Hayır, efendim iş bahane. İnsan mutluğa vakit ayırmazsa, o harcamadığımız vakit gümbür gümbür bir depremle yıkar geçer sevgimizi. Molozlar altında sıkışan biz oluruz yine acılar içinde kıvranan.

İş, stres, dert elbette olacak ama onları atlatmanın anahtarı sevdiklerimiz değil midir? En kıymetli gördüğümüz insana özel hissettirmenin nesi yanlış ki. Hepimiz hiç tanımadığımız bir insan karşısında kibarlıktan ölürken, sevdiğimiz insana güzel sözler söylemeyecek kadar cimriyiz.

Mutluluk aranarak bulunmuyor, inşa ediliyor basamak basamak. İşçisi olmadığımız bir hayattan ve insanlardan mutluluk beklemek, gözleri görmeyen bir insana renk kavramını anlatmak kadar zor. Dünde yaptığımız yanlışların gölgesinde yaşarken, gelecek kaygısıyla boğuşurken, bugünü unutur olmuşuz.

Hepimizin suratında bazen endişe, bazen umut, bazen mutluluk yapışıyorken, neyin savaşını yapıyoruz anlayamıyorum. Bir yönlendirme, bir değiştirme çabası içinde olduğumuzda, sevdiklerimizle birlikte bataklığın içinde yavaş yavaş gömüldüğümüzün farkında bile olamıyoruz maalesef. Sorunları konuşup halletmek yerine, kaçıveriyoruz. Deve kuşu gibi kafamızı soktuğumuz toprağın sıcaklığını ağır kayıplardan sonra anlıyoruz ne yazık ki. Benim doğrularım dediğimiz sürece ya yalnız yaşamalıyız ya da mutsuzluk bataklığında boğulmayı göze almalıyız.

Kıymetlim diyebildiğimiz insanlar hayatımızda olduğu sürece şükretmeliyiz. Bir ortak yol mutlaka vardır bakabilir ve görebilirsek. Mutluğun bir bedeli var, ZAMAN. Sevdiklerimize boş zamanlarımızı değil, onlar için özel bir zamanlarımızı ayırmalıyız, zaman onları bizden almadan. Saygılar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362