“Bu işler böyle Ali’cim, bu devirde kendini pazarlamayı bileceksin.”
Yukarıdaki gibi cümleleri son yıllarda ne kadar kullanmaya başladık farkında mısınız?

İnsanlar sürekli konuşarak ve kendilerini anlatarak başarılı olduklarını ifade etmeye çalışıyorlar. Bilinmez ki; belki de bunu yapmak zorundalar.

Aslında bu durum, kişinin kendisini pazarlamasıdır. Halbuki hepimiz çok iyi biliyoruz ki; ancak bir ürün pazarlanabilir .

Bazı insanlar kendisini iyi satabilirse başarılı sayılacak kanaatindedir.

Bazıları kendilerini tanıtmak istediklerinde, isimden önce, eğer havalı ise etiketlerini tanıtırlar. Neden dersiniz?

Büyük bir iş adamı anlatmıştı: “Yaşadığım yerde komşularım bile sıradan bir ticaret yaptığımı biliyor. O kadarını söyledim.
Sebebini sorunca, büyük işler yaptığımı söylersem kendimi çok önemli biri olduğumu ve bana saygı duyulması gerektiğini vurgulamış olurdum. Bana hayranlık duyulması gerektiğini ima etmiş olurdum ki bu en azından ayıptır.

Bazı siyasetçi ve sanatçılar takdirden ve alkıştan beslenirler. Çünkü başka değerler kazanamamışlar.

Kendini pazarlamayı becerenler genellikle yırtıcı kişilerdir. Gözü pektirler, kendilerine göre hayatlarının amaçlarını belirlemiş. Bu amaca ulaşmak için yola çıkmışlar. Amaca giden yolda yapılması gereken neyse yaparlar. Bireysel düşünür ve "ben" ile başlayan cümleler kurmaktan zevk alırlar.

Bu gibilere göre tevazu pısırıklıktır ve başarısızlığın kapısıdır. Hatta, beklemek ve hiçbir şey elde edememektir. Bunlara göre, hayatta başarılı olmak isteyen hayatı ısırmalıdır.

Bir işi ne kadar iyi yaparsan yap: “Bunu ben yaptım, şu kadar işi şu kadar zamanda çıkardım “ demezseniz yada bunun sinyallerini etrafınıza ve özellikle tepelere doğru yollamazsanız o zaman sizin kıymetiniz bilinmeyecektir.

Bu gibi görüşler ne kadar yaygın ve ne kadar geçerli?

Şu garip düşüncelere bir bakın: “Azıcık işi iki günde çıkarıp amanda ne yoruldum mahvoldum gece uyumadım derseniz tamamdır. İşte o zaman kıymetiniz bilinecektir.”

Hadi, kendisini pazarlayanlar neyse de, bunlara inanıp satın alanlara ve inananlara ne demeli bilmem ki? Gerçekten bu gibi pazarlamacılara kaç yönetici veya yetkili inanıyor?

Her neyse…
Size iki farklı dünya fotoğrafı çekmeye çalıştım. Kendini pazarlayanlar ile tevazu gösterenler ve samimi olanlar…

Karar ve tercih kişiye kalmış...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ayhan yeşilbaş 6 yıl önce

çok süper ve doğru yazmışsınız hocam ağzınıza sağlık ama ne yapalım zamane insanları hep öyle offf offf değiştiremeyizki biz

Avatar
Orhan 6 yıl önce

izzettin bey yazılarını beğeniyle takip ediyorum

Avatar
RIDVAN DÜLEK 6 yıl önce

bence kendini iyi pazarlayanlar bu dünyada herzaman yükselmişler, ama inaninki bu dunya gecicidir.

banner359

banner362