Mutlaka başlığı yanlış yazdığımı düşündünüz. Ama değil.
Günümüzde konuşun ve rahatlayın teşvik ediliyor.

Bu durumda kimsenin aile mahremiyeti kalmayacak.

Televizyonlarda itiraf programları,
Meşhurların magazin haberleri………bunu gösteriyor.
Hatta bizler bile rahatlamak için her yerde her şeyi konuşur olduk.

Bu durum, halimizden sürekli şikayet haline dönüşüyor.

Eskiden kişinin sıkıntısını ve derdini herkese anlatması ayıp sayılırdı. Eskiden yanlış yapmışlar değil… Niye mi?

Her yerde, her şeyi geveze ve hafif meşrep kabul edilirdi.

Peki ya üzüntülerimiz ne olacak? Uzmanlar diyor ki; üzüntü, insanın kendi iç dünyasında yaşaması gereken ve insanı olgunlaştıran bir duygudur.

Üzüntü insanı tefekküre sevk eder ve manevi olarak olgunlaştırır.

Hayat sevinç ve üzüntüleriyle yaşanmalıdır.

İnancımızda, sıkıntısını kendi gibi birine anlatan sabır göstermemiş kabul ediliyor.

Hatta Rabbini şikayet etmiş sayılıyor.

Peki sıkıntılarımızı anlatmayalım mı, eğer anlatacak isek kime anlatalım?
Onları kendimiz gibi birine, ( doktor, dua için vs. hariç)
Ve fani birine, bizim gibi zayıf birine, anlatacağımıza, her şeye gücü yeten Rabbimize arz edelim. Hem dua sayılır hem de sevap kazanırız.

Şimdi gelelim biz ne ve nasıl yapıyoruz?

Eski yerli filmleri hatırlıyorum. Rol icabı kızması gereken aktör, gerçek hayatta kızan bir insanımızın yaptığını yapardı. Ya gözyaşı döker ya da kendi kendisine bağırırdı. O bağırma dahi dengeli olurdu.

Şimdiki yerli dizilere dikkatlice bir bakın neler göreceksiniz? Kızanlar artık bizim insanımız gibi davranmıyor. Önüne geleni kırıyor, döküyor.

Diyeceğim şu ki; artık kendimiz gibi değil, yabancı filmlerdeki gibi kızmaya başladık. Çok acıdır ama, kızarken ne yapmamız gerektiğini bile artık Batı tayin ediyor.

Hadi hiç kızmayın demeyeceğim, fakat kızarken bile kendimiz gibi kızalım.
Olmaz mı?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362