Mayının altındaki petrol başlığıyla epeyce önce yazdığım bir yazıda, Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı bölgede çıkarılacak olan petrolden bahsetmiştim. Şimdi ise yine sınırdaki mayınlı bölgede bulunan tarihi eserler, yapılacak arkeolojik kazılar üzerinde durmak istedim.
 
Sınır mayınlarını temizleme konusunda uzun süredir kamuoyu vicdanını rahatsız eden, kim temizleyecek, sınırlar temizleme karşılığında kiraya mı verilecek türünden huzursuzluklar nihayetinde son buldu. Milli Savunma Bakanlığı inisiyatifinde yürütülecek olan çalışmaların, hizmet alma usulü ile yapılacağı belirtiliyor.
 
Bu kapsamda ilk ve ivedi olarak Gaziantep’in küçük ilçesi Karkamış yöresinin mayın temizleme işi, Ekim 2009’da ihale edilmiş, Mart 2010’da temizleme işlemi başlamış, hatta tamamlanmak üzereymiş. Konuyla ilgili araştırma yapmaya çalışırken Gaziantep İl Kültür Müdürlüğü’nün üç gün önce (29 Kasım 2010) AA’ya yaptığı bir açıklamaya rastladım. İl Kültür Müdürü’nün demecinden bir paragraf:
 
[Bölge turizmine yeni bir soluk kazandırması beklenen Karkamış Antik Kenti'nde, mayın temizliğinin ardından ilkbaharda bilimsel kazılara başlanabileceğini ifade eden Efiloğlu, ''Tarihe tanıklık etmek için sabırsızlanan Karkamış Antik Kenti'nde, mayın temizleme çalışmalarının ardından yoğun ve uzun soluklu bilimsel kazı çalışmaları yapılacak'' dedi. Kay: http://www.haberpan.com/antik-kentin-mayin-esareti-bitiyor-foto]

Bu açıklama üzerine biraz Karkamış tarihine baktım. Hepsi de zamanında okuyup sınıf geçtiğimiz ama zamanla unuttuğumuz değil de hatırlamadığımız bilgiler. 
 
Karkamış Mezopotamya, Mısır, Anadolu yollarının kavşak noktasında, Kadeş savaşının ve tarihin ilk yazılı anlaşması olan Kadeş Anlaşmasının yapıldığı, Sümerlerin ünlü destan Kralı Gılgamış’ın yaşadığı ve adını Gılgamış’tan alan antik bir yer. İlkçağ tarihi boyunca birçok uygarlıklara beşiklik etmiş eski bir kent. Tarih boyunca önemi, Anadolu ve kuzey Suriye memleketleri arasındaki kervan yollarının kavşak noktasında bulunmasından ileri gelmektedir. Hitit, Mısır, Mari, Geç Hitit, Frig, Mitanni, Asur, Urartu medeniyetleri; Babil, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Memluk, Osmanlı devletleri burada yaşam sürmüştür. Hamburabi, Murşil, Hattuşil gibi tarihten bildiğimiz birçok kral adı burada geçmektedir.
 
20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması ile Türkiye-Suriye Sınırı çizilmiş ve sınır kasabası olan Karkamış sıfır noktasında Türkiye’de kalmıştır.
 
1915’ten önce Almanlar, Birinci Dünya Savaşından sonra İngilizler yaptıkları korsan kazılarla kentin birçok değerli eserlerini, kıymetli tarihi vesikaları almış ülkelerine götürmüşlerdir. [Kay: http://www.karkamis.gov.tr]
 
***
 
Mart 2010’da, Ankara’da yaptığımız ‘Güneydoğu sınır mayınları’ konulu panelimize panelist olarak katılan Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve aynı zamanda bu bölümün kurucusu Yrd. Doç. Dr. Rifat Ergeç, Karkamış yöresinin arkeolojik potansiyelinin oldukça fazla olduğunu, bu sınır boyunca en zengin tarihi barındıran yerin burası olduğunu, buradaki görünümün bir mayın bir höyük şeklinde durduğunu anlatmış ve şunları söylemişti: 
 
“Güneydoğu sınırımızda,  en olmaması gereken yerde kara mayınları durmaktadır, tıpkı bir karabasan gibi... Suriye sınırımız 50 km daha güneyden veya daha kuzeyden geçseydi birçok problem ortaya bile çıkmayacaktı. Sanki “körün taşı”  deyimi gibi, sınırı getirip arkeolojik alanların ya üzerinden ya da kenarından geçirmişler. Aslında, “Türkiye-Suriye sınırının bir gece vakti gemici feneri ışığında ve fırtınalı bir havada kâğıtlar/haritalar uçuşurken çizildiği” söylenir. Körlüğün başka türlü tanımı, ancak bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi, birilerinin önceden bazı çalışmalar yaptığını ve mayınlanacak alanların sanki rezerve edilmesini plânladıklarını akla getiriyor”.
 
***
 
Bu kadar tarihi zenginliğe sahip bir Antik Kentin aslında toplum olarak farkında bile değiliz. Biz bugüne kadar hep mayınların nasıl temizleneceği, sınırın temizleme karşılığında yabancılara 49 yıllığına verilip verilmeyeceği, sınıra temizlik bahanesiyle yerleşecek ülkenin İsrail mi olacağı, biraz da mayının altındaki petrol konusunda konuştuk, tartıştık, rahatsızlıklarımızı dile getirdik. Mayının altındaki tarihe, mayınlı alanların arkeolojik potansiyeline hiç dikkat çeken bir gelişme olmadı.
 
Şimdi bu Antik Kent birileri tarafından kazılacaktır mutlaka. Bununla ilgili yine netten bulduğum demeçlere kısaca bakalım:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1978003 sitesinden alınmıştır.
 
— Mayın temizliği çalışmasının ardından “Yeni bir Efes olacak” denilen bölgede kazı çalışması başlayacak. Kazı için Japonya, İtalya ve ABD’deki üniversitelerden talep var.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey kazının İtalyan arkeologlara verilmesi için İtalya Başbakanı Berlusconi’nin özel çaba gösterdiğini söylüyor. (aa) [/b
(RADİKAL)
— 6 ay içinde kazı çalışmalarına tam anlamıyla başlanabileceğini dile getiren Şahin, şöyle devam etti: "Bildiğiniz gibi, Karkamış Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarına önce Japonlar talip olmuştu. Biliyorsunuz bunlar dünya tarihi konusunda çok daha ileri noktadalar. Mesela Japon Prensi Tomohito Mikasa, kazı çalışmalarını bire bir takip ediyor.
(GAZİANTEP HABERLER)

 
***
 
Şimdi şöyle düşünüyorum: Suriye Sınırımızda Karkamış ilçemizde bir define yatıyormuş ve bunu bugüne kadar değerlendirmemişiz. Şimdi ne oldu da birden bire, mayın temizliği öncelikli olarak orada yapıldı? Burada bir kazı başlamasının olası olduğu çıkan haberlerden anlaşılıyor. Eğer öyle ise bu kazıyı kimler yapacak? Böyle bir anlaşma yapıldı mı?
 
Kendi değerlerimize bakacak olursak birçok üniversitemizde Arkeoloji Bölümleri var. Ve inanıyorum ki o bölümlerde çok değerli hocalarımız da var. O bölümlerden mezun öğrencilerimiz ortalıkta boş geziyorlar. Bu kadar tarihi potansiyele sahip bir ülkede geliştirilmesi gerekli bölümlerden birisinin de Arkeoloji olması gerektiğini düşünüyorum. 
 
Karkamış Antik Kentine gelince, burada yapılacak arkeolojik kazılar, şayet bu kazıların peşinde olan İtalya ya da Japonya ya da bir başka ülkeye verildiğinde, bunun güvenliği nasıl sağlanacak? Çıkacak eserler hazine değerinde olacağı için kaçırılması bile söz konusu olabilir. Bunun önüne geçmek mümkün müdür? Hele ki devrede İtalya olursa sağlıklı düşünmek mümkün müdür? Yanlış anlaşılmasın, bu işler yapılmasın demiyorum, sonuçta bu işi birileri yapacak. Biz dururken birilerinin yapmasının sakıncalarını söylemeye çalışıyorum. Biz yeterli değil miyiz? Neden yeterli duruma gelmiyoruz, onu eleştiriyorum. Devlet eliyle Arkeoloji Bilimine önem verilmesi gerektiğini, bu alanda dünya standartlarına ulaşmamız için zorunluluk getirilmesini söylemek istiyorum.
 
Sınır Mayınları konusunun neden bu kadar gürültü koparıldığı her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Yabancılar yeraltıyla yerüstüyle, bu sınırın öneminin çok iyi farkındalar. Yeraltıyla yerüstüyle bu sınıra çok iyi sahip çıkılması gerektiğini bu ülkede yaşayan herkes iyi bilmelidir.
 
02.12.2010
dsucuka@hotmail.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362