Değerli Siirt Manşet okuyucuları yaptığı açıklamalarıyla bu hafta gündemde düşmeyen CHP İstanbul Milletvekili Çetin SOYSAL ile bir röportaj gerçekleştirdik.
12Hhaziran istanbul doğumlu olan SOYSAL, ticaretle uğraşan bir iş adamıdır. İstanbul Yaşam Derneği görevini başarıyla yürüten SOYSAL, evli ve bir çocuk babasıdır.
RÖPORTAJ: Siirt Manşet - Reşit Çakır
Parti olarak Güneydoğu sorunu için hazırladığınız proje ne durumdadır?
Burada bir 3. yol projesi hazırlığı içindeyiz. Geçtiğimiz günlerde Van’da bir beyin fırtınası yapıldı. Bölge insanları, kanaat önderleri bir araya geldik. Yani burada bir sorun var. Bu sorunu bir şekilde çözmemiz lazım. Biz barış içinde bugüne kadar geldik. Barış içinde gitmeye devam edeceğiz.
Önümüzdeki günlerde de bölgeyle ilgili, bölgenin sorunlarıyla ilgili en temel sorunlarından biri olan işsizlik başta olmak üzere buna dönük önemli çalışmalar yapıp bunu kamuoyuyla paylaşacağız.
Güneydoğu solu yeni bir ideolojik format anlamına gelir mi? Gelirse size göre Güneydoğu solunun parametreleri neler olmalıdır?
Bir kere burada yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Bu anlayışın bölgede bir tek kişinin bile burnunun kanamayacağı, barışın sağlanabileceği bir anlayışın egemen olmasını sağlamamız lazım ve bu burada terörün ortadan kalkması, şiddetin ortadan kalkması en temel sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bunu ortadan kaldırmak lazımdır.
Türkiye’nin normalleşmesi için CHP önemli bir aktör müdür? Eğer böyle ise CHP ne yapmalıdır?
Bakın Türkiye’nin gerçekten çok önemli sorunları var. Bu sorunların çözümü CHP’yle gerçekleşebilir. Çünkü bugüne kadar kazanılmış tüm haklar geriye alındı. Çalışma hayatındaki haklar geriye alındı. Sosyal yaşamdaki haklar geriye alındı ve bunların getirdiği olumsuzluklarda gerçekten had safhada.
"DEMOKRASİYİ KURUMSALLAŞTIRMAK CHP İLE MÜMKÜN OLUR"
Şimdi düşünün ki toplumda demokrasi, hele ki ileri demokrasi telafuz ediliyor. Peki toplumdaki demokrasiyi hayata geçirebilmenin en temel yolu nedir? Örgütlü toplumla olur. Özgür birey, örgütlü toplum, demokratik devlettir. Toplum ne kadar örgütlüdür. Örneğin insanlarımızın örgütlülük oranına baktığımızda Türkiye’nin nüfusunun yarısı kadar iken, 36 milyon nüfusumuz var iken şimdi 72 milyona çıktık. Örgütlülük oranı üçte bire geldi. Şimdi burada o örgütlülüğün olmadığı çalışma hayatının çalışanların aleyhine düzenlendiği Anayasanın 51. Maddesi dahil her bireyin dilediği sendikaya üye olma hakkının bile hayata geçmediği yerlerde demokrasiye ileri demokrasi diyemeyiz.
Peki demokrasiyi kurumsallaştırmak ancak ve ancak CHP ile mümkün olur. Onu da sağlamanın yolu özgür bireydir, örgütlü toplumdur, demokratik devlettir. Sadaka kültürüyle değil, sosyal devletle de bunu sağlamamız lazım. Yurttaşlık bilincini geliştirmemiz lazım. Her birey Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşıdır. Bilincini ve bir yurttaş olarak talep eden, hak arayan, etkisiz olmayan, tepkisiz olmayan bir anlayışın egemen kılınması gerekir.
Yani baktığımızda aslında bugün yaşadığımız nedir. Aç bırakarak ağlatılmış, cahil bırakılarak yalvarttırılmış bir toplumsal dokuyla karşı karşıyayız. Toplumda bir etkisizleşme var. Bir sadaka kültürünün egemen olduğu bir toplumsal doku var. Hiçbir demokraside bu olmaz. Demokrasi sosyal devletle gelişir, büyür. Yurttaşlık bilinciyle gelişir, büyür ve kalıcı hale gelir.
Kürt Sorunu ve Türkiye'deki işleyiş, tarihsel süreç içerisinde CHP'yi nasıl algıladı?
Tabi burada bizim istediğimiz düzeyde başarılı olduğumuz söylenemez. Buradaki algılamaların geçirdiği çok değişik faktörler var. Örneğin feodalitenin egemen olduğu bir bölgedir. Feodal bir bölge, feodalite egemendir.
21. Yüzyılda feodalite burada egemen olmalı mı, aslında belki de bunları tartışmak lazım, yani dünyada demokrasilerde hem de ileri demokrasiden söz edilecek ise, feodal yapılar, feodal dokular bu kadar egemen ise elbette ki sosyal demokrat partili aralarında bir algılama sorunu doğal olarak yaşanacaktır. Bu da yaşanmıştır. Aslında bu süreci belki de sancılı geçirmemizin nedeni de budur.
"DİN ADINA SİYASET YAPILMAZ"
CHP'nin yıllardır din eksenli ve kaynaklı bir literatür geliştirmediği hatta bu konulara mesafeli kaldığı söylenmektedir. Sağın din kaynaklı politik kaygıların içinde olduğu gerçeğinden hareketle CHP'nin bu çıkışı bu anlamda nasıl görülebilir?
Bizim tarihsel isteğimiz ve sosyal demokratik anlayışımızın gereği siyaset arenasında asla ve asla dinimizi bir siyasi malzeme olarak kullanamayız. Kullanmayı da haklı bulmayız. Bu bir siyasi malzeme olarak kullanılamaz.
Gittiğimiz birçok yerde yokluğu, yoksulluğu yaşıyoruz. Niye oy vermiyorsun diye sorduğumuzda da “E biz ALLAH’a oy veriyoruz.” Öyle bir özdeşme doğru değil, haklı değil, yerinde değil. Bu insani düzenlemelerdir, toplumsal düzenlemelerdir.
Elbette ki inancını insanlar yaşayabilmelidir ve bugüne kadar da o inancı yaşamışlardır. Örneğin 1920’li yıllara dil uzatılıyor. Cumhuriyet’imizin kurulduğu yıllara dil uzatılıyor. Hatta daha ileri gidiliyor. Bunu sizinle de paylaşayım. Örneğin bazı yayın organlarında Anıtkabir’e dil uzatılır. Kabirlerde Fatiha okunur ama Anıtkabir’de insanlar saygı duruşunda bulunulduğundan ötürü eleştiri yapılır.
Ne yazık ki burada çok büyük bir algılama hatası var. Afyon’a kadar girmiş Yunan, İstanbul işgal altında, Şeyh İslam, Mustafa Kemal ve arkadaşların katli vaciptir diye fetva veriyor. Sevr’in altına imzalanmış. Konya’da Delibaş isyanları, Afyon’da bayraklarla karşılanan düşman, Akdeniz işgal altında, Polatlı’ya kadar girilmiş ve o dönemde verilen o büyük Kurtuluş mücadelesinde ve onun sonucunda Türkiye’de ezan sesleri duyuluyorsa, o ezan seslerinin duyulmasını sağlayan kabre bin kere, on bin kere, yüz bin kere saygı duyulur. Elbette ki orada saygı duruşunda bulunacağız. O bir semboldür, biz o sembole saygı duruşunda bulunuyoruz.
Ne yazık ki Türkiye’de ezan seslerinin duyulmasını sağlayan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına o dil uzatan anlayış aslında o bağımsızlık onurunu, o emparyalizme karşı verilen mücadeleye ihanet ediyorlar. Onun için orada saygı duyulacaktır. Ne yazık ki bugün baktığımızda o Cumhuriyetimizin yakın tarihine dil uzatanlar ve burada yüce dinimizi siyasete bulaştıranlar aslında bu ülkeye büyük bir haksızlık, yurttaşlarımıza büyük bir haksızlık etmektedirler.
Din adına siyaset yapılmaz. Siyasetin temel unsuru insandır. İnsan öncelikli, insanın insanca yaşayabileceği toplumsal düzen, din adına ahkam kesiyorsun, yolsuzluk yapıyorsun. Bugün Siirt’te bize gelen duyum ve bilgiler gerçekten içimizi acıtıyor. Bunların takipçisi olacağız. İl Özel İdaresi ve diğer yerlerde yapılan ihalelerdeki duyumları ve bilgileri mutlaka değerlendireceğiz. Bunun da gereğini yapacağız ama takipçisi olacağız.
"KAZANILMIŞ HAKLARI CHP GETİRDİ"
CHP'de 40 yıldır iktidar olamamanın yarattığı travma olduğu söyleniyor. Peki kurulduğundan bu yana neden CHP iktidar olamadı? Sizce bunun nedenleri nelerdir?
Toplumsal sosyolojik değişimler var ve onun getirdiği birçok faktör var yani bizim iktidarımızı engelleyen elbette ki iç ve dış güçler vardır. Çünkü bizim bir bağımsızlık uğrunda hareket eden bir emperyalist duruşumuz var. Elbette ki bu duruşumuzun büyük Ortadoğu projesine uygun kaçmayacağı da söz konusu olabilir ama bu toplumsal sosyolojik değişiminin de bunda etkisi var, ama şu bilinmelidir ki Türkiye’deki kazanılmış çalışanlar açısından da insan hakları açısından da bütün kazanılmış hakları CHP getirdi.
"KURTALAN'A DEMİRYOLUNUN GELMESİNİ SAĞLAYAN CHP'DİR"
CHP’nin Türkiye’deki sanayileşme dahil olmak üzere Kurtalan’a kadar bir demir yolu geliyor ise, bu demiryolunun gelmesini sağlayan gene CHP’dir. Hem de 1920’li yılların, 30’lu yılların koşullarında yapılmış önemli projelerdir bunlar.
"SATA SATA BİTİREMEDİKLERİ ÖZELLEŞTİRMELER, YAPTIKLARI SANAYİ KURULUŞLARI CHP'NİN MİRASIDIR"
Sata sata bitiremedikleri büyük özelleştirmeler yaptıkları o sanayi kuruluşları hepsi CHP’nin mirasıdır. Örneğin Eti Maden, Eti Gümüş, Eti Bakır gibi çok önemli devasa yer altı zenginliklerimizi işleten kuruluşları bile CHP’nin yeraltı zenginliklere verdiği önemin sonucu olarak üretilen o yerleri bile nasıl peşkeş çektikleri ortada.
Şimdi orada siyasetini zenginleşme aracı olarak kullananlar erki eline geçirdiği zaman attıkları ağır itham ve itiraflarla erklerini ellerinde tutmaya çalışıyorlar. Nereye kadar, gün gelir devran döner. Bu halk da uyanır. Elbette ki sorgular.
"TOPLUMUMUZ SİYASETÇİYİ SORGULAMIYOR"
Bizim toplumumuzun en büyük eksikliği siyasetçiyi sorgulamıyor. Ulusal sorgulama ve toplumsal denetim mekanizması işleyecek ki biz hesap verelim. İktidar hesap verebilsin. İktidarlar sorgulanmaz değil, iktidarlar sorgulanır. İktidarlar attığı her adımda sorgulanır.
Elbette ki devasa büyük bütçelerle Türkiye yönetilirken hizmetler de olacaktır zaten o senin görevin ama esas ihale edilen bir yerin bedeli yüksek ise esas fiyatının çok üzerinde ise bu sorgulanmayacak mı, sonuçta yoksulluğun nedeni yolsuzluktur.
Yoksulluğu aşmanın bir tek yolu vardır, yolsuzluklarla mücadeledir. Ben yolsuzluklarla mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yüksek maliyetli projelerin getirdiği bedel halkın cebinden çıkıyor.
Yeni CHP” tanımı eleştiri aldı. Nedir “Yeni CHP”?
Biz köklerimize sonuna kadar bağlı ve sadığız. CHP yenileşmenin, değişimin öncüsü olmuştur. Elbette ki yenileşmenin ve değişimin öncüsü olan parti doğal olarak sürece göre kendini yenileyecektir. Ama temelimiz sağlamdır, sağlam kalacaktır. Bakın biz 1923’te birlikle kurulduk.
"MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN KURDUĞU BİR PARTİYİZ"
Türkiye’nin en eski siyasi partisiyiz. Cumhuriyeti gören bir partiyiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partiyiz. Süreç içerisinde başbakanlar, cumhurbaşkanları çıkartan siyasi partiler oldu.
Devasa partiler, uzun yıllar Türkiye’yi yönettiler. Bugün o partiler nerde. Demokrat parti yok, başbakan, cumhurbaşkanı çıkardı. Adalet partisi başbakan çıkardı, cumhurbaşkanı belirledi. Uzun süre tarihte önemli ihtilaf görevleri yaptı.
"CHP DÜN DE VARDI, BUGÜN DE VAR, YARIN DA..."
Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi başbakanlar, cumhurbaşkanları çıkardı. Diğer partiler başbakanlar çıkardı ama CHP dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır.
"AĞIR MUHTIRAYI VERENLER ÖDÜLLENDİRİLDİLER"
Sivil siyaseti devlet adına münipüle eden CHP'den sivil siyasetin önünü açan ve kurumsallaştıran, kurumsallığına katkı sağlayan CHP'ye yolculukta Sayın Kılıçdaroğlu size göre ne anlam taşır?
Kemal bey, demokrasiye inanmış bir insandır, demokrat bir insandır. Demokrasinin kurum ve kuralların işlenmesi gerektiğini inanan darbeci anlayışın sonuna kadar karşı olan ve bunu da her alanda ifade eden ve bugün Türkiye’de bir darbe tehdidi söz konusu olur ise tanklar sokağa çıkar ise ilk önce o tankların önünde ben dururum diyen büyük bir yurtseverdir.
Büyük bir demokrat olarak her türlü darbenin, demokrasiye zarar verecek her türlü yaklaşımın sonuna kadar karşısında olur. Nitekim geçtiğimiz dönemlerde yaşanan bedelini ödediğimiz 12 Eylül’lere karşı olduk. 28 Şubat’ı da doğru bulmadık, 27 Nisan’ı da doğru bulmadık. Ancak 28 Şubat’ı hayata geçirenleri nasıl ödüllendirildiğini, 27 Nisan’da zehir zemberek muhtırayı veren ilgili Genel Kurmay Başkanı’nı daha sonra üstün hizmet ödülü Bakanlar Kurulu kararıyla nasıl alındığını hepimiz tanık olduk.
Ne yazık ki ağır muhtırayı verenler ödüllendirildiler. Biz demokrasi özgürlükleri, özgür bireyleri örgüt topluma demokratik devlette yaşatacağız. Devlet demokratik olacak, şeffaf olacak, saydam olacak, içi görünür olacak, gizlilik arz etmeyecek. Bireyi olabildiğince özgürleştirmek, yurttaşlık bilgini geliştirmek en temel birinci ilkemiz olacaktır.
"SİİRT CHP'DE BİR CANLANMA VAR"
CHP’nin durumunu Siirt’te nasıl görüyorsunuz?
Siirt’te bir canlanma var. İl başkanımız ve onun çalışma arkadaşları, ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz burada çok yoğun bir çalışma götürdüklerini gözlemliyorum. Bu çalışmaların bir bölümüne bende katıldım.
Dün Kurtalan’daydık. Kurtalan’da olağanüstü bir ilgiyle karşılandık, bende tahmin etmiyordum. Gittiğimiz yerlerde de sorunları görüyoruz.
İnsanların sorunlarını dinliyoruz ve gerçekten bir kıpırdama bir hareketlenme var. Siirt’te CHP’nin bayrağının çok daha ileri boyutta dalgalanacağını görüyorum.
Sorularımız bu kadar. Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
Böyle güzel bir röportaj gerçekleştirdiğiniz için ben teşekkür ederim. Sorularınız çok güzeldi, başarılarınızın devamını dilerim.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 2 yorum mevcut
baran 1 yıl önce yorumlandı
sayın soysal
partinizin genel başkanı bir dediği bir birini tutmuyor
nasıl olacak bari onuda açıklasaydınız
12eylül darbecilerine sırt çıkan siz değilmiydiniz
ne oldu
türbanı hani genel başkanınız çözecekti ne oldu
her fakir aileye 600tl diyorsunuz buyrun belediyelerden başlasanıza
yok çünkü sizin aritmetiğiniz zayıf
hergün birileriniz çıkıp konuşuyor ertesi gün yok böyle demedim şöyle olacaktı hep kıvırıyorsunuz
çünkü sizin genel başkanınız size sahip çıkamıyor bir disiplinsizlik var
sizin chp nizde
bunu önce sağlayın madem genel başkanınız sizin konuşmalarınıza ambargo uyguluyorsa
sizde susun
emre 1 yıl önce yorumlandı
sıkıldım artık sürekli aynı laflarla dönen duran siyasetçilerden biride çıksın sorun şu çözüm şu gelin deneyelim ama çözüm havadan sallama olmayacak bütçesini kaynağını insan gücünü süresini avantajlarını dezavantajlarını belirtecek bu ülkenin sorunları olduğunu ilk defa duymadım ben zaten bu sorunların odağında yaşıyorum çözümün ne onu söyle yok şu var bu var böle oldu şöyle oldularla yürümez artık somut çözüm üretmek siyasetçinin işi yok üretemeyiz diyorsanız bırakın siyaseti gençler yapsın yapışmayın koltuklarınıza!!!!