Bu hafta sizlerle hikaye deneyimlerimden biri olan Rasim Amca’yı paylaşmak istedim. Aslında şiir ilgi alanım olduğu halde bir arkadaşımın yazmamı tavsiye etmesiyle başladı karamalarım. Karama diyorum, biliyorum ki yolun başındayım.

RASİM AMCA

Sabah, manav reyonunun önünde bedeni yere uzanmış halde buldular Rasim Amca’yı. Isırılmış bir elmayı elinde sıkı sıkı tutuyordu. Hastaneye götürüldüğünde, çoktan terk etmişti bu diyarı.

Mahalledekiler, manav reyonundan çaldığını düşündüğü, elindeki ısırılmış elmayı konuşuyordu. Manav Halit Amca günlerce bu konu hakkında konuşmadı. Kimse Halit Amca’ya sormaya cesaret edemiyordu.

Günlerce kendi kabuğuna çekilen manav Halit Amca şimdi yeni yeni anlamaya başlıyordu, elmaların neden her sabah artığını. Kendisinden satın aldığı elmaları üçer beşer tezgâha neden bıraktığına da bir türlü anlam veremiyordu. Kendi kendine” Ah Rasim Amca neden yemedin evinde elmayı, millet neler düşünüyor, orada bile rahat bırakmıyorlar insanı” diye geçirdi içinden.

—Halit amca, Halit amca, diye seslenen çocuğun sesiyle irkildi.
—Buyur evladım, dedi.
—Annem bir kilo ıspanak istiyor, fazla çamurlu olmasın dedi.

Peki, anlamında başını hafifçe öne eğerek, oturduğu iskemleden yine kendi kendine mırıldanarak kalktı.

İlk tezgâhta ısırılıp bırakılmış olan elmayı gördüğü sabahı hatırladı. Ne kadar kızgındı, kaç senedir örtülü tezgâhına kimse dokunmamıştı. Bunu şimdi yapan, yarın neler yapar deyip köpürmüştü o gün. Ta ki, Rasim Amca elma almaya gelene kadar. Rasim Amca neden kızgın olduğunu sormuş, olayı bir çırpıda anlatmıştı. “ Halit Bey’ciğim amacı hırsızlık olsa ısırdığı elmayı neden bıraksın, bir düşün hele. Belki bir çocuk yapmıştır, olamaz mı?” dediğini hatırladı Rasim Amca’nın.

Halit Amca acı bir gülümsemeyle başını sallayarak “ Hey gidi Rasim Baba ondan mı getirdin koydun çoğaltın elmalarımı. Hakkını helal et.” dedi kendi kendine. Çocuğa ıspanağı uzatıp, iskemlesine oturdu. Başını kaldırdığında, tahta kapının eşiğinde, saçları kesilmemiş, darmadağın yedi, sekiz yaşlarında, eli ayağı toz içinde iki büklüm duran çocuğu gördü.
- Buyur evladım bir isteğin mi var.
- Amca, o elmayı ben ısırmıştım, dedi kısık bir sesle.
Halit Amca afalladı ilk önce, ne diyeceğini bilmediği çocuğun ürkek bakışları karşısında kendisi ezildi adeta. Şefkatle çocuğa dönerek;
- Gel buyur evladım, gel. Anlat bakalım nedir bu olayın ardı arkası.
Çocuk iskemleye her an kaçacakmışçasına ucu ucuna ilişiverdi.

—Amca, aylardır babam eve meyve getiremiyor, arkadaşlarım okulda yediklerinde o kadar canım çekmişti ki, sen gidince, biraz ortalığın kararmasını bekledim. Tezgâh örtüsünü kaldırıp bir elma aldım. Elmadan tam ısırmıştım ki ayak seslerini duydum, korkudan elmayı tekrar bırakarak tezgâha, koştum.

Çocuk, Halit Amca’nın sanki bir şeyler söylemesini bekler gibi susmuştu gözlerine bakarak. Halit Amca şaşkın ve bir o kadar şefkat dolu gözlerle bakıyordu çocuğa. İçindeki acıma duygusunu belli etmemek için zor tutuyordu kendini. Gülümseyerek çocuğa;
- Ya Rasim Amca? dedi.
- Rasim Amca’yla karşılaştığımız gece, ikinci gündü. Tam elmayı alırken yakamdan tuttu beni. Elmayı tezgâha bırakmamı söyledi, bıraktım. Evine davet edip yemek verdi, meyve verdi, bana yaptığımın doğru olmadığını anlattı, durdu.
- Ya sonra?
- Sonrası mı, her gün gidiyor bir elma alıyordum, Rasim Amca görmesin diye koşuyordum arkama bakmadan. Onun öldüğü gece, etrafta kimsecikler yoktu, dayanamayıp elmayı ısırdım, köpek sesleri duyunca korkudan tezgâha bırakarak koştum. Ertesi gün Rasim Amca’nın öldüğünü duydum, elinde ısırılmış elma varmış dediler, onun dediğini yapamadığım için ağladım günlerce.

Halit Amca ne diyeceğini kestiremiyordu, demek çocuğun aldığını biliyor, yerine fazlasını bırakıyordu diye düşündü. Tezgâha doğru yöneldi, eline poşet alıp sebze, meyve doldurarak çocuğa doğru yöneldi.

- Üzülme artık, biz büyükler bile ne hatalar yapıyoruz, önemli olan artık farkında olman. Bunları al ve şimdi evine git bakalım. Yarında gelip yaz tatili boyunca yanımda çalışmaya başlıyorsun. Bu defa kendi kazandığın parayla alacaksın elmaları.

Çocuk poşetleri aldı sevinerek. Halit Amca” çocuk işte” diyerek gülümsedi, mutluluktan sekerek evine doğru giden ,küçük bir çocuğun adımlarında bıraktığı izleri takip ederek gözleriyle…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362