22 Mayıs 2012 Salı

Başkan Sadak ile Konuşulmayanları Konuştuk

Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ile bugüne kadar konuşulmayanları Siz Değerli Siirt Manşet Okurları için konuştuk.

01 Mart 2011 Salı 07:09
Bu haber 2101 kez okundu
Başkan Sadak ile Konuşulmayanları Konuştuk
Siirt Manşet Ailesi olarak okuyucularımıza Siirt hakkında güncel bilgileri sunmak amacıyla Siirt'imize hizmet veren kurumları ziyaret edip bilgi alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz.

Bu haftaki konuğumuz Belediye Başkanımız Selim SADAK. Belediye Başkanımızla Röportaj havasında geçen sohbeti siz değerli Siirt Manşet okurlarıyla paylaşıyoruz.


RÖPORTAJ - Siirt Manşet /Reşit Çakır
29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Belediye Başkanı seçildiniz. Bu önemli göreve seçilmeniz dolayısıyla sizi tebrik eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Öncelikle değerli okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?
 32 yıllık siyaset yaşamım var. Ben hem Siirtliyim, hem Mardinliyim, hem Şırnaklıyım. Üç ilde benim için geçerlidir. Eski pasaportum ve kimliğim Mardin’dir, Şırnak milletvekiliyim, Siirt’in Belediye Başkanıyım. Sosyolojik yönlerden benim ailemin en çok ilgili ve ilişkili olduğu il Siirt’tir. Mahkemeleri olsun, ticari ilişkileri olsun, sosyolojik yönlerde aşireti ve aile bağı olsun Siirtliyim. Fakat ben Şırnak ilinin İdil ilçesinin Sulak (Bafe) köyünde dünyaya gelmişim. İlkokulu orda okudum, ortaokulu İdil’de okudum, liseyi Mardin Lisesi’nde okudum. Diyarbakır Eğitim Fakültesi Matematik Bölümü’nden mezun oldum. Fakat mezun olduktan sonra devlet memurluğu yapmadım. Çünkü gençlik yıllarında hep siyaset kafama yerleşti. 80 öncesi gençlik hareketleri içerisinde faal ilişkilerim vardı. 78 kuşağının içerisinde yetiştim. Biz bu vesileyle mezun olur olmaz siyasetin içerisine atıldım. 12 Eylülden sonra biraz duraklama oldu. Bir süre sonra tekrar aktif siyasete girdim. Belediye başkan adaylıklarından başladım,10 yıl milletvekili oldum. Kendim bu kulvardaki siyasi partilerinin genelinde hepsini yaşadım. HEP üyesiydim, DEP üyesiydim, DEHAP üyesiydim, HADEP üyesiydim, ÖZEP üyesiydim. DTP hareketinin 18 kişilik koordinasyonun koordinatörlüğünü yaptım. DTP’nin kurucu üyesi oldum, fakat Anayasa Mahkemesi benim üyeliğimi sildi. 2007 genel seçimlerde milletvekili olacaktım, siyasi yasaklıyım diye bırakmadılar milletvekili olayım. Ama Siirt’te aday olunca bir engel olmadan Siirt Belediye Başkanı oldum ve şu anda Siirt’teyim. 
Sayın SADAK, Siirt Belediye Başkanlığı’na seçildiniz. Bazı yerlerde olduğu gibi toplumda bir kanaat var, belli kesimin başkanı diye. Siz açık yüreklilikle bu konu hakkında düşüncelerinizi açıklar mısınız? 
Ben bu düşünceyle ilgili Siirt’te kendim rast gelmedim. Siirt halkından, basından, yayından, Sivil Toplum örgütlerinden, Arap’ından, Kürt’ünden, AK Partilisinden, MHP’den böyle bir şeye rast gelmedim. Hatta daha ötesinden bizim partiye oy vermeyenler diyor; işte biz diyorduk, düşünüyorduk, sen tek kesimin başkanı olacaksınız, ayrıcalık yapacaksınız, ezilmişlik bir partiden geliyorsunuz, iktidara gelip ezeceksiniz, fakat geldik tam tersini gördük. Herkese hizmette eşitlik ve adaletten şaşmıyorsunuz, yaklaşımlarda sevgiden farklı bir yaklaşım sergilemiyorsunuz, hizmette de bu sokak arabındır, kürtündür, AKP’nindir, BDP’nindir, CHP’nindir, demeden halkının nabzına göre mahalle sakinlerinin ve muhtarların nabzına göre hizmet yaptığınız için teşekkür ederiz diyorlar. Bir anlayıştan geldiğimiz halde hizmette herkese eşit yaklaştığımız için şu anda sokaklarda yürürken öyle söylüyorlar. Acaba beni aldatıyorlar mı yahut ta yüzüme başka arkamda başkamı söylüyorlar bilmiyorum, belki çok az art niyetli insanlar olur. AKP tabanı dahil olmak üzere, Arap kesimi dahil olmak üzere Siirtlinin yerlisi, köylüsü, göçeri dahil olmak üzere ben bu türlü eleştirilere rast gelmedim. Fakat şunuda söyleyeyim, beni mutlu eden, benim çalışma azmimi güçlendiren, coşturan, bana sinerji veren, motivasyon sağlayan bana halkın bu yaklaşımıdır. Bende geride bıraktığımız yılda bu kadar hizmeti yapmayı hedeflemiyordum doğrusunu söylersem. Ben bugünden sonra hizmet yapmayı hedefliyorum, insanlara söylemiştim, hizmet olarak 2 yıl içinde hiç bir şey beklemeyin benden, çöp yığınları içinde kalsanız da, musluklar akmasa kir, çamur içinde kalsanız dahi 2 yıl benden hiç bir şey beklemeyin. 2 yıldan sonra başlayacağım demiştim. Fakat 2 yıl dahi beklemedik. Hemen hemen her gün dolaşıyorum, tertemiz bir Siirt görüyorum. Geçen gün temizlik şirketinin çalışanlarını kutladım, dedim ki yüzümü güldürdünüz, alnımı aklaştırdınız, beni halka karşı mahçup etmediniz. Sabah erkenden kalkıyorum 6-7’de. Bazen abrayla, bazen yaya hemen hemen Siirt’in yarısını dolaşıyorum, her taraf tertemiz. Çöp yok, çevre iyi, bakıyorum parklar bahçeler iyi, bakıyorum sokakların çoğu taşlanmış ve asfaltlanmış. Ben rastgele kapıları çalıp giriyorum, herkes beni bağrına basıyor, çocuklardan tutun, kadınlarından tutun, yaşlılardan tutun. Mühimde olan bir toplumun yaşlıları, kadınları, çocukları ve gençleri sevgi gösterdi mi o toplum iyidir. Bunu halkta görüyorum, bu vesileyle ben çok mutluyum. 
Bir önceki Belediye Başkanı’ndan belediyeyi devraldığınızda belediyenin borcu ne kadardı? Bu borçlar ne borcuydu?
Şimdi söyleyeyim size ben daha o rakamı halen bilemedim. Biz gelirken ilk olarak muhasebeciyi çağırdım, ne kadar borcumuz vardır. 84 TRİLYON 650 MİLYAR lira para tahakkuka girmiş borçtur. Fakat henüz girmiş, tahakkuka girmemiş, mahkemelik olanlar da var. Esnaf borcu, işçi borcu ve devletin borcu var. Daha tahakkuka girmemiş borçlara da örnek göstereceğim. Devlet Su İşleri var, diğer kamu kurumlarının 65 trilyon borcu daha vardı. Bunlar daha yeni tahakkuka giriyor. Yapmıştır, bitmiştir, Belediye Siirt halkına borçlanmış, fakat tahakkuka yeni giriyor. Toplam bir bütün olarak hepsini hesaplarsak 150 trilyon lira ediyor. Şöyle bir şey de var, mesela bu rakamın içerisinde var. Almanya katılma bankasından aldığımız % 12’lik KDV farkı yeni girdi. O da 1 Trilyon 400 Milyar lira paradır. Kemal Bilim’in alacağı vardı, mahkemelikti. O listede yoktu, listeye sonra girdi. 1 Trilyon 800 Milyar paraydı. Onu indirdik, 800 Milyara indirdik. Bana göre belediye anlayışından yoksun bir meclis, belediye şehirciliğinden, Siirt halkının sevgisinden mübah bir belediye başkanı ve başkan yardımcıları vardı. Ben yalnız belediye başkanına yüklersem hata olur. Ekip olarak Siirt’e olan sevgileri zayıftı, yoktu. Bir örnek vereyim sana, 2008’de bir şirkette 10000 su sayacı almak için ihale yapmışlar, bu şirket onlara bir sayacı 17 liradan anlaşmak üzere 10000 su sayacı vermişler. Bunlarda su sayaçlarını teslim almışlar, halka dağıtmışlar. Kimisinden doğrudan para almışlar, kimisinin su faturalarına eklemişler. Bir sayacı 25 liraya satmışlar, bir sayaçtan 8 lira kar etmişler. Fakat gel gör ki para ödeme zamanı gelmiş, 1 ay, 2 ay, 3 ay, 5 ay, 10 ay ödenmemiş ve o da inkar ediyor, ama ihale yapmış, ihalede 10000 sayaç almışsın, fiyat belli, senin sattığın, dağıttığın aileler belli, tanesi 25 liradan sattığın belli. Niçin böyle inkar ediyor ve bu şirket 2008 yılında belediyeye mahkeme açıyor ve kazanıyor. 217 milyar paraya % 40 inkar tazminatı ekleniyor, gecikme faizi ekleniyor, mahkeme masrafı ekleniyor, avukat masrafı ekleniyor, böylece bu para 467 milyar oluyor ve geçen yıldan itibaren bu adam bizim haberimiz olmadan mahkemeyi kazanmış ve bizim iller bankasından gelen paramıza haciz koymuş. Bana dediler 450 milyar para haciz olmuş, gitmiş. Kim haciz etmiş, İzmirli bir firma, ne için, şöyle böyle anlattığım hikayenin sahibi, su sayacının sahibi. Telefonla konuştum, adam diyor, sana inanıyorum, sen temiz bir insansın, benim 217 milyar alacağım var,% 80, 120 milyar civarında inkar tazminatı kazanmış alacağım var, gecikme faizi alacağım var, avukat parası alacağım var, benim ana paramı verirseniz hepsinden vazgeçeceğim diyor. Ben hemen sana ana paranı vereceğim dedim ve 4-5 taksitte anlaştım. Rus pazarı adı altında bir pasaj yapmış, belediye yapmış, ihaleye ve rmiş, 400 milyarla Müteahhit’e vermiş, yaptırmış, bitirmiş, halka dağıtmış, parasını peşin almış, büyük bir kısmı da taksitlerle almış. Demiş ki Müteahhit’e senin paranı vermiyorum, niye vermiyorsun demiş, senin alacağın yok bende demiş. O da mahkemeye vermiş, o da 243 milyardan 525 milyar olmuş. Geldiğim günden beri o Müteahhit ayda en az 7 kere belediyeye haciz çıkardı, bende iptal ettim. Dedim ki ben bir kuruş faiz, inkar tazminatı vermeyeceğim, ana parana razı olursan sana vereceğim dedim. Nihayet ana parasına razı oldu. Bugünlerde 550 milyar para ödemişim. Belediyeyi bilerek zarara uğratmak için açık bir yolsuzluk yapıyordu. Bu şekilde Siirt’in belediyesi 5 lira borçluyken 12 lira borçluydu. Ama biz geldiğimizde çok sağ olsunlar alacaklar her şeyi askıya aldılar, herkes kendi anaparasına razı oldu. Mahkeme parasından, avukat parasından, faizinden vazgeçtiler, her şeyden vazgeçtiler. Ben geldikten sonra paralarını taksitlerle ödedim, senette imzalamadım, onlarla sözleşmede yapmadım, dedim imkanlar dahilinde paranızı ödeyeceğim. Herkes itimat etti ve her ay başında paralarını ödedim. Fakat bu ay kimseye o eski borçlardan dolayı ödeyemedim. 550 milyar lira para böyle hacizli, anlaşamadığım bir para ortada olunca kimseye bu ay ödeme yapmadım. Sorumsuzluk, sözün eri olmama, böyle belediye yönetim anlayışından yoksun olma, halkın sevgisini almama, Siirt’in geleceğini hiç düşünememe, kendinin, kendi ailesinin, kendi yakın çevresinin çıkarı, menfaati, toplumun, Siirt’in menfaati üzerinde tutma nedeniyle her durumda Siirt’i böyle bir duruma koymuşlardır. Bu noktada herkes, bunu her zaman söylüyorum ben buraya gelirken tek arabanın deposunda bir damla mazot yoktu, bütün arabalar hurdaydı, orada bağlamışlardı. Biz geldik hepsini tamir ettik, mazot aldık. Bugün yavaş yavaş son iki yılımızı geride bırakırken biz sözümüzde takılı kalmadık, biz bu sene büyük bir hizmetle halkın altyapı ve üstyapı konusunda beklediğimizin üstünde bir performans göstererek hizmet sunduk.
 
Borç batağı altında olan bir belediyeye talip olur iken kaygılarınız olmadı mı? 
Kaygılarım çok vardı fakat bir görev var, bir sorumluluk var, biz siyasetçiyiz, siyasetçi için başarısızlık mazeret kabul edilemez. Mademki siyasetçisin yapmak zorundasın. Siyasetçiliğin bir tanımı da sorun çözme sanatıdır, problem çözme sanatıdır, engelleri aşma sanatıdır, topluma ulaşma sanatıdır. Toplumun dilini anlamak ve dilini yeniçağa bütünleşme sanatıdır. Ben korkuyordum, korkmuyordum değil. Buradan aday olurken, halkın arasında dolaşırken, mahalle içinde dolaşırken, çamurdan çoğu mahallelere giremedik. Başbakan dahi buraya gelirken bu sokakları, ilimizin en sosyal mahallesi Bahçelievler’de dolaşırken çöpler yığın haline gelmişti. Koca koca fareler çöpler içinde koşuşturuyordu. Musluklar hiç akmıyordu, camilerde bile su yoktu. Böylesi görünce birde borçlarla ilgili eski meclis üyelerimizden, sağdan soldan aldığıımız bilgileri işitince biraz ürküyorduk. Yalnız kaldığım zamanda da dua ediyordum, inşallah kazanmam diyordum. Bir yanda çalışıyordum, bir yandan da inşallah kazanmam diyordum. Bu ağır yükün bana kalmasını istemiyordum. İşte böyle bir durum vardı. Çaresiz toplumun yolunu açmak, mademki siyasetçisin, mademki halk adına konuşuyorsun, problemleri çözme sanatkarısın, elbet güçlü olmam gerekiyordu. Sağ olsun, siyasetimizin ve halkımızın bize verdiği cesaret, Allah’ında bize verdiği fırsat ve güçle sorunları aştık ve bugün önümüzü görüyoruz gibi geliyor bana. Zorlukları aşmış mıyız hayır, zorlukları aşmamışız, mesela bu ay para ödeyemedim, ödemekte de zorlanıyorum. 
Böylesi bir borç mirası devraldınız. Buna rağmen bu BDP’li belediyeler olarak bu kadar işin altından nasıl kalkıyorsunuz? 
Herkes bana bu soruyu soruyor, valimiz bile geçenlerde bana bunu sordu. Halkın çoğu da bunu söylüyor. Sanırım çapulculuk, yolsuzluk ve usulsüzlük kanadını kesersen, kendi imkanlarınla bir şeyler yapabiliyorsun. Şu ana kadar Ankara’dan, Ankara vakıflardan, genel müdürlüklerden tek kuruş destek görmemişim, tek kuruş yatırım gelmemiş. Sel felaketi vurdu bu şehre, 7 TRİLYON 850 MİLYAR bir zarar ziyan tespitimiz oldu, Mühendislerin, bayındırlığın ve AK partili mühendislerin raporuna göre. Buna rağmen Ankara’ya gittik kimse tek kuruş Siirt belediyesine yardım etmedi. Biz arkadaşlarımızla uyumlu çalışıyoruz, halkın desteğini alıyoruz, halkın teveccühünü alıyoruz ve böyle oluyor.  
İki yıllık belediyecilik döneminizde Siirt’te neler değişti, neler yapıldı ve bundan sonra yapılması gereken projeler nelerdir?
Kendi ailesini, kendi çocuğunu düşünmeyen insanlarında belediye başkanı olabileceğini gösterdik. Bu yaptıklarımızı şöyle özetlersek; biz 50 000 ton asfalt döktük, bu 50 000 ton 33 kilometre 10- 12 cm kalınlığında asfalt döktük. Biz 105 bin metrekare taş döşedik, biz 22 kilometre kanalizasyon su şebekesini döşedik. Biz on binlerce yer altı kanalizasyon ve su arızasını düzelttik. Siirt’te artık temiz bir şehir, çamursuz, çöpsüz bir şehir olabilir şeklini kanıtladık. Personel ile bürokratın, bürokrasi ile belediye başkanı hepsi birden halkla nasıl bütünleşebilir, nasıl hizmet verebileceğini bazı eksikliklerimizle birlikte biz halka kanıtladık. Yapacağımız aynı stille çalışmalarımızı sürdürmektir. Önümüzdeki yıl içerisinde paramızın, bütçemizin yetmediği sokaklara taş döşemek, cadde ve sokaklara asfalt dökmek. B unun için tekrar 100 bin parke taşı ihalesi çıkarıyoruz, bunun için 45 bin ton asfalt ihaleye veriyoruz. Arsa sıkıntımız olduğu halde 3 tane büyük parkın temelini atıyoruz, bunları 2-3 ay içerisinde yetiştireceğiz. Şehir içindeki hayvan pazarını şehir göbeğinden dışarıya taşıyoruz, arsasını tespit ettik. Biz bu sezon 10 bin ağaç dikmeyi planlıyoruz. 3 tane taziye evi yapacağız. 1 tane halk evi yapacağız. Kadın destek evini kuracağız. Eğitim destek evini kurma çalışmalarını bitirmek üzereyiz. En büyük projemiz hizmette ve sevgide eşitliği dağıtmaktan şaşmayacağız, bunu daha da kanıtlayacağız. Bir kesimin değil tüm Siirt’in belediye başkanıyım. Köylere hizmet yapıyoruz. Yardıma muhtaç ailelere toplam 9000 aileye yardım dağıtmışız. Bazı zenginlerden, işadamlarından, vakıflardan çimento aldık, demir aldık fakirlere dağıttık. Birkaç fakirin evini inşa ettik, tamir ettik. BU da var, bir baktım Siirt’e vardığımda da hiçbir şey yapmamışım gibi kendi kendimi eleştiriyorum. Siirt insanı hizmete layıktır, Siirt insanı sevgiye layıktır. Tüm bunlara rağmen hala ben kendimi ezik bir durumda his ediyorum. 
Siirt’in en önemli sorunları nelerdir ve bunlara ne gibi çözüm yolları arıyorsunuz? Bu konuda önünüzde hangi projeler mevcuttur? 
Siirt’in sorunları, bir şehrin her şehrin şehir olabilmesi için şehircilik kültürünün oluşturulmasıyla altyapı, üstyapı çalışmaları ihtiyacı olduğu kadar Siirt’inde bunlara ihtiyacı var. Altyapı, üstyapı, sosyal, kültürel, adilane yaklaşımın Siirt’inde ihtiyacı var. Siirt’in en önemli sorunları, Siirt’in caddelerinin eskiden yanlış inşa edilmesi, imar konusunda ismi var ama cismi olmayan bir imar anlayışıyla birlikte bir imar ekibi kurmaya çalışıyoruz. İnek surunu diyorlar, kaldırım sorunu diyorlar, bunlar küçük şeylerdir. Bunları hesaba katmıyorum. En önemlisi Siirt’e bir imar anlayışı kurmaktır, yeni imar alanları açmaktır. Şehir plan vizyonu yapmaktır. En örnek projelerimizin başında birincisi şehir merkezinde yapılan hayvan besiciliğini dışarıya taşımaktır. Hem güçlü besicilik yapmak Siirt’in var olan tarihi hayvancılık dokusunu yaşatmak hatta daha da güçlendirerek bu merkezi yerlerde yapılan hayvancılığı dışarıya taşımaktır. İkincisi kentsel dönüşüm konusunda ilgili yerlerle irtibat kurularak bu Siirt’imizin yaşanılır durumu zor olan eski dar sokaklardan kurtarmak, kentsel dönüşüm projelerini hazırlarsak bununla birlikte kültür merkezi, çocuk parkları, spor alanları kurarak, yeni inşaat alanlarına park, bahçe ve sokakların projeli programlı olması konusunda bunlar çok önemlidir. 
Geçmiş 2 yılda Siirt’e güzel hizmetleriniz oldu. Hayalinizde yapmak isteyipte yapamadığınız proje var mı? 
Benim hayatımda yapmak isteyip de bir proje az önce saydıklarımdır ama yapacağıma inandığım için çokta fazla üzülmüyorum. Onun tam tersi olarak bugün yaptıklarımız bizi çok mutlu ediyor. Belki de çoğu insanın bunu takdirle karşılayacağını, bizimde halka bu kadar rahat yaklaşacağımızı tahmin etmiyordum. Ama bir başarımız daha var. Bütün Türkiye belediyeleri içerisinde büyük ve küçük belediyelerde dahil bütçeyi en başarılı devir eden belediyelerden birisiyiz. Geçen sene tek kuruş borç yapmadan eski belediyenin borçlarını ödemezseydik artı 1 TRİLYON ile yılımızı geride bırakacaktık, yani çokta başarılı olduğumuzu söylüyorum. 
Temiz su projesi ve arıtma tesisi hakkında bilgi verirmisiniz? 
Temiz su projesi tamam. Bizim HESKO suyu zaten Türkiye’nin 1990-91 yıllarında inşa edilen HESKO suyu Türkiye’nin en iyi içme sularından biridir. Fakat şöyle bir özelliği vardır. Yağış çok yağdığı zaman bizi çok idare ediyordu. Yağış az yağdığı zaman HESKO suyu yetmiyordu. Ben Devlet Su İşlerini tebrik ediyorum, güzel bir proje yaptı. Siirt’te her ne kadar altyapı, üstyapı böyle çokta sağlıklı değilse dahi ama plan proje iyidir. Şayet iyi kullanılabilirse Siirt susuz kalmayacak, ama yanlış inşa edildiği için her an her tür arıza yapabilir. Mayıs’tan şimdiye kadar onun tamiriyle uğraşıyorum. Ama son bir aydır arıza vermeden akıyor. Tabi ne diyorlar, güzel bakırı işletmenin en iyisi güzel işletenin elinde olmasıdır. Bu su projesi başka anlayışın elinde olsa yaşatamazdı. Şu anda Siirt’in su ihtiyacı yok diyebilirim, sıkıntımız olmayacak diyebilirim. Su birliği kurduk, Kurtalan, Aydınlar, Gökçe bağ, Karabağlar, Ata bağı beldelerin suları da aynı kanalda geçiyor. Bu belediye başkanlarıyla bir araya geldik, herkeste Siirt belediyesine yetki verdi. İşletme Siirt belediyesine devredildi. Bizde bu suyu mevcut belediyelerin nüfus oranına göre dağıtacağız ve işletmesini biz yapacağız. Bu vesileyle o belediyelerin bize duyduğu güvenden dolayı çok teşekkür ediyoruz. AKP, DTP’li, Bağımsız olanlarıyla hepsi bize güvendiler. Bunlar hepsi ancak Selim Sadak yapabilir, başka birisi Siirt belediye başkanı olsaydı biz vermezdik dediler. Biz birlik kurduk, beraber bütün belediyeler aylık 100 milyara yakın mal olacak buda belediyenin üzerine yüklenilecekti. Biz bu birlikle bunu 50-60 milyara mal etmeye çalışacağız. Diğer belediyelerin bu konuda bana duydukları güvenden dolayı çok teşekkür ediyorum. 
Siirt’te asfaltlama çalışmaları ne durumda? 
Siirt’te asfaltlama çalışmaları bu yıl içerisinde biliyorsunuz geçen sene ve evvelki sene caddelerde, sokaklarda yürümek mümkün değildir. Tabutlu çukurlar vardı. 2-3 sokak dışında ki onları da 2-3 gün içinde hal edeceğim. 50 bin ton asfalt döktük. Bu 33 kilometreye tebakül ediyor. Bu asfaltta 10-12 cm kalınlığındadır. İnsanlar hizmet görsün diye biraz acelemiz oldu o konularda ama iyi oldu. Birde sokakları taşladık, insanlar memnundular, bir sıkıntımız yok bu konuda. 
Siirt’in çöpleri nerede toplanmaktadır? Çöplerin geri dönüşüm projesi var mıdır? 
Siirt’te çöp toplama, depolama yerimiz var, atık maddeleri toplama yerimiz var. Şu ana kadar Yahşi depolama denilen bir yer var, çöpler oraya toplanıyor, eksiklikler var bu konuda, ihale edilen bir yer var. Bundan sonra orada çöp depolama tesisi olarak orayı kullanacağız. Geri dönüşüm projesi şu anda yok. Siirt’in çöpleri verimsiz olduğu için, herkes sokağa attığı için, hayvan pisliği, taş, toprak, kül olduğu için bu çöpler verimli olmadığı için geri dönüşüm projesini düşünmüyoruz. Ama tıbbi atık madde ki Van’da kurulan bir tesisle anlaştık. Kısa bir cüzi karşılığında tıbbi atık maddeleri konusunda bu tesisle anlaştık. 
Siirt’i daha yeşil bir hale getirebilmek için ne gibi projeleriniz var? 
Bütün şehri betona çevirmişler. Daracık sokaklar, 8-9-10 katlı apartmanlar, imarlar Siirt’i katletmişler. Yalnız Bahçelievler mahallesini 153 dönüm yeşil sahayı hep beton yapmışlar, konut yapmışlar. Tüm bunları değerlendirirken dersimizi alacağız, bundan sonra yeşil sahalara önem vereceğiz. Parkları yaparken belediyemizin bütçesi el verdiği kadar geniş park alanları yapmamıza imkan tanıyacağız. Bazı mesir alanları açmak için ağaçlandırma çalışmalarını yapacağız. Yeşil sahayı çok önemsiyoruz. 
Siirt’te yardıma muhtaç yoksul vatandaşlara yönelik hizmetleriniz nelerdir? 
Belediye Başkanlığı bünyesinde Yoksulluk ve Fakirlikle Mücadele Birliği Komisyon Komitesini kurmak için bir toplantı yaptık. Özellikle bu komisyonun devreye girmesi konusunda çalışmayı sürdüreceğim. Fakirlerimizi yardıma muhtaç ailelerimizi onlara ulaşmak için dünyadaki ve Türkiye’deki tüm kurumlarla irtibat kuracağım. Bu komisyonu oluşturduktan sonra tanıtımını yurt içi ve yurt dışında giysi ve yiyecek bankalarını oluşturacağız. Yardımcı muhtaç insanlarımızın bir nebzede olsa durumlarını aydınlatmak için bu çalışmayı sürdüreceğiz. Bu konuda projelerimiz var, inciniyoruz, üzülüyoruz, yükümüz çok ağır fakat yolumuz çok uzun, bu konuda başarabileceğimize inanıyorum. 
Siirt Belediyesi’nin bayanlara yönelik herhangi bir çalışması var mı? 
Bayanlara yönelik biz Kadın Destek Evini kurduk. Bu kadın destek evi üzerinde bir sosyolog var. O evde iki çalışan olacak. Bunlarında çalışmaları Siirt’e geniş bir şekilde Siirt’in değişik problemleri olan kadınlara ulaşmak için çalışmalarını sürdürecekler. Belediye olarak belediye kadın kurumları ilişkilerinde bu kadına nasıl yardımcı olabilecek, Siirt’teki bayanlara ulaşmak, problemlerini çözmek var olan problemlerini başkalarıyla paylaşmak bu şekilde streslerini ve problemlerini hafifletmek için yardım olmaya yönelik bir proje oldu. Zaten seçim çalışma programlarımızın içerisinde yok. Onu yerine getirdik. İleriki süreçte biz yapacağımız parkların arasına onlara park içinde bir ev yapıp onları oraya taşıyacağız.  
Neden hala ilimizde yaşlıların ve engellilerin barınacağı bir huzur evi yok? Siz bu konuda neyi planlıyorsunuz? 
Bunlar belediye projelerinin içerisinde yapılması gerekenlerdir. Tüm toplumlarda Türk devlet fonlarında, Sosyal Yardımlaşma Vakfı gerek kadınlara yönelik, gerek yoksullara yönelik, gerekse yaşlılara yönelik yardım belediye üzerinde oluyor. Gelişmiş bütün toplumlarda bu böyle oluyor. Fakat devlet kendi yönetiyor. İnsanlar devletin elini öpsün, en büyük devlet, Allah devletimizden razı olsun denmesi için yaşlılara yönelik, fakirlere yönelik, çocuklara yönelik yardımlaşma fonları devletin elindedir. Halbuki bu, çağa uygun değildir. Tamamıyla seçilmiş, Sivil Toplum Örgütleri veya Belediye üzerinde bulunulması gerekir, vakıflar üzerinde bulunulması gerekir. Devletin elinde olması bana göre çağa yakışmayan bir şeydir. Bu devlet ben büyüğüm, büyüklük gösteriyorum anlayışına bağlıyor, bu da doğru değildir. Belediyenin öyle bir i mkanı yok. Fakat bu ilerisi olacak anlamında değildir. Bizim temel hedefimiz dönem sonu tüm bunların olması için yaşlılara, kadınlara, yoksullara yönelik yardım evlerinin kurulabilmesi için bir zemin hazırlamak, sosyal alanda, sportif alanlarda, kültürel evler kompleksi konusunda yapabileceğimiz eksiklikleri yapabilmek için zemin hazırlamak, kültür alanda aynı şekilde insanların dillerini, kültürünü ve yaşam biçimlerini yaşayabilmeleri için diğer halklarla paylaşabilmeleri için bir zemin hazır kurmaya çalışacağız. 
Yıllardır Siirt ve çevresinin en büyük sorunu ve giderekte büyüyen hava kirliliğidir. Bu kömür kalitesinin düşüklüğünden mi, yoksa dağıtılan kömür kalitesinin düşük olmasından mı kaynaklanıyor? Siz hava kirliliği konusunda ne düşünüyorsunuz ve ne tür önlemler alıyorsunuz? 
Biz sayın valimizle bu konuda görüştük. Hem kalitesiz kömür, hem devletin kalitesiz kömür dağıtmasıdır. Şimdiye kadar devlet ihalesini alan ve bürokrasiyle bütünleşen insanlar ben insana hem hizmet edeceğim, hem de ekmek kazanacağım anlayışından çok ben sadece ekmek kazanacağım diye ticaret yapıyorlar. Nakliyeciler, tüccarlar Türkiye’de bu şekilde yaklaşıyorlar. Siirt’in hava kirliliği kabul edilecek durum değildir. Tamamıyla vilayet ve devlet sorunudur. Belediyenin payı büyük, çünkü bu dağıtım konusunda kömürü birlikte toplama, tespit etme konusunda 200 tonun üstünde belediye kömür yakalamış, köydeki okullara ve köylülere dağıtmış, fakat bu çare değildir. Bu sorun belediyenin himayesine devredilirse, fakir ve yardıma muhtaç ailelerin kömür dağıtma ve bu konuda gelen paraları, bu fonları belediyeye bağlarlarsa seçilmişl er hiçbir zaman halka karşı çıkamazlar. Seçilmişler, Sivil Toplum örgütleri tamamıyla halkın iradesi olduğu için, halk kesimi tarafından seçildiği için mutlaka halka en yakın durmaya çalışırlar. Artık devlet büyüktür, devlet giydirir, devlet dağıtır anlayışı demode olacaktır. Halka rağmen halk adına konuşur durumuna geliyor. Fakat seçilmişlik halka rağmen halk adına konuşamaz, halkla birlikte halk adına konuşabilir. Çünkü halka rağmen halk adına konuştuğun zaman, halka yaklaştığın zaman halk yalan söylüyorsun diyecek. Fakat halk devlete yalan söylüyorsun diyemiyor, halk devletten korkuyor ve buna cesaret edemiyor. O yüzden bizim demokrat özerklik dediğimiz mesele var ya işte halkın o özgürlüğüne ulaşmasıdır, halkın kendi kendini besleyebilecek cesarete ulaşmasıdır.  
İlimiz yerleşim ve imar durumunda sizce geçmişten bugüne gelen bir düzensiz şehirleşme söz konusu mu? Bu konuda bir önlem almayı düşünüyor musunuz? Sizce Siirt imar açısından nereye kadar genişleyebilir? Altyapınız ne durumda?
Altyapı konusunda zorluklarımız var, imkanlarımız çok zayıf, iki yıldır henüz belediyede halktan tek bir proje almamışlar yapı konusunda, fakat biz imar alanı, imar sahalarını düşünüp ileriki yıllarda altyapıları da hazırlayacağız ve problemleri o şekilde çözeceğiz. Biz imarı artık insanları imara saygıya alıştıracağız. En büyük zorluğumuz oradan geliyor. Bazı insanın elinden rant çıkıyor, çapulculuk çıkıyor, biz buna müsaade etmeyeceğiz. Şehircilik anlayışını yerleştireceğiz. Herkesin sokağını sonrasını düşünmek zorunda kalarak inşa etme durumundaydık ama eski yerleşim alanları konusunda bir şey yapamayız. Çevre yolu ötesinde 300 dönüm arazinin imarı hazırdır. Sonbahardan sonra biz oraya altyapıyı getirmeyi düşünüyoruz. Suyu kanalizasyonu taşımayı düşünüyoruz. Altyapı oraya giderse imar zaten hazırd ır. 
Birçok il ön plana çıkmak için birden fazla etkinlikler düzenliyor. Bizde ilimizi daha çok ön plana çıkarmak için hangi etkinlikler veya festivaller düzenleyebiliriz? 
Bizim Siirt’imizin festivalleri başında Nevroz var. Bütün bölge Nevroz’a karşı ciddi bir yaklaşım içindedir. Nevroz’la birlikte Siirt’imizin iki temel özelliği daha var. Siirt bir sanayi şehri değildir, tarım şehridir. Tarımında iki tane ürünü ön plana çıkıyor. Birisi fıstık, biri de Zivzik narı adında bölgede yapılan narcılıktır. İkisiyle de ilgili festivaller, şölenler düzenliyoruz. Bu sene fıstık festivali düzenleyeceğimiz sırada bir olay oldu, iptal ettik. Zaten fıstık festivali 10 gün içerisinde olması gereken bir durumdur. Fakat nar festivali yaptık, çok harika oldu. Nar festivali, Fıstık festivali ve Nevroz bu bölgenin özü olmuştur. Biz bunları sürdüreceğiz, fakat biraz daha durumumuz el verdiği zaman gençliğe yönelik müzik şölenleri yapacağız.  
İlimize özgü olan bir takım ürünleri markalaştırmak mümkün olabilir mi? Siirt fıstığı gibi birtakım ilimize has ürünleri tescil ettirsek ilimiz için daha faydalı olamaz mı? Siz bu konuda bir girişim yapmayı düşünür müsünüz?
Festivallerde bize davetiye geldiği zaman oraya gidip stantlar hazırlayıp Siirt’in ürünlerini tanıtıyoruz. Battaniye olsun, bal olsun, fıstık olsun o stantlarda sergiliyoruz. Bu sene nar festivalinde reklamımız çok iyi oldu ve iyi bir derecede ihracat yaptık. Fırsat buldukça da ürünlerimizi sergilemeye devam edeceğiz. 
Halkımızın sorduğu bazı konular var, örneğin Güres caddesine neden çiçekler konulmuyor, merkezdeki araçların park durumu, bazı direklerdeki gece aydınlatmasının bozuk olduğu, belediye ses sisteminin merkezde bazı noktalarda duyulmadığı gibi konular var. Bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz? 
Ses sistemi konusunda haklıdırlar. Belediye duyuruları bazı yerlerde duyulmuyor, o kesin doğrudur. Tespitlerle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Güres caddesinde tahribatlarını düzeltip tamiratlar yapacağız. Işıklandırmalar için ihaleye veriyoruz. Yani bu çalışmaları kesinlikle sürdürüyoruz. Güresin çiçeklenmesiyle, tabi ki geçen sene tamamıyla yeşillendirdik, bu sene çiçeklerle donatacağız. Çok daha temiz, çok daha verimli bir hale getireceğiz. 
Siirt Belediyesi kendisini nasıl finanse etmektedir? Belediyenin şu andaki borcu nedir? 
Şu andaki borcu hazırlıksızım bakmadım, fakat şunu söyleyebilirim. Devlet ve özel sektörlere 30 trilyon civarında borç ödemişiz. Esnaf borcuda 16,5 trilyondan bugün itibariyle 4 trilyona indirmişiz. Nasıl finanse ettiğimize gelince, hiçbir yerden gelmemiş bize, ben kaynaklarımı söylersem Siirtliler bize nazar değecek, açmayacağım biraz merak konusu olsun. Aynı şekilde devam edeceğime inanıyorum. Siirt’in desteği ve teveccühüdür. Siirt’in belediye kira, vergi ve su faturaları yatırımı en büyük gelirimizdir.
Siirt Belediyesinin araç parkında neler var? 
Ben gelmeden önce bütün araçlarımızın hepsi kiralıktı, fakat her birimimize kendi imkanlarımızla Siirt iş adamlarının desteğiyle 2 pikap satın aldık. Şu anda bulunan araçlarımızı hep iş adamlarının desteğiyle sağladık. Fadıl Akgündüz’ün başta olduğu kurum 1 itfaiye aracı, Hedef Holding 1 süpürge aracı, başka iş adamları pikaplar, taksiler toplam 7-8 araç verdiler bize. Diğer geri kalan araçlarımız biz gelmeden hepsi işlevsiz, arızalı durumdaydılar. Biz hepsini tadilat ettik. 
Sayın SADAK, dışarıda yaşayan zengin müteşebbislerimizle Siirt’e yatırım yapmaları konusunda projeleriniz var mı? 
Bir proje sundum, İstanbul’da 1-2 toplantılar yaptık. Bu toplantılar sonunda geçen gün geldiler, Siirt’e bir tekstil fabrikası kurdular, çok güzel bir şey. 180-190 insan çalıştırıyorlar. Siirt Endüstri tesisi kurdular. Zivzik narının suya çevrilmesi için, nar suyunu çıkarmak için bir tesis kurdular. Bunlar çoğalabilir, ileriki dönemlerde çoğalabilmesi için girişimlerde bulunuyorum. Her zaman Siirtli iş adamlarıyla dışarıda bulunuyorum. Diyorum ki, şayet siz Siirtliyseniz, Siirt’e sizde sahip çıkmalısınız. Babanızın mezarı, babanızın yattığı toprağa, şehri güzelleştirmek için benim görevim olduğu gibi sizinde görevinizdir diye çağrı yapıyorum ve bu çağrılarımı sürdüreceğim. 
AK Partililerin ve hükümetin “Yerel yönetimle hizmet aynı olursa sinerji yaratırız.” gibi Siirt’e aba altından sopa gösterdiği zamanlar (olmuşsa eğer) olduğu ya da çoğu projede zorluk çıkarıldığı, bu dönemde hükümetle ilişkilerinizi yürütürken nasıl bir tavır sergiliyorsunuz? Sessiz mi kalıyorsunuz yoksa yeri geldiğinde masaya yumruğunuzu vuruyor musunuz? 
Siirt’e bir kuruş yardım gönderilmemiş. Başbakan belediye arasında ayrı gayrı sözü çokta doğru değildir. Ağrı’da bir sel felaketi oldu, aldığım bilgilere göre Ağrı’nın şehir olarak Siirt’in yarısından biraz fazladır, nüfusu 70 bindir. 8 trilyon para Ağrı belediyesine gönderdiler. Siirt, Ağrı’nın iki katı olmasına rağmen ve 630 aile su altında kalmasına rağmen, evleri su basılmasına rağmen 7 trilyon 850 milyar lira zarar ziyan olmasına rağmen zerre kadar belediye üzerinden Siirt’e bir yatırımları olmadı. Bugüne kadar belediyede şehircilik ve halkın tüm hizmetlerini karşılayan belediye üzerinden hükümetin kesinlikle bir yardımı olmamış. Şayet merkezi yönetimle yerel yönetim bir olması daha iyi, daha başarılı olur anlayışı olsaydı geçen dönemdeki belediyenin durumu nedir, onu sorgulamak gerekir. Aynı partinin belediye başkanı değimliydi, belediye başkanı yerini başbakana bırakmamıştı, sayın başbakan Ankara başkan yardımcısını özel olarak göndermedi mi? Başkan çürük ise niye başkan yardımcısı düzeltmedi? Şayet başkan çürük ise o AK Partili meclis üyeleri aynı anlayışın, aynı partinin adamları değimliydi. Niçin Siirt böyle sahipsiz kaldı, onu sormak gerekir. 
Bazı zabıta memurlarının kibirlenerek halkın üstünde egolarını tatmin ettiklerini gözlemliyoruz. Peki, başkanım, zabıta memurlarını alırken hangi kriterlere bakıyorsunuz eğitim düzeylerini göz önünde bulunduruyor musunuz? 
Benim zabıta alma şansım olmamış, bir tane bile almamışım. Eski zabıtalarla çalışmak zorundaydım. Yasal olarak ta bir tanesi bile almam. Fakat şunu söyleyeyim, görevli zabıta memurları kendini halktan üstün sayıp da halkla ters düşmüşse, halka bağırıp çağırıyorsa, varsa böyle bir zabıta memuru o halk hemen bana gelip bildirmelerini ama ispatlasınlar öyle çamur atma olmasın, ispatlasınlar. Bizim zabıtalarımızın yaş ortalaması 45’tir. Sonradan bir zaman bulunulursa zaten genç olanları bir eğitime göndereceğim. Öyle düşünüyorum. Eğitim birimlerimiz var, oraya göndereceğim. Fakat bizim 45’ten sonrakilere bir eğitim verecek düşüncemiz yok. Şayet bu torba yasası çıktığı gün biz bir şeyler yapacağız. 
Avrupa Birliği projelerinden çok faydalanan bir il değiliz. Belediye olarak siz nasıl bir çözüm getirmeyi düşünüyorsunuz? 
Zaten geçen belediyenin sayesinde 2013 yılı sonuna kadar Avrupa Birliği projelerinin büyük bir kısmından yararlanma şansımız yok. Başvuramıyoruz, onların yaptığı bir yanlış hiç başvurmamışlar ve bu yüzden bizim 2013 yılı sonuna kadar Avrupa Birliği projelerine başvurma hakkımız yok. O da geçen belediye sebep olmuştur. 
Sayın Vali ve Sayın Emniyet Müdürümüz ilişkilerinizin sıcak olduğunu gözlemliyoruz. Vali ve Emniyet Müdürü projelerinizin neresinde? 
Valilik projeleri başkadır, şehircilik projeleri başkadır, Emniyet Müdürlüğü projeleri başkadır, belediyenin projeleri başkadır. En azından ilişkilerimiz var, ilişkilerimiz iyidir, sıcaktır, olumludur ve bu da Siirt’e pozitif yansıyor. Bu çok önemlidir, ilişkili olmamız, devamlı haberleşmemiz, soru sormamız, sorun vardır, yoktur, durumu sormamız, ilişkilerimiz Siirt’e pozitif yaklaşım sergiliyor. Siirt’i germiyor, Siirt’i daha doğrusu sıcak bir ortama, normal bir ortama sevk ediyor. Pozitiftir, iyidir diye düşünüyorum. Bunlardan önceki ekip şimdiki vali ve emniyet müdürü gibi değil. Onların Siirt’e bıraktıkları iz, Siirt’i 10 yıl geriye götürdü. Hem emniyet müdürü hem vali Siirt’i 10 yıl geriye götürdü. 
Belediye Başkanı olarak halkın içine karıştığınızda insanlardan en çok hangi alanda şikayetler geliyor? 
En çok iş istihdamı ve yoksullukla ilgili şikayetler geliyor. Ayrıca konut sorunu, ev sorunu, imar programı ile şikayetler var. 
Başkanlık koltuğuna oturmanızın üstünde iki yıl dahi geçmeden büyük başarılara imza attınız ve bu başarılarınız dilden dile dolaştı. Bu sizde nasıl bir duygu yarattı? 
Beni eziyor, ben şımarmıyorum. Eziklik duyuyorum, acaba bu halkın teveccühüne layık olmayı gerçekten hak etmiş miyim, şeklinde kendi kendimi zaman zaman sorguluyorum. Böylesi layık olduysam ne mutlu ama bunu sürdürmekte çok önemli, halka layık olmak kolay değil, çok zordur. Yük daha da ağırlaşıyor. 
Siz de bir Kürt belediye başkanı olarak gündemin temel konusu olan Kürt sorunu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu konuda sorunun çözümü için şahsınız adına çözüme dair bir öneriniz olacak mı?
Tabi ben demiştim, Siirt’te barışı sağlamak için barış mesleğini sağlayacağım. Kürt sorunu çözülmezse Siirt’te yoksullukla mücadelenin, altyapı, üstyapı sorunu çözmek çok kolay olmayacaktır. Tüm bu sorunların çözülmesi barışa ulaşmak ve Kürt sorununun çözümü temelindedir. Bu sorunun cevabı çok uzundur, saatlerce konuşabilirim. Fakat kısa olarak benim önerim, Siirt’te Arap’larla, Kürt’lerle değişik kesimlerin, farklı kesimlerin bir araya gelip bu barışın sağlanması için bu ateşkes ortamların değerlendirilmesi için biraz fırsat kollamak, biraz güç birliği yapmak gerekir. 
Peki başkanım, bizim sormayı unuttuğumuz ve sizin söylemek istediğiniz bir konu var mı? 
Bu röportaj için çok çok teşekkür ediyorum. Tüm insanlara, bu toplumlar için hizmet yapmak onurlu bir şeydir. Şayet Siirt’e kayık olabilirsek yarında, o bir günde, bir yıl sonrada Siirtlilerin huzuruna ak alnımızla çıkabilirsek benim için en büyük mutluluk odur. Halkın sesi hakkın sesidir benim için. Halkın razı olduğu bir siyasetçi, bir öncü kadro Allah’ta razı olacağını düşünüyorum ki bu böyle bir gerçektir. İnsanlarımızın kendi belediyelerine destek vermelerini, güç vermeleri, Siirt’in dışında yaşayan Siirtlilerin Siirt’e sahip çıkmalarını, eli iş tutanlara iş açmalarını, en azından yılda bir sefer gelerek Siirt’i ziyaret edip kendi baba evlerini, baba ocaklarını bayramda seyranda olsa görmeli. İş adamlarının iş yapmak için bir çağrım oldu. Siirt’in emin ellerde olduğun u düşünsünler, Siirt’in belediyesine ödenecek her k uruş, su parası, vergi, yardım katkısı ne olursa olsun aslı hizmete ulaşacağı, herkes emin olsun. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 5 yorum mevcut

    • MEMET 1 yıl önce yorumlandı

      Ben sayın başkanın hizmetlerini beyenmiyorum, zaten yaptığı bir şey yok , ALLAH aşkına çıkıp bir gezin bakın SİİRTİN yollarına , kaldırımlarına bir bakın zaten çoğu kaldırımlar işgal edilmiş, bir kadın kaldırımda yürüyecek yeri yok, hele GÜRES caddesi içler acısı bir taraftan pislik bir taraftan seyyar satıcılar mahvetmişler.

    • mehmet 1 yıl önce yorumlandı

      ben belediye başkanını çalışmalarını takdir ediyorum. ben kendilerine hiç oy vermedim ama başkanın bu kişiliğini ve elinden geldiğince yaptığı hizmeti için çok takdir ediyorum.

    • Cemal Dinler 1 yıl önce yorumlandı

      Sayın Belediye başkanım;
      Bence Siirt'in en önemli sorunlarından bir tanesi kahveci esnafı, manav esnafı ve adını saymadığım diğer esnafların kaldırımları işgal etmesi ve yaya geçen insanlara saygı duymaması.

      Gördüğüm kadarıyla son denmede temizlik sorunu asgarıya indirildi, bunun için sayın Sadak'a çok teşekkür ederim.
      Saygılarımla.

    • cano 1 yıl önce yorumlandı

      Sayın başkan bu yağmurlardan sonra çıkıp siirtt in sokaklarına lütfen bir daha bakın her taraf köstebek yuvası gibi...özellikle ana yollar...

    • ömer faruk helvacıoğlu 1 yıl önce yorumlandı

      söyleşi çok uzun olmuş.okumak zaman alacak.
      bundan dolayı yorumlarımız peyderpey olacak.
      siirt.manset'i kutlarım.güzel hizmetlerini artttırrak devam ediyor.
      ...
      sn.başkan gülümsetti..
      niye?
      hala hesabı,borçları tespit edebilmiş değilim.
      işte kişisel,kurumsal şeffaflık olmayınca böyle..
      ..
      siirtspor'u hatırladım.eskiler bana 30 milyar borç var dediler,iki trilyon alacak var dediler,600 milyar yıllık masraf olur dediler.
      ne oldu?
      herşeyi hacizli,hiçbir geliri yok.bir kul bir kuruş yardım etmiyor,trilyonlar vardiye!..
      borçlarmı?birincigün yüzmilyar,iknci gün ikiyüz milyar......
      otuzuncu gün 3 trilyon,..yüzüncü gün yüztrilyon çıktı.
      ...
      daha neler neler?
      ...
      sn.başkan.arkasından giitikçe gidiyor..!
      ..
      sn.başkanımızla hiç tanışmadığım halde sempartim var.
      iyiniyetl,şefkatli,yürekli bir profili var.
      ...
      sn.başkanımız,siirt belediyesnin gelirlerini çok fazla arttırmak için projelerim var.
      ilginirseniz öneririm.
      ..
      başarılar,selamlar,saygılar.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?SİZCE SİİRT'TE BELEDİYE SEÇİMLERİNİ KİM ALIR?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    e-gazete

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    Mynet Siirt Haberleri

    Siirt Haberleri Mynet Yurt Haber’de