Beslenme alışkanlığı ve kanser arasında bir ilişki var mıdır?
 
Yanlış beslenme alışkanlığının kanser gelişmesi arasında ilişki olduğunu gösteren bir çok çalışma vardır. Tüm kanserlerin 3’te 1’ nin yanlış beslenme ile ilişkili olduğu varsayılmaktadır.

Bazı beslenme tarzları ile bazı kanserler arasında ilişkileri sıralarsak:
-Fazla yağ (özellikle doymuş yağ) tüketimi kolon ve meme kanserine yol açabilir.
-Aşırı kırmızı et tüketimi barsak, meme ve pankreas kanserine yol açabilir.
-Fazla tuz mide ve yemek borusu kanserine yol açabilir.
-Alkol tüketimi karaciğer, ve yemek borusu kanserine yol açabilir.
-Rafine şeker (çay şekeri) kanser riskini artırır.
-Yiyeceklerin ömürlerini uzatmak için kulanılan katkı maddeleri kanser riskini artırır.
-Yiyecek ve içeceklere renk ve tat vermek için kulanılan katkı maddeleri kanser riskini artırır.
-Sucuk, sosis ve salam yapımında kulanılan nitrat ve nitrit tuzları kanser riskini artırır.
-Küflenmiş tahillarda bulunan aflatoksin karaciğer kanser riskini artırır.
-Yanmış yiyecekler mide kanseri riskini artırır.
-Japonyada çiğ balık (sushi) tüketimi mide kanserini artırır.
-Aşırı sıcak yiyecekler özefagus kanserine yol açabilir.
-Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) kanser riskini artırır.
-Hormonlu sebze ve meyveler kanser riskini artırır.
 
Yanlış beslenmeden kaynaklanan kanser riskini azaltmak için ne gibi önlemler alınabilir?
 
-Günlük yüketilen yağ oranı tüm enerjimizin %30’nu aşmamalıdır. Özellikle tam doymuş yağları mümkün olduğunca kısıtlamalıyız. Yağ olarak zeytinyağı ve soyayağı gibi sıvı yağları tercih etmeliyiz..
-Kırmızı eti haftada 1-2 defayı geçmeyecek şekilde kısıtlamalıyız. Et olarak beyaz eti kırmızı ete tercih etmeliyiz. Faydası ispatlanmış olan balığı haftada en az 2 defa tüketmeliyiz.
-Aşırı tuz tüketiminden kaçınmalıyız. Yemeklerde az tuz kulanma alışkanlığı edinmeliyiz.
-Alkol tüketiminden kaçınmalıyız.
-Çay şekeri kulanımını mümkün oldukça kısıtlamalıyız. Özellikle çay ve tatlılarla beraber tüketildiğinden çayı şekersiz içme alışkanlığı kazanmalı ve tatlı olarak meyva tatlılarını tercih etmeliyiz.
-Raf ömrünü uzatmak için katkı maddesi kulanılmış gıdalardan kaçınmalıyız. Zamanımızda bunu gerçekleştirmek oldukça zor görünmektedir. Çünkü marketlerde satılan ambalajlı ürünlerin nerdeyse hepsinde mevcuttur. Mümkün olduğunca taze ve mevsiminde gıdaları tercih etmeliyiz. Taze tüketme imkanımız yoksa bile güneşte kurutulmuş ve dondurularak ömrü uzatılmış gıdaları tercih etmeliyiz.
-Eti taze olarak tüketmeliyız. Sucuk, sosis ve salam gibi et ürünlerinden kaçınmalıyız.
-Küflenmiş gıda tüketiminden kaçınmalıyız.
-Yanık gıdaları tüketmemeliyiz. Kızartma ve ızgara gibi ateşle direkt temas ile pişirme şekillerinden uzak kalmalız. Yemek yapımında haşlamayı tercih etmeliyiz.
-Yemekleri aşırı sıcak şekilde tüketmekten kaçınmalıyız.
-Posalı yemekleri tercih edin. Bunu sağlamak içim kepekli ekmek ve bol sebze ve meyve        ( mümkünse kabuklarını soymadan) tüketmeliyiz.
-Sofranızda en az haftada 2 gün kurubaklagilleri tüketmeliyiz. Günlük olarak sofranızdan yoğurt eksik etmemeliyiz. Yoğurt olarak ev yoğurdunu tercih etmeliyiz.
-Hazır gıda tüketiminden kaçınmalıyız çünkü bu hazır gıda maddeleri içinde GDO bulunmaktadır.
-Bol sebze ve meyve tüketmeli ( günde en az 5 porsiyon) ve özellikle bu gıdaları mevsiminde tüketmeliyiz. Bununla birlikte hormonlu zebze ve meyvelerden uzak kalmalız. Kimyasal gübreler ve benzeri madelerden ziyade organik ortamda katkısız veya hayvan gübresi kulanılarak üretilmiş gıdaları tercih etmeliyiz.
 
Günümüzde zararlı maddeler çevremizi bu kadar sarmışken bu doğal gıdaları nasıl sağlayabiliriz?
 
Topraklarımızın kimyasal katkı maddeleri ile bu kadar kirletidiği, tohumların genetiğinin bu kadar değiştirildiği, tüketiğimiz gıdaların neredeyse tamamının katkı maddeli ve ambalajlı olarak sunulduğu ve fast-food beslenme tarzının bu kadar yaygınlaştığı bir ortamda bunu sağlamak oldukça güç görünmektedir.

          Köy ortamında yaşayanlar doğal tohumlarını koruyarak ve kimyasal maddeleri kulanmadan kendi sebze, meyve ve tahıllarını üreterek ve bunu doğal klasik yollarla saklayarak sağlayabilir.

          Şehirde yaşayanlar için bu oldukça zor görünmekle birlikte yaşam ortamı uygun olanlar kendi bahçelerinde veya saksılarda sebzelerini doğal olarak yetiştirmelidir. Bunu sağlayamıyorsa kaynağını bildiği yerlerden sebze, meyve ve tahillarını olarak kısmen sağlayabilir.
 
          Allah kolaylık versin.
 
          Sağlıcakla kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362