunumu aynı olmamalı. Kimse yanlış anlamasın beni, hekim kalitesiyle teknik alt yapı konusunda söylemiyorum. Sadece sunum konusunda söylüyorum. İyi bir hastane yöneticisi kendisinden hizmet talep eden
İnsanların değer yargılarına, yaşam tarzına göre kendi hizmet sunumunu şekillendirmeli.
Sizce sağlık konusundaki standartlarımızı Avrupa standartlarına ulaştırabilmek için neler yapılması gerekiyor?
Ben Avrupa standartlarının üstünde olduğunu düşünüyorum zaten. Neden düşünüyorum, şöyle söyleyeyim. Bugün İsviçre gibi bir ülkenin vermiş olduğu sağlık hizmetinin aynısını vermeye çalışıyor bizim sağlık bakanlığı. İsviçre’nin nüfusu 5- 6 milyon iken bizim nüfusumuz 72 milyon. 72 milyona ulaşabilmek için biraz sıkıntılar yaşanacak ama bizim bugün asgari ücretle çalışan bir insanımızın Türkiye’de ki en üst düzeydeki özel hastaneye gidebiliyor olması bizim Avrupa standartlarının üstünde olduğumuzu gösterir. Ben bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Yapmamız gereken tek şey şu, bizi yöneten insanlar halkımızın ekonomik durumunu biraz daha iyileştirecek, o halkımız ekonomik durumu iyileştikçe, cebinde para gördükçe kendi ailesine, evine ayırmış olduğu bütçenin bir kısmını kendi sağlığına da ayıracak. Ülkemizde şu var, özellikle şehrimizde hiçbir insan aylık gelirinden sağlığına bir bütçe ayırmıyor. Bizim ekonomik durumumuz düzelecek, hükümet bunun düzelmesi için çabalar sarf edecek. Bu düzenlemeyi halka yayacak ve bizde bütçemizden sağlığımıza pay ayırmayı bir şekilde öğreneceğiz. Biz bunu yapabildiğimiz zaman zaten olduğumuz yerde zaten Avrupa standartlarının üstünde olduğumuzu kendi gözlerimizle göreceğiz.
Kamu ve özel sağlık kuruluşları arasındaki farklılığın ortadan kalkması, vatandaşa nasıl yansır? Özel ve kamu sektörü arasında dengeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şöyle bir şey var, şu anda özel ve kamu aynı şartlarda çalışıyorlar. Özelde bir Sosyal Güvenlik Kurumu mensubuna yapılan hizmetin karşılığında ödenen neyse, devlete giden bir Sosyal Güvenlik Kurumu mensubu içinde Sosyal Güvenlik Kurumunun devlet hastanesine ödediği rakam o. Birincisi katkı payı konusunda bir adaletsizlik var. İkincisi bizler özel hastaneleriz, bizler ticari kuruluşlarız, biz bunları yapıp para kazanıyorsak, devlet hastaneleri de para kazanır hale gelmeli. Ki bir avantajları var, Yeşil Kart dediğimiz şu anda Türkiye’de en çok mensubu olan Sosyal Güvenlik Kurumu şemsiyesi altında 10 milyona yakın mensubu olduğu söyleniyor. Bu yeşil kartlılar sadece devlete gidebiliyor, bu ikinci bir artı devlet hastanesi için. İkincisi devlet hastaneleri vergiden muaf, bu üçüncü bir avantajlardır. En önemlisi ve can alıcı noktası devlet hastanesinin personellerinin maaşları gelirinden değil genel bütçelerinden ödeniyor. Buda genel bütçeye çok ciddi bir yüktür. Bu hastaneler bir kere kazandıkları parayla dönebilmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Bir düşünebiliyor musunuz, Sağlık Bakanlığı’na ait Sağlık Ocakları ve hastanelerde çalışan personellerinin maaşlarının kendi gelirlerinden ödemeye başlanmış olması o genel bütçeye yani bizim devlet bütçesinden her ay onlara ödenen paranın kasada kalması ülkemize ne büyük katkı olur. Aramızda çok ciddi farklılıklar var. Yani ben hep şunu söylüyorum, özel kuruluşlarda kamunundur. Kamunun devlet hastanesi veya özel hastane diye bakmaması lazım. Bir an önce ikisini eşit şartlara getirmesi gerekiyor ve bir an önce genel bütçeden devlet hastanesinin maaşlarının ödenmemesi gerekiyor. Bir an önce o ödemelerin kesilmesi gerekiyor.
Hükümetin sağlık politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz. SSK hastanelerinin devri, ilaç konusunda SSK'lı hastalara sağlanan kolaylıklar gibi. Hükümeti hangi konularda adım atmaya iteceksiniz? Hükümetin nelere öncelik vermesi gerekiyor?
Ben hükümetin sağlık politikalarını bir vatandaş olarak çok doğru buluyorum. Özellikle 2003 yılından itibaren şu an mevcut hükümetimizin iktidara geldiği günden itibaren sizinde az önce söylediğiniz SSK hastanelerinin devri konusunda vatandaşların özel hastanelere gidebilmesinin sağlanması konusunda, ilaç konusunda, daha şu anda aklıma gelmeyen bir sürü şey konusunda hükümetin kendi açısından politikalarını çok doğru buluyorum. Yani bugün paket uygulamalar sayesinde nerdeyse sağlık sunumunu bedavaya getiriyor. Biz bugün 20 liraya hasta bakıyoruz. 20 lirayla laboratuar, radyoloji, muayene her şey dâhil hasta bakıyoruz. Dolayısıyla hükümetimizin politikası bence doğrudur. Yalnız ben hükümetimizin politikasını şöyle görüyorum sağlık konusunda, sağlığı bildiğim için konuşuyorum. DiÄ Ÿer konuları bilmiyorum. Çok aceleci davrandığını düşünüyorum. Çok aceleci davranan insan çok yanılır, çok geri adımlar atar. Ben düşünerek karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Ben doğru buluyorum. Ben bir özel hastane yöneticisi olarak her ne kadar onun politikaları beni zorluyorsa da biraz ticari olarak hoşuma gitmiyorsa bile ben bir vatandaş olarak ülkesini seven, ülkesinin refah bir yere gelmesini isteyen bir insan olarak doğru buluyorum. Ben onları da alkışlıyorum. Hükümetin sağlık açısından nelere öncelik vermesi gerekiyor, öncelikle kendisinin sırtında kambur olan devlet hastanelerini özelleştirmesi gerekiyor. Öncelikle devlet hastanelerini özelleştirmeli, kendi kendilerine dönebilmeyi sağlaması gerekiyor. Sonrasında da hükümet Tıp Fakültelerine ağırlık vererek çok ciddi eksikliği olan hekim sayısının Türkiye’de artmasının sağlaması gerekiyor. İlaç konusunda çok güzel yerlerde zaten, ilaç fiyatları çok ucuz. Sağlık hizmetinin sunumunu çok ucuza mal ediyor. Bir an önce hükümetimiz Yeşil Kart’ında Sosyal Güvenlik şemsiyesine dâhil edilmesi konusunda biraz acele etmesi gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında zaten çoğu şeyi bizden daha iyi düşünüyor, yapıyorlar.
Hastanelerde kaliteyi artırmak bir diğer hedefiniz. Bunun için gerek siz, gerek hastane, gerek devlet, gerekse hastaların neler yapması gerekiyor?
Bir kere şöyle söyleyeyim size, kalite nasıl artar biliyor musunuz, kalite biraz parayla artar. Siz kalite konusunda dünyanın en uzman insanını getirin, para olmadan hiçbir şey yapamaz. Kapitalizm düzeni olduğu dünyamızda para her şeydir. Öncelikle sağlık hizmeti sunan hastanelerin vergi yükünün azaltılması gerekiyor. Devletimiz mantıklı bir şekilde gidip, her şehirde hastanelerin bir hastayı muayene ederken kaça mal ettiklerini gözleyip ona göre fiyat belirlemesi gerekiyor. Ondan sonra hastalarında bu hastanelere geldiği zaman bu hastanelerin onun hizmetinde olduğunu, onun malı olduğunu bilmesi gerekiyor. Buraya iyi bir hekim getirmeniz yetmiyor. O iyi hekime davranışta çok önemli, o hekimin kendisini hizmet etmek için başka şehirden icabında ailesini, çocuğu nu orda bırakıp buraya kadar geldiğinin bilmesinin farkında olup ona o şekilde davranması gerekiyor. Belki onun Siirt’te kalması için ona kibarca yaklaşılması gerekiyor. Hastane sahiplerinin bu yatırımlarından pişmanlık duymamaları için onlara insanca davranılması gerekiyor. Evet bizde bütün halka insanca davranalım ama halkta personele insanca davranması gerekiyor. Yani sonuçta başarıya gitmek için herkesin çorbada bir tuzu olması gerekiyor. Tek başına hiçbir şey olmaz.
Özel Siirt Hastanesi olarak sık sık etkinlikler düzenliyorsunuz. Bu etkinliklerin içeriklerinden bahseder misiniz?
Biz hizmet sektöründe bulunan bir kuruluşuz. Hizmet sektörü çağımızın stres hastalığının en sık olduğu sektördür. Tabi insanlara sürekli iyi hizmet sunmak, sürekli insanlara hoşgörülü davranmak insanı sıkıyor. Bu personellerimizin arada kaynaşmaları streslerini atmaları en önemlisi kendilerine idare tarafından, yönetim tarafından değer verildiğinin görmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ben onların öyle sıkıldıklarını, yorulduklarını hissettiğim zaman sık sık bu tür etkinlikler yapıyorum. Onları bir yemekte buluşturuyorum. Birinin düğünü olduğu zaman mutlaka orada olmaya çalışıyorum. Ondan sonra bir taziyeleri olduğu zaman mutlaka yanlarında olduğumu göstermeye çalışıyorum. Ayda bir başarılı personelleri ödüllendirmeye çalışıy orum. Başarılı personelleri ben mutlaka herkesin önünde başarılı olduklarını söylerim, diğerleri onu örnek alsınlar diye. Onun dışında bir futbol takımımız var. Bu şekilde spora bir destek olmaya çalışıyoruz. Bir şekilde bir heyecanı birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Yani bir aile olduğumuzu ben onlara hissettirmeye çalışıyorum. Ama Siirt şartlarında ne kadar olur, mümkün olan en üst seviyede yapmaya çalışıyoruz. Yeterli mi mutlaka değildir. Zaten ihtiyaçlar ve sunumlar hiçbir zaman yeterli sayıda verilemez. Çünkü insanın ihtiyaçları sonsuzdur. Önemli olan imkânlar dâhilinde yapılabilecek her şeyin en üst seviyesini yapabilmeye çalışmaktır. En azından onu çalışıyoruz. Yeterli oluyor mu bilmiyorum.
Özel Siirt Hastanesi’nin personeli ile de adeta aile gibisiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Biz onları çok seviyoruz. Bunu derken benim yöneticilik anlayışım şudur. İnsanlar bir işi yapmak zorunda oldukları için yapmamalılar. Bir işi yaparken o işten zevk almalılar. Bakın şu çok önemlidir. Zevk alırken para kazanıyorsan bu seni yormaz ama para kazandığın bir işi istemeden yapıyorsan bu seni yorar, mutluda olamazsın. Biz onlarla bir aileyiz. Biz onların her sıkıntılarını paylaşırız ama onlarda bir ailenin ferdi olduklarını göstermeliler. Evde bile bir çocuğunuz bir yaramazlık yaptığı zaman yapma diyorsunuz değil mi. Sonuçta ben bu hastanenin en üstündeki insanım. Yani yönetim olarak, sorumluluk olarak en üstündeki insanım. Bir vatandaş beni gördüğü zaman “Selahattin bey sizin hastanenizde şöyle bir sıkıntı yaşadım.” dediği zam an ben kusura bakma bir personel yapmıştır diyemem. Personelin yaptığı bir hatada benim hatamdır. O açıdan o hatayı yapmaması için ben sürekli aile bireylerini prensiplerimiz doğrultusunda hareket etmeye sevk ederim. Ha ne derece başarılı olurum onu da bilemiyorum ama en azından benim yönetimsel olarak prensiplerimin içinde yer almalarını sağlarım. Zaten bir insan mutlaka o prensiplerin içine dahil olmamak için direniyorsa onu da çok fazla tutmam aile içinde.
Siirt’te sağlıkta bizi neler bekliyor? Sizin Siirt’te hayaliniz nedir?
Siirt’te neler bekliyor bizi, Siirt’te bizi çok şey beklemiyor aslında, ben açık konuşmasını seven bir insanım. Ben çok fazla şov yapmasını seven bir insan değilim. Siirt sağlık konusunda Türkiye’deki çoğu ilden daha iyi durumdadır. Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre bir insanın Türkiye’de ortalama yıllık bir doktora görünebilme, bir doktora ulaşabilme miktarı 4 iken bu Siirt’imizde 5- 6 civarındadır. Siirt’imizde zaten sağlık konusunda yeterli bir sunum var. Ha birileri bu röportajı okurken şunu diyebilir. Ya Selahattin Bey olmayan bir sürü şey var. Siirt’te olması gereken bir sürü şey var, doğru söylüyor ama Siirt’te bir kalp üzerine bir yatırım çok mantıklı olmaz. Siirt’te tüp bebek üzerine bir yatırım çok mantıklı olmaz. Siirt’imiz küçük, kusura bakmasınlar, son durak olan bir şehiriz, göçte almıyoruz. Yani yapılabilecek şeyler sınırlıdır. Bunun bilincinde olsunlar. Çok fazla da bir şey beklemesinler. Sadece mevcut durumlarımızı koruyabilirsek bu bizim için yeterli olur. Onun dışında ben kendi adıma söylüyorum, sadece teknik donanımsal olarak tıptaki gelişmeleri izliyorum. Tıptaki gelişmeleri onların hizmetine sunuyoruz. Hekim kalitemizi artırmaya devam edeceğiz ama çok büyük şeylerde beklemesinler.
Siirt’teki hayalim barış, kardeşlik dolu bir Siirt, insanların birbirlerine ırkla, mezheple, dille yaklaşmadıkları, insanların birbirlerine kardeşçe yaklaştıkları bir Siirt, hayalim o. Şunu söyleyeyim ben size aslında Siirt’imiz mevcut şartlarıyla Siirt’tir. Bazen dost sohbetlerinde şöyle bir şey duyuyorum. Ya işte şu inekler olmasa, şöyle şu gruptan insanlar olmasa, falan diye duyuyorum. Siirt’imizi Siirt yapan bazı özellikler var. O özellikler kaybolduğu zaman zaten Siirt olmaktan çıkar. Siirt’teki hayalim, insanların barış, kardeşlik dolu günler geçirebilmesi, birbirlerine ırkla, dille yaklaşmaması, kardeş olursak birbirimize kardeşçe yaklaşabilirsek, biz Siirt’imizde de Türkiye’nin en mutlu insanı oluruz. Eğer biz birbirimize kardeşçe yaklaşmasak biz burayı Paris’ten daha güzel bir şehir yapsak bile gene mutlu olamayız. Ast olan beynimizde birbirimizi sevebilmeliyiz. Ben birbirimizi sevebildiğimiz, kardeşçe yaklaşabildiğimiz, dostça yaklaşabildiğimiz ve birbirimize ihanetle değil sevgiyle yaklaşabildiğimiz uzun yıllar diliyorum.
Son olarak Siirt Manşet aracılığıyla Siirt halkına ve sağlık camiasına özel bir mesajınız var mı?
Ben öncelikle size, bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Buradan da saygıdeğer Siirt halkını selamlıyorum. Sağlık konusunda Siirt’imizin çok iyi yerde olduğunu ben biliyorum, halkımızın da bu bilinçlikte olmasını istiyorum. Onlardan şunu istirham ediyorum. Bu kurulmuş olan, yatırımı yapılmış olan hastaneleri sadece kendi hastanemi de söylemiyorum, 3 hastaneyi de kastediyorum. Bu hastanelerden hizmet almaya özen göstersinler. Bu hastanelerden hizmet almaya devam ederlerse bu hastaneler ayakta kalmaya devam eder. Şunu unutmasınlar, devletin hastanesi şu anda zaten rekabet konusunda devletin sağlamış olduğu bazı avantajlar sayesinde çok önde. Kendileri bu hizmetin devamını istiyorlarsa ben şu hastaneye, bu hastaneye gitsinler demiyorum. Her 3 özel hastaneye de rağbet etsinler. Bunun farkında olsunlar, kendi adıma söylüyorum bunu, onlara en iyi sağlık hizmetinin verilebilmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Hekim seçerken de yapıyoruz. Teknolojik altyapıyı alırken de yapıyoruz. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bütün Siirt halkına saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
Dr. Ekrem Bilek ile Birçok Konu Üzerine Söyleşi
Sadak; “İktidar Projelerimizi Engelliyor“
Türk Eğitim Sen Siirt Şubesi'nden Çarpıcı...
Polis Gücü Teknik Direktörü Gazi Baş ile...
CHP İl Başkanı Muhdi Koyuncu ile Röportaj
Ömer Faruk Helvacıoğlu ile Birçok Konu Üzerine...
Milletvekili Aday Adayı Erkan İzgi ile Röportaj
Halime Akkoyun ile Siyaset Üzerine Röportaj
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!