Mensubu olmakla şereflendiğimiz Yüce İSLAM DİNİ;

İnsanlığa Dünya ve ahiret saadetini amaçlayan, prensiplerine uyan fert ve toplumu maddi ve manevi terakkiye sevkeden, kıyamete kadar ilim ilerledikçe gençleşen yüce bir ilahi DİN ve bir hayat nizamıdır.

Bu yüce DİN’in anayasası KUR’AN’ı KERİM’dir. Bu ilahi DİN’in nasıl tatbik edileceğini söz ve hareketleriyle gösteren, örnek olan, bir anayasa durumunda olduğu için her şeyi teferruatıyla bildirmesi mümkün olmayan Kur’an-ı Kerimdeki izaha muhtaç yerleri, yine DİN’in ve Kur’an’ın sahibi ALLAH (cc)’ın bildirmesiyle açıklayan, ALLAH’ın maksadının ne olduğunu insanlara bildiren ve ALLAH’ı nasıl razı edeceğimizi en iyi bilen ve gösteren Yüce Peygamberimiz Hz. MUHAMMED (SAV) dir.

İşte bu yüce DİN’in öngördüğü mali ibadetlerimizden biri de, Kurban bayramında dinen zengin sayılan Müslümanların keseceği kurban’dır. Sözlükte yaklaşmak, ALLAH’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey anlamına gelen KURBAN, dini bir terim olarak ‘’İbadet maksadıyla belirli bir vakitte şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak, yada bu şekilde boğazlanan(kesilen) hayvan’’ demektir.

KURBAN kesme ibadeti hicretin ikinci yılında eda edilmeye başlanmıştır. ‘’Kurban’ın, Kur’an-ı Kerimde mesnedi yoktur’’ diye Müslümanların zihninde istifham meydana getirmek, niyetiyle kötü niyetle yeni iddialar ortaya atanların aksine, Kur’an-ı Kerim’de kurban kesme ibadeti ile alakalı bir çok ayet vardır. Biz sadece ikisini hatırlatalım.

1-‘’Şimdi sen Rabbine kulluk et ve Kurban kes’’(Kevser süresi ayet :2)

Kevser suresinde geçen bu ‘’venhar’’ ‘’kurban kes’’ emri bu hususta uzman olan İslam Alimlerinin çoğuna göre Kurban kesmek anlamındadır. Bilginlerin çoğunluğu bunun Kurban Bayramı günlerinde kesilen (udhiye) kurbanı olduğu görüşündedir. Bu emir sadece Peygambere mahsus değil onun şahsında bütün ümmete şamildir.

2- ‘’Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği Kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kesmeyi meşru kıldık’’ (Hac süresi ayet :34)

Ayrıca Yüce Rabbimiz İslam DİNİ’ni gönderdiği gibi, O DİN’i ahlakı Kur’an olan Yüce Peygamberine yaşatmış Müslümanlar da onun yaşadığı zamandan bu zamana kadar onu örnek alarak İslam’ı yaşamışlardır. Peygamberimizin örnekliğindeki Müslümanlık böylece bizlere intikal etmiştir.

İşte her konuda olduğu gibi Yüce Peygamberimiz KURBAN ibadetinde de ümmetine bizzat örnek olmuştur. Hicretten itibaren 10 yıla yakın bir süre hep KURBAN kesmiştir. Bu konuda bir çok hadis-i şerif varid olmuştur. Sahabe-i Kiram başta olmak üzere Tabiin ve günümüze dek ortalama 15 asırdır maddi durumu iyi olan Müslümanlar peygamberimiz (SAV) in yaptığı gibi kurban kesip en az üçte birini de fakirlere dağıtmak üzere bu vacibi yerine getirmişlerdir.

Dolayısıyla ‘’ Kurbanlar kesilmeden bedelleri fakirlere dağıtılsın’’ sözü dini mesnedi olmayan ve iyi niyetle söylenmeyen bir safsatadır.

Zira şunu da çok iyi bilmek gerekir. Din felsefesi bir doktrin değildir. DİN’in sahibi yüce ALLAH(cc) Müslümanlardan yapılması istediği ibadetlerin şeklini, şartını, rükünlerini, hikmet ve amacını, ya bizzat KUR’AN ile beyan etmiş veya Peygamberimiz (SAV) vasıtasıyla kullarına bildirmiştir. Kendi rızasını’da Peygamberine (SAV) ittibada olduğunu beyan etmiştir. Öyle ise Peygamberimizin, sahabenin ve 15 asırdır Müslümanların uygulamalarına ters düşen, ‘’Kurbanı kesmeden değerini dağıtmak’’ gibi bir düşünce islama ve islamın kaynaklarına aykırıdır.

KURBAN KESMENİN HİKMETLERİ

İnsanı yaratan ALLAH, insanın yapısını, fıtratını, ihtiyacını en iyi kendisi bildiği için, insana uygun bir nizamıda göndermiştir. Bu nizamda bildirdiği her şeyin sayısız hikmetleri vardır. Fakat Müslümanlar KUL olma şuuruyla ibadetleri sırf ALLAH emrettiği için yapmaktadırlar. Hikmetleri bilmek, DİN’imizin yüceliğini kavramaya ve zaiflerin teşvikine vesile olduğu için yararlıdır. Yoksa ibadetler hikmetleri için yapılmaz.

Kurban kesmenin çok hikmetlerinden bir kısmını şöyle sıralayabiliriz.

a)-Kurban emri insana, sahip olduğu mal ve mülkün, hayvanların, servet ve paranın ALLAH’ın bir ihsanı ve lütfü olduğunu, bütün bunları ALLAH rahmeti ve ihsanıyla insanların istifadesine verdiği ve asıl mal sahibinin ALLAH olduğunu hatırlatır.

b)- Kurban, yüce ALLAH’ın nimetlerine karşı şükür etmenin, onun yolunda fedakarlıkta bulunmanın bir nişanesidir.

c)-Kurban kesmek; Hz. İbrahim ve Hz. İsmail gibi baba-oğul iki şanlı nebinin misilsiz teslimiyet ve sadakatlerinin feragat ve fedakarlıklarının bilinmesi, hatırlanmasıdır. Onları örnek alarak bu güzel hasletlerin hayata geçirilmesini öğrenmektir.

d)- İslamın koyduğu Kurban hükmü, aynı zamanda insanlar için büyük bir nimet ve rahmettir Zira bir yıl boyunca pek çok sıkıntılar çekmiş, belki ağzına bir lokma et koymamış fakirler kurban bayramı münasebetiyle bol bol et yeme, fırsatına kavuşurlar. Kurban kesenler de böylece sevaba nail olurlar.

KURBAN BAYRAMI VE TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ

Bayram neşe ve sevinç günü demektir. Kurban bayramı da iki DİNİ bayramlarımızdan biridir. Bu bayram’da İSLAM’ın şartlarından birisi olan HAC ibadeti yapıldığı için hac ibadetine niyetlenenler bu günlerde böyle büyük bir nimete nail oldukları için, hem onlar, hem onlar namına bütün Müslümanlar sevinip, bayram ediyorlar.

Bayramların toplum hayatımızda üstün bir yeri vardır. Zira Bayramlar, Müslümanları birbirine yaklaştıran, kardeşlik duygularını kuvvetlendiren, dargınlıkları kaldıran önemli günlerdir.

BAYRAMLAR; sadece sevinmek değil, aynı zamanda sevindirmek günleridir. O yüzden bayramlarda Anne- Babamızın, büyüklerimizin ellerini öpüp, onları sevindirmeli ve hayır dualarını almalıyız. Akraba, dost ve bilhassa komşularla bayramlaşmak ve tebrikleşmek, uzakta olanlara mektup ve kart yazmak ve telefonlaşmak suretiyle ilişkilerimizi kuvvetlendirmeli ve onları sevindirmeliyiz.

Bayramlarda, özellikle hastaları ziyaret etmeli, karşılaştığımız herkese selam vermeli ve bayramlarını tebrik etmeliyiz. Çevremizdeki fakirlere yardım ellerlimizi uzatmalı, onlara mutlaka kestiğimiz kurbanımızın enaz üçte birini göndermeli ve onlara bayram sevincini yaşatmalıyız. Bilhassa çocuklara hediyeler vererek onları sevindirmeliyiz.

Ayrıca bayramlarda mezarlıklara gidip ölülerimize dua etmeli. Kur’an okumalıyız. Bu bayramda bayramı yaşamayan mağdur ve mazlum dindaşlarımızı bilhassa Somali ve Afrika’daki kardeşlerimiz ile Van depreminde mağdur olan deprem zedeleri unutmamalı, onlara fiili ve kavli dualar etmeliyiz.

En güzel temennilerle başta Siirt halkı olmak üzere bütün Müslümanların kurban bayramını tebrik eder, Bayramın Müslümanların iki Cihan saadetine, tüm mü’minlerin hakiki manadaki zafer ve sevincine vesile olmasını diler, Selam ve Saygılarımı sunarım.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362