Siirt Manşet Ailesi olarak okuyucularımıza Siirt hakkında güncel bilgileri sunmak amacıyla Siirt'imize hizmet veren kurumları ziyaret edip bilgi alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz.
Bu haftaki konuğumuz Siirt Milli Eğitim Müdürümüz T.Fikret Eteker. İl Milli Eğitim Müdürümüzle röportaj havasında geçen sohbeti siz değerli Siirt Manşet Okurlarıyla paylaşıyoruz.
RÖPORTAJ: Siirt Manşet - Reşit Çakır
Siirt'teki eğitimle Türkiye genelindeki eğitime bakılırsa ne gibi durumda gözüküyoruz?
Türkiye'nin eğitimi ile Siirt eğitimini karşılaştıracak olursak hiçte kötü bir yerde olmadığımızı görüyoruz. Yapılan üniversite sınavlarında, sözelde Türkiye 2.si olduk. Genel puan sıralamasındaysa Türkiye 15.siyiz. Fakat bununla da yetinmiyoruz, yerimiz iyi diye çalışmalarımızı durduracak değiliz. Türkiye 1.si olmayıncaya kadar hiçbir alanda kendimizi başarılı saymayız. Hedefimiz her zaman birinciliktir. Fiziki açıdan da Türkiye'deki diğer okullarda hiçbir farkımız yok, artılarımız var. Fiziki olarak Siirt'te derslik başına düşen öğrenci ortalaması 32'dir, bu da Türkiye ortalamasında çok kötü bir yer değil.
“VELİLERİMİZİN OKULLA SIKI BİR İLİŞKİ İÇERİSİNDE BULUNMASI GEREKİR”
İlimizdeki en büyük eğitim sorunu nedir? Bize açıklayabilir misiniz?
İlimizdeki en büyük eğitim sorunu bana göre, Okul Aile Birliklerini, velileri okula yeteri kadar entegre edemememiz, okulu birlikte yönetemememiz, bu yönetebilme durumuna gelebilme durumuna gelmemiz için öğrenci velilerimizin mutlaka okulla sıkı bir ilişki içerisinde bulunması gerekir. En önemli problemimiz okullarımıza sahip çıkma noktasındaki yetersizliğimizdir. Mutlaka ama mutlaka çocuklarımızın sadece evde, okul dışında değil, okuldaki yaşantılarını, gelişmelerini de yerinde görmek için mutlaka okulda sürekli olarak velilerin çocuklarını takip etmesi gerekir.
“TÜRKİYE’DE CİDDİ DERECELER ELDE ETTİK”
Milli Eğitim İl Müdürü olduktan sonra ilimizde eğitimle ilgili ne gibi çalışmalar yaptınız?
Milli Eğitim Müdürlüğü görevine başladıktan sonra en çok Avrupa Birliği projeleri ve bilimsel projeler üzerinde yoğunlaştık. Burada gayemiz öğrencilerin kendi yeteneklerini ön plana çıkarıp, kendi yeteneklerini keşfedip, o yetenekleri doğrultusunda yapabildikleri şeyleri ortaya koymalarıdır. B u konuda çok önemli başarılar sağladık. Gerek bilimsel projelerde gerekse Avrupa Birliği projelerinde bu sene Türkiye'de çok ciddi dereceler yaptık ve bu projelerin artarak devam etmesini arzu ediyoruz. Bunun içinde çalışmalarımızı kesmeden sürdürüyoruz.
“ARTIK ÇOCUKLARIMIZ PROJELERDE KENDİLERİNE GÜVENİYOR”
Milli Eğitim İl Müdürü olarak göreve başladığınız tarihten bugüne kadar eğitimde neler değişti?
Bu bir bayrak yarışıdır. Bizden önce görev yapan arkadaşlarımız çok başarılı çalışmalarda bulunulmuşlardır. Biz onlardan devraldık, bu çalışmalar sürüyor. Onu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Fakat bizden önceki görevi yapan arkadaşlar çok başarılı çalışmalar yaptılar. Çok olumlu sonuçlar aldılar. Biz Türkiye'de üniversite sınavlarında ilk defa Türkiye derecesi yaptık. Belki onu söyleyebilirim. Türkiye'de ilk defa Avrupa Birliği projelerimiz oldu. Artık çocuklarımız Avrupa Birliği'ndeki diğer ülkelere rahatlıkla gidip gelebiliyorlar. Avrupa'ya entegre oldular. Türkiye'nin tanıtımında çok önemli katkılar sağladılar. Artık çocuklarımız, yavrularımız bu projelerde kendisine güveniyor, bunu sağlamış olduk, en azından onun için mutluyuz.
“EĞİTİM, HAYAT BOYU ÖĞRENMEDİR”
Milli Eğitim İl Müdürümüz olarak eğitime bakış açınızı, eğitimle ilgili ideallerinizi anlatır mısınız?
Eğitimle ilgili ideallerimiz sadece eğitimin okul çağındaki çocuklar için değil, 7'den 70'e herkes için olduğunu düşünüyorum. Okul öncesi eğitime çok büyük önem veriyoruz. 5 yaş gruplarında bu sene mecburi eğitim kapsamına alındı. Bu Siirt ilimiz için önemli bir başarıdır, fakat okumaz, yazmaz vatandaşlarımızın bulunması bizi son derece üzüyor. Eğitim hayat boyu öğrenmedir. Biz bunun felsefesini benimsemiş kimseleriz. Okuma yazma bilmeyen bir tek fert olduğu zaman bunu üzüntüsü bir yıl boyunca bizim aklımızdan çıkmaz. Sürekli olarak eğitimde yenilenmeli, değişmeli ve bu değişimi de hissetmeli.
“VELİLERİMİZİ OKULA ÇEKMEMİZ LAZIM”
İlimizde eğitim kalitesini artırmak için ne gibi projeleriniz var? Nasıl bir yol izliyorsunuz?
Eğitim kalitesini daha da artırabilmek için sözlerimin başında da ifade ettim, mutlaka ama mutlaka anne ve babalarımızı, velilerimizi okula çekmemiz lazım. Bunun için bu sene bir proje başlattık. Gene Siirt'te ilk olması bakımından çok önemlidir. Biz aile eğitimleri programlarına başladık. Eğer okul-aile-öğretmen üçgeninden öğrenciyi herhangi bir tanesinden çocuğu soyutlarsak eğitimde istediğimiz hedefe ulaşmamız mümkün değildir. Hedefimiz okul, aile ve öğrenciyi, öğrenci merkezli olmak üzere birleştirmektir. Bununla ilgili projelerimize de başladık. İlk etapta 50 velimizi eğitimden geçirdik, belgelerini verdik. Bundan sonra bu eğitimler hızla devam edecektir.
İlimizde eğitime katkı veren kimler var? Ne gibi yardımları oluyor?
İlimizde eğitime katkı veren daha önce eğitime %100 destek kampanyasında Öztanık Ailesi bir okul yaptı. Sancaklar Ailesi bir okul yaptı. Hakan Bilal Kutlualp destek verdi, Ak Elektrik destek verdi. Çeşitli hayırsever kuruluşlar destek verdi, zenginler okul yaparak katkı sağladı. Maddi durumu daha alt düzeyde olanlar moral desteğiyle katkı sağladılar. Eğitime herkes kendine göre bir destek veriyor, bir katkı sağlıyor.
Milli Eğitim İl Müdürlüğü olarak sosyal, kültürel ve sportif alanlarda ne gibi faaliyetleriniz var?
Hemen hemen bütün amatör branşlarda öğrencilerimizin yarışmalara katılmalarını sağlıyoruz, buna teşvik ediyoruz. Lisanslı olmayan sporcularımızın da, çocuklarımızın da mutlaka en az bir spor dalıyla iştigal etmeleri için teşvik ediyoruz. Bu konuda elimizden gelen gayreti, beden öğretmenlerimizin de desteğiyle sürdürmeye çalışıyoruz. Kültürel olarak da tiyatro ve müzik etkinliklerimiz var.
“OKUMAK; KIZLARA DA, ERKEKLERE DE FARZDIR”
İlimizde kızların eğitime yaklaşımı veya ilgi düzeyi hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu bağlamda velilerimize tavsiyeleriniz neler olacaktır?
Okumak kızlara da, erkeklere de farzdır. Dinimizin olmazsa olmaz emirlerinden bir tanesidir. Kız çocuklarımızın okullaşmalarından ciddi sıkıntı orta öğretimde yaşıyorduk. İlköğretimde öyle çok bir sıkıntı yoktu, fakat orta öğretime geçişte kız öğrencilerimizde ciddi bir kayıp oluyordu. Biz bu sene bunların takibini yapmaya başladık. Kızlarımızın barınmaları için yeni yurtlar açtık. Kampanyalar başlattık. Artık eskisi gibi değil. Kızlarımızın eğitime ilgisi devam edecek.
Atatürk'ün "Bir milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir." sözüne ilimizde ne kadar özen verilmektedir?
Öğretmenlerimiz ellerinden geleni yapmaktadırlar. Hem okul içinde, hem okul dışında öğrencilerimizin problemleriyle, eğitimleriyle ilgilenmektedirler. Evet, milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir derken eğitimin önemine bir kez daha vurgu yapıyoruz. Bir milletin en büyük düşmanı cehalettir ve öğretmenler cehaletle savaşarak milleti, milletleri kurtarma azmine devam etmektedir.
4. ve 5. sınıflara resim, müzik, İngilizce, beden eğitimi, iş teknik öğretmenlerinin derslere girdiğini, sınıf öğretmenlerin de tam ücret aldığını görüyoruz. Ayrıca branş öğretmenlerine de ücret ödendiği için çift ücret ödemesi söz konusu olmuyor mu?
Öğretmenlere çift ücret ödemesi söz konusu değildir. Fakat bazı derslerimizde yeteneklerinin daha da artmasını sağlamak amacıyla branş derslerimize girmesi, diğer öğretmenlerimizin de o esnada okulda diğer etkinliklerde görev almasının mecburi kıldığından dolayı çift ücret ödemesi söz konusu değildir. Yani branş öğretmeni girdiği zaman, sınıf öğretmeni okulu terk etmiyor, diğer derslerin altyapısını hazırlamak suretiyle gene çalışmalarına devam ediyor.
“MESLEK LİSELERİNE RAĞBET ARTTI”
Mesleki Eğitim hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Batı illerine göre ilimizde Mesleki Eğitim noktasında istenilen düzey yakalanabilmiş midir?
Mesleki eğitim konusunda maalesef istenilen düzeyi yakalayamadık. Bunun en önemli etkilerinden bir tanesi sanayinin ilimizde çok gelişmiş olmaması, dolayısıyla bu bir arz talep meselesidir. Meslek liselerine olan ilgi daha çok iş bulmakla alakalıdır. Eğer sanayi tesislerinin sayısında artış olursa bu ilgi de hiç şüphesiz artacaktır. Fakat şunu ifade edeyim, artık meslek liselerine rağbet eskisinden çok fazladır. Bu sene okullarımız full kapasiteyle çalışıyor. Ayrıca meslek edindirme kurslarında da bayağı ciddi çalışmalarımız oldu.
Okulöncesi eğitimde okullaşma oranını artırmak için ne gibi projeleriniz var? Siirt ilinin okul öncesi eğitimde okullaşma oranı nedir?
Siirt ilinde geçen yıl itibariyle okullaşma oranımız 5 yaş grubunda %62'ydi, bu Türkiye'de %40'larda seyrettiğine göre ciddi bir başarı sağlanmıştır. Fakat biz bununla yetinmiyoruz, 5 yaş grubunun tamamını kayıt altına alma çabamız var. Bu konuyla ilgili kayıt olma çağında olup da kaydedilmeyen çocukların tespitlerini yaptık, okullarımıza bildirdik, okul müdürleriyle bir toplantı yaptık. Bundan sonra bu çocuklarımızın okullara kayıtları sağlanacak. Bazı yerlerde, mezralarda yaşayan çok az sayıda öğrencilerimiz anaokulları, taşımalı ilköğretimler gibi taşıma kapsamında olmadıkları için eğer derslikte yoksa onlar okul öncesi eğitimden bir süre mahrum kalacaklar; fakat biz bunun için anaokullarını yaygınlaştırıyoruz. Norm kadroya bakılmaksızın fiziki koşullarını yeterli bulduğumuz her yere ücret karşılığında 2 yıllık çocuk gelişimi bölümlerinden mezun olan kızlarımızı öğretmen olarak görevlendiriyoruz.
“BAŞARILARIMIZDA BİZİM PAYDAŞLARIMIZ VAR”
LYS ve SBS sınavlarında Siirt'in başarı durumu nedir? İlimiz eğitimde başarı yönünden istediği yerde mi? Bu konuda hedefleriniz nelerdir?
Lisans Yerleştirme Sınavları(LYS)nda geçen yıl çok ciddi bir sıçrama yaşandı. Türkiye 15.si genel puan sıralamasında, sözelde Türkiye 2.liği vardı. Bunun için SODES kapsamında yaptığımız dershane projelerinin çok çok büyük bir faydası vardı. Bu konuda yeri gelmişken gene dershanelerde biliyorsunuz ki bu bir ekip çalışmasıdır. Biraz önce söylediğim gibi sadece işin okul ayağı yoktur, veli ayağı vardır. Bizim paydaşlarımız vardır, dershaneler. Onlarında bu konuda çok büyük katkıları, emekleri oldu. Ben onlara da teşekkür ediyorum. Projelerimize devam ettiğimiz sürece başarılarımızı artıracağımıza inanıyorum.
“İYİ Kİ İMAM HATİPLİYİM”
Okul yıllarınızda nasıl bir öğrenciydiniz? Hangi derslere ilginiz daha fazlaydı? Öğrencilik yıllarınıza ve geçmişe ait keşkeleriniz var mıdır?
Keşkelerim yok, fakat iyikilerim var. İyi ki İmam Hatip Lisesi'nde okudum. Onun için çok mutluyum. Pişmanlık duyduğum bir şey yok, fakat mutlu olduğum İmam Hatip Lisesi öğrencisi olmamdı. Derslerim gayet iyiydi, en çok Matematik ve Arapça derslerini severdim.
Okullarımızda deprem gibi, yangın gibi afetlerde ne yapılması adına neden tatbikatlar yapılmıyor?
Bu konuda Sivil Savunma uzmanımız hazırlıklara başladı. 2.dönem boyunca her okulumuzda deprem tatbikatı, Sivil Savunma tatbikatları için yangın vs.gibi Sivil Savunma'yı gerektirecek tatbikatlar yapılacak. Şu anda pratik eğitim programları hazırlandı.
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE BAĞGÖZE’YE LİSE AÇMAYI HEDEFLİYORUZ”
Bize gelen yorum ve şikâyetlerden Bağgöze’ye bir tane lisenin gerekli olduğu vurgulanıyor. Bu konuda herhangi bir çalışma yapmayı düşünecek misiniz?
Bağgöze'de bir yatılı ilköğretim bölge okulumuz vardı. O Yatılı İlköğretim Bölge Okulu bu sene kapatıldı. Fiziki koşulları da çok iyi değildi. Okul kapatıldıktan sonra o binada acaba bir yatılı lise yapabilir miyiz diye çalışmalar var. Konuyu incelemek üzere oraya müfettiş görevlendirdik. Eğer yeteri kadar öğrenci potansiyeli olursa ki olacak çünkü orta öğretimde de rahat bir taşımalı sistem başladı. Önümüzdeki dönemler için Bağgöze'de bir lise açmayı hedefliyoruz.
İmam Hatip, Kız Meslek ve Endüstri Meslek liselerine her sene başı yüzlerce kişi başvurmaktadır. Kontenjan yetersizliğinden dolayı birçok öğrenci açıkta kalarak düz liselere gitmek zorunda kalıyor. Buna nasıl bir çözüm getirmeyi planlıyorsunuz?
2014 yılına kadar bütün liselerimizin, genel liselerimizin Anadolu Lisesi statüsüne çevrilmesi bakanlığımızın bir politikasıdır. Biz şu anda Zübeyde Hanım Lisesi olarak öğretimine devam eden binanın Kız Meslek Lisesi'ne ihtiyaç duyulması halinde dönüştürülmesi, Gazi Lisesi'nin de Endüstri Meslek Lisesi'ne dönüştürülmesi gibi bir projemiz var. Eğer öğrencilerimiz meslek liselerine yönelirlerse meslek liselerindeki sıkıntıyı bu şekilde aşmayı hedefliyoruz.
Daha önceki yıllarda okul ve kurumlarda yönetici bulmakta zorluk çekilirken son yıllarda eğitim yöneticiliğine olan ilginin artmasının sebebi nedir?
Bakanlığımız birçok kez yönetici atama yönetmeliği hazırladı. Fakat yargıdan döndü. Nihayet en son şekliyle geçen yıl tekâmül ettikten sonra sınavla yönetici atamaya başladı. İlanlar yapıldı, sınavını kazananlar başvurularını yaptılar. Artık kriterler belli olduğu için bu anlamda taşlar yerine oturdu diyebilirim.
"SADETTİN SABAZ BİZİM SİGORTAMIZDIR"
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcılarından Sayın Sadettin Sabaz'ın Siirtli olmasının Siirt eğitimi için bir avantajı var mı?
Elbette; Sayın Sadettin Sabaz, hem örnek bir insan, hem gurur duyduğumuz bir hemşerimizdir. Hocamız, abimizdir. O’nun oradaki mevcudiyeti hiçbir şey yapmasa bile moral açısından bize son derece yarar sağlıyor ki Siirt için yaptığı çalışmalarını, fedakârlığını herkes biliyor. Sadettin Bey, bizim oradaki sigortamızdır, güvencemizdir, gurur kaynağımızdır. Onu daha yüksek mevkilerde görmek istiyoruz.
Siirt Manşet aracılığıyla son olarak neler söylemek istiyorsunuz?
Velilere, lütfen çocuklarını anlamaya çalışsınlar. Öğrencilerimize sesleniyorum, bol bol kitap okusunlar, sosyal ve kültürel aktivitelerine katılsınlar. Öğretmenlerimize sesleniyorum, onlarda mutlaka eğitimle ilgili yenilikleri, teknolojiyi son öğretme tekniklerini, öğrenme tekniklerini yerinde görüp kendilerini ona göre geliştirsinler. Onların eğitime verdikleri emekleri içinde şükranlarımı sunuyorum.
“SİYASET, SİYASETÇİLERİN İŞİDİR”
Sayın Müdürüm, samimiyetinize güvenerek özel bir soru sormak istiyorum. Aktif siyaseti düşünür müsünüz?
Kesinlikle hayır, ben öğretmenlik mesleğini çok seviyorum. Gidebildiğim kadar bu meslekte devam etmek istiyorum. Halktan da bir talep gelirse bile hiç bir zaman öyle bir şey düşünmedim, düşüneceğimi de zannetmiyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Siyaset, siyasetçilerin işidir. Teşekkür ediyorum.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 4 yorum mevcut
Umut 1 yıl önce yorumlandı
Bağgöze'ye bir lise yapıldığı takdirde Siirt'e yüklenen bir ilçenin ağırlığının inmesi demektir.Geç kalınmış bir karardır.
saddam 1 yıl önce yorumlandı
fikret bey nasılsınız iyimisiniz ben şuan artvinde askerlim ben 2sene önce milli eğitimde ayakabı boyacısıydım benim ismim saddam ordaki herkese selam
metin 1 yıl önce yorumlandı
yıllardır beklenen çok önemli bir çalışmayı sayın fikret bey yapıyor.çünkü nerde ise bir kent kadar nüfusu olan ve çok başarılı öğrencilerin çıktığı bağgöze ve çevresine şart olan liseyi sayın fiket bey yapıyor.teşekkür ediyoruz...
İzzettin Oktay 1 yıl önce yorumlandı
Milli eğitim müdürünün yapmış olduğu açıklamalarda çok ilerleme kaydedilen umut verici girişimlerin adımı atılmış gibi görünüyor. bunlardan biri de çok acil bir öneme sahip olan Bağgöze ve içinde bulunduğu Mişar Ovası(35 köy yer alıyor) öğrencilerinin çok sıkıntılar çektiğini ve orada ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin zeki ve çalışkan kız0erkek çocuklarını liseye maddi yetmezliklerden dolayı gönderemediklerini biliyoruz. inşallah en kısa zamanda Mişar Ovasında yaşayan insanlarımızın geleceği için Bağgöze'de lise yapımına başlanır.bu çalışmaya emek veren ve destek sunacak olanlara şimdiden sonsuz teşekkürlerimi sunuyırum.