“Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, kadının hayat şartlarına bakın.”     Stuart MİLL

Tarihte bugün; 8 Mart 1857 yılında New York’ta 40.000 dokuma işçisi çalışma koşullarının iyileştirilmesi için tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak işçilere polisin saldırıp, fabrikaya kilitlenmesi, ardından çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. Bu olay 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü 1910 yılında gündeme taşımış ve kabul edilmiştir.Bizim ülkemizde ise ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Kadın olmak her yerde zor olsa da kadın başarılı olmayı her şeye inat başarmış ve başarmaya da devam etmektedir. Ülkemize geç giren bir günün acı bir gerçeği de sadece yılda bir kez kadın haklarının gündeme getirilmiş olmasıdır.

Biliyor musunuz?

Dünyadaki işlerin %66 ‘sı kadınlar tarafından görülüyor. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.Dünyadaki mal varlığının ise %1’ine sahipler. Yani dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama dünyadaki toplam gelirin ve toplam mal varlığının % 99‘una sahipler.

Türkiye’de ise;

Her 100 kadından 97’sinin, en az bir kez eşinden, babasından ya da yakınlarından şiddet gördüğü biliyor musunuz? Kadın Dayanışma Vakfı’nın araştırmalarına göre, kadınlar aile içindeki şiddetle başa çıkmakta zorlanırken, yüzde 20’si silah, bıçak, makas gibi tehlikeli aletlerle tehdit altında yaşamlarını sürdürüyor.

Eğitim ve gelir seviyesi düşük ailelerde şiddet çok daha yoğun yaşanırken, üniversite mezunu kadınlarda da durum farklı değil. Yükseköğretim gören kadınlar, onur meselesi yaparak ve kariyerlerini dikkate alarak, yaşadıkları şiddeti saklama yolunu tercih ediyorlar. Sosyal maliyeti çok yüksek olan aile içi şiddette, üniversite mezunu kadınların yüzde 23’ü fiziksel ve sözel şiddet yaşıyor, yüzde 71’i de ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalıyor.Aile içi suçların % 90’ını kadını karşı ilenen suçlar oluşturuyor.

Ayrıca;

Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.

Kadın olmak her yerde zor, şiddete maruz kalan, yükü çeken biz kadınlar hep mağdur olmaya devam edecek gibi gözüküyoruz. Her yıl hatırlandığımız 8 Marttan öteye gitmeyecek gibi duruyor. Kadın sığınma evleri yapılamış olsa da yetersiz kaldığı bir gerçektir. Cezaların caydırıcı olmadığı ülkemizde şiddet canavarını taşıyan erkeklerin ruhunu eğitmedikten sonra değişiklik olacağı da yok gibi... Sağlıcakla kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih bohti 6 yıl önce

verilerinız bilimsel gerçekçi bir makale.türkiye geneli ile bölgemız arasında cıddi ekonomik eğsosyal eşitsızliği de mevcut.bölgemızde kadının daha da zorlandığını sömürü ,baskı,ayırımcılığa maruz kaldığını belirtmk gerekır.

Avatar
can 5 yıl önce

Dünyadaki işlerin %66 ‘sı kadınlar tarafından görülüyor. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.Dünyadaki mal varlığının ise %1’ine sahipler. Yani dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama dünyadaki toplam gelirin ve toplam mal varlığının % 99‘una sahipler.

banner359

banner362