Hemen her ortamda; “Ne oldu bize?” sormak adetten sayılır oldu. Bir sosyal sorunla karşılaştığımızda birileri aynı soruyu dile getirir.
Gerçekten bize ne oldu?
Ne oldu ki; doktor dövüyor, öğretmene hakaret ediyor, nezaketi unuttuk, haklı iken bile haksız duruma düşer olduk.
Geçenlerde hastanede anlattılar; çok yaşlı bir amca acil servise getiriliyor. Bütün müdahalelere rağmen kurtarılamıyor ve vefat ediyor. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Yakınları doktora saldırıyor, hastanenin camlarını kırıyor. Yakınlarının şuur altındaki sorusu şu; bizim babamızı neden öldürdünüz? Bunu duyduğumda çok şaşırdım. Çünkü, inancımızda eceli gelmeyenin ölmeyeceği var. Her şeyden önce bir doktorun hastasını öldüremeyeceği unutuluyor. Peki, insanlarımız neden böyle davranmaya başlamış.
Gerçekten ne oldu bize?
Diğer taraftan, öğrencisine bir sebepten kızan ya da azarlayan öğretmenin durumu farklı değil. Böyle bir öğrencinin velisi, hiçbir şey sormadan okula dalıyor ve bağırıp çağırarak; “gösterin bana şu öğretmeni” diyebiliyor. Öğretmeni ne yapmak istediğini tahmin edersiniz.
Ne oluyor bize? Sorusu burada daha bir mana kazanıyor.
Trafikte yanlış yapan birini uyaranlara teşekkür yerine saldırmak niye?
Ailede anne ve babasını fazla gören gençler nereden geldi?
Önce ecdadımızdan koptuk. Tarihimiz, geçmişimizi sildik.
Ahlakımızı bozdular, maneviyatımızı çaldılar
Sonrasında elimize bir televizyon verdiler önce akrabalarımızdan koptuk sonrasında aynı evi paylaştığımız kendi ailemizden.
Daha sonra çocuk odası, genç odası icat ettiler, aynı evin içinde dahi birbirimizi göremez hale geldik.
Durmadan eşyalarımızı, arabalarımızı, bilgisayarlarımızı ve cep telefonlarımızı değiştirmekle meşgul olduk. Çocukların ellerine bol harçlık verince görevimizi yaptığımızı sandık. Daha sonra tanımakta zorluk çektiğimiz, her şeye yabancılaşmış çocukları görünce neler olduğunu bile anlamakta zorlandık. Buna rağmen yine çocukları suçladık.
Belki her şeyi olan ama huzuru olmayan, sevgisi olmayan insan suretinde acayip yaratıklar haline geldik.
Çocuklar sanal dünyada, anneler evlilik programlarında, babalar futbol maçlarında kaybolup gitti.
Etrafımızda kalbi adeta paslanmış, saygısız, hoşgörüsüz, kibirli, riyakar gençler veya çocuklar artmaya başlayınca feryadı kopardık, ne oldu bize diye...
Düşünce olarak bin parçaya bölünmüş, buluşacak ortak noktası kalmamış, çevresine yüksek duvarlar örmüş, hatta gözünü ve kulağını etrafa kapatmış hale geldik. İnsanlar birbirlerine ön yargılı, sevgisiz, korkarak yaklaşıyor. Herkes bir diğerinin kendisine zarar vereceğinden çekinir hale gelmiş. durumda. Menfaatler en ön sırada yerini almış. Zora düşen insanın halinden anlama, hastaya ya da bir şeylere merhamet göstermek, muhtaçlara kanat germek kaybolmak üzere gidiyor.
Cömertliği enayilik, sabırlı olmayı korkak, fedakarlığı ahmaklık olarak görmeye başladık.
Gerçekten ne oldu bize?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ömer faruk helvacıoğlu 6 yıl önce

değerli kardeşim izeddin bey'den veryansınlar haklı olarak artarak devam ediyor..
..
yazılanlara aynen katılıyorum.
..
ama,maneviatimızı-ahlakımız çaldılar.
velhasıl birileri bizi bozuverdi.
..
amma;arkadaş kim bunlar?
veya şayet biz müspet idiysek,niye bu kadar çok ve çabuk dejenere olduk?
..
ben bir konuyu çözemiyorum.
çarşaflı annelerin kızları mini etekli.
..
tamamı beşvakit namz kılan toplumunnbeştibiri kılmıyor.
..
çok daha önmelsi.
yalan-iftira-dedikodu-gıybet her trülü dil haramları adet olmuş.
..
bizi bozanlarmı çok usta?
yoksa biz zaten bozuk potansiyeli yüksekmi idik?
..
küçükken hatırlıyorum.
bize ait bağlarda;
alltakı badem-fıstık ağaçlarını,
üstteki ağaçları yıllar sonra bütün komşular kendilerine ait olduklarını iddia ettiler.,
..
ne kavgalar çıktı?!..
..
toplum veya kişiler;böyle kolay dejenere oluyormu?
oluyorsa kolayca niye düzelmiyor?
..
yani;özetle;
bozukluk potansiyeli yüksek ve hatta çok yönden zaten bozuk olduğumzu sıksık düşünüyorum.
..
selamlar.

Avatar
mahir mehdioğlu 6 yıl önce

bir din alimi şöyle der ''yarabbi şimdi bizim çamurumuzdan bambaşka ve bize benzemeyen insanlar meydana geldi''. ne var ki zamane insanları ahir zamandayız.

banner359

banner362