27 Ocak 2012 günü, Ankara’da, Çankaya Üniversitesinin ev sahipliğinde, Güneydoğum Derneği tarafından organize edilen “Sokak Çocukları Çalıştayı”, bu konuda bilmediğimiz birçok şeyi daha görmemize, öğrenmemize vesile oldu.

 

Çalıştay sonrası, katılımcıları uğurlarken İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Çocuk Şube Müdürü Dr. Murat Koçak’la ayaküstü sohbetine daldık. Müdür Beyden duyduklarım karşısında irkilmiştim ve bu konuya kayıtsız kalamayacağımızı düşünmüştüm.

 

Belli ki içi yanan bir insan var karşımızda, bir kamu görevlisi, bir çocuk şube müdürü. İstanbul’daki kayıp çocukların bulunmasında hukuki olarak yaşadıkları zorlukları; uzun süre alan prosedürler nedeniyle, çocukların bulunmadan once, korumasız bir şekilde, evden uzakta, sokağın tehlikeleri ile karşı karşıya kaldıklarını; kimisi bir suçun mağduru olurken, kimisinin suça sürüklendiğini, kimisinin ise bağımlılık yapan maddelerle tanıştığını anlatıyordu. Bu konudaki ızdıraplarını bizimle paylaşıyordu ve toplumun her kesiminden bu konuya duyarlılık istiyordu. Yaşanmakta olan sıkıntıların boyutu eminim ki çok fazla. Geçtğimiz yıl içerisinde İstanbul’da kaybolduktan sonra bulunan 7000 çocuk var. Kayıp çocukların bulunması çoğu zaman 1 hafta-10 gün, kimi zaman da 3-4 ay gibi bir sürede olabiliyormuş.

 

Müdür Beyle sohbetimizden sonra, bu konuda elbirliği yapmak üzere ayrıldık oradan.

 

***

18-19 Kasim 2011 tarihlerinde, İstanbul Emniyetinin ev sahipliğinde düzenlenen, “Çocuk İstismarını Önleme Sempozyumu”nda verilen bilgilere gore (bkz.www.istismarionleme.info/),  İstanbul’da kayıp çocuk müracaatları her geçen gün artmaktadır.

 

İstanbul Emniyet Müdürlüğünün istatistiklerine göre, son 3 yılda, 14 bin çocuk kayıp olarak aranıyorken bulunmuştur. 2009’da, İstanbul’da günde ortalama 10 kayıp çocuk müracaatı alınırken, 2010’da 16, 2011’de ise, günde 18 çocuk için kayıp müracaatı yapılmıştır. Bu çocuklardan, halen vahim kayıp kategorisinde olan, yani kendisini ifade edemeyecek durumda olan kayıp çocuk olarak aranan 3 çocuk bulunmaktadır: 3 ve 6 yaşlarında kaybolan 2 çocuk 2007 yılından beri, 14 yaşında kaybolan zihinsel engelli bir çocuk ise, 2009 yılından beri aranmaktadır. Ayrıca, 2008 yılından beri kendilerinden haber alınamayan 2 çocuğu, ki bu çocuklar kaybolduklarında 14 ve 15 yaşlarında idiler, arama çalışmaları devam etmektedir.

 

***

Nüfusu yaklaşık 20 milyon olan bir şehirden bahsediyoruz. İstanbul. Birçok ülke nüfusundan daha kalabalık bir şehir. Günlük 15-20 civarı çocuğun kaybolması, nüfusla kıyaslayınca çok büyük rakam gibi gözükmese de, buna yıllık bazda bakıldığı zaman korkunç bir rakam çıkıyor ortaya. Yaklaşık 7000 kayıp çocuk. Yani bir yılda (2011 verilerine gore) bu kadar kayıp çocuk vakası yaşanıyor. Bu çocukların bazıları bulunamıyor. Her geçen yıl büyümesi muhtemel bir rakam bu. 

 

Bulmak için bazen aradan 3-4 ay gibi bir sürenin geçtiği ifade ediliyor. Başka yetkililerle, bu çalışmaların içinde olan görevlililerle de konuştuk konuyu. Söylediklerine gore, kayıp bir çocuk için, ilk bir saatte bulunması çok önemli imiş. Ilk bir saatte bulunamamışsa o çoçuğun başına çok şey gelmiş olabilir deniyor. Mutlaka öyledir zaten.

 

Bu kayıp vakaları, çocuk sokakta oynarken yolunu kaybetmek, sokağını şaşırmak, evini bulamamak olmasa gerek. Elbette ki böyle durumlar da vardır ama çok fazla olduğunu sanmıyorum. Çocuk kaçırma olayları, kayıp çocuklar vakasında çok sayıda olmasa da çok vahim bir durumdur.

Ve 3-4 ay gibi bir zaman diliminde bulunamayan bir çocuk bulunduğu zaman hangi hallerdedir, tekrar kazanılması mümkün müdür?

 

***

İstanbul Emniyet Müdürü Sayın Hüseyin Çapkın’ın “Çocuk İstismarını Önleme Sempozyumu”nda dile getirdiği öneri:

Kayıp çocukların kısa süre zarfında bulunması, çocukları koruma açısından büyük öneme haiz olmasına rağmen, mevzuatta görülen boşluk nedeniyle, çocukların bulunmaları uzun zaman almaktadır.  Bu boşluk nedeniyle, kayıp hadiselerinin etkili bir şekilde soruşturulması mümkün olmamaktadır. Çocuğu kaybolan ebeveyn, haklı olarak çocuğunun önce iğfal edilip sonra öldürüleceğini düşünmektedir. Bu tür hadiselerin varlığı bu ihtimal üzerinden hareket etmemizi, kaybolan çocuğu bir cinayet olayını araştırma ciddiyetiyle arama gayretinde olmamızı gerektirmektedir.  Halbuki, kayıp hadiselerinin soruşturulması, zorla kaçırma söz konusu değilse, suç değil, hukuken idari bir hizmet olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle de, telefon dinleme, telefon sinyalinden yer tespit etme ve teknik takip gibi adli makamların iznine tabi olan ve organize suçların soruşturmasında sıklıkla kullandığımız soruşturma yöntemlerinden faydalanmak, kayıp çocukların aranmasında söz konusu olamamaktadır. Bu problemin ancak yasa değişikliği ile aşılabileceği düşünülmektedir.


Bu alanda çalışan ve açmazlarını sıralayan Dr. Murat Koçak yasayla ilgili önerisini biraz daha somutlaştırıyor:

 

Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 135. maddesinde iletişimin tespiti ile ilgili bir madde vardır. Soruşturmalarda iletişimin tespitinin  yapılabilecegi "katalog sucları" olarak bilinen suclar bu maddede sayılmıştır. Bu suclar haricinde her hangi bir konuda (kayıp cocugun aranması gibi), savcılık ve mahkeme iletişimin tespiti ile ilgili işlem yapamıyor, izin veremiyor.


Kolluk birimleri yürüttükleri soruşturmalarla ilgili  olarak iletişimin tespiti noktasında, merkezi Ankara'da olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) yazı ile basvuru yapıyor. Bu başvuruda savcılığın soruşturma nosu, gerekli ise hakim kararı belirtilmesi gerekiyor. Bunlar olmadan TİB'den bilgi alınamıyor. Madde 135'te, belirtilen katalog suclarına ek olarak, kayıp olarak aranan cocugun bulunmasına yönelik calışmalarda yetkili savcının izni ile de bu madde kapsamında verilen iletişimin tespiti işlemlerinin yapılabileceği belirtilebilir.

 

Veya


Çocuk Koruma Kanunu’na bir madde eklenerek CMK 135'te belirtilen soruşturma yöntemlerinden kayıp cocuğun aranmasında da faydalanılır, Çocuk Savcıları bu konuda izin verme yetkisine sahiptir ibaresi konulabilir.

 

Hukukçular bunun hangi kanunda, hangi ibare ile garanti altına alınması gerektigini daha iyi bilirler. Bizim için nerede oldugu farketmez. Yeter ki bu iş için izin alabilelim ve bunu hızlı alalım. Mümkünse hakim kararı gerekmeden savcı talimatiyla alınsın.

 

***

İstanbul’un kayıp çocukları derken, kayıp çocuk sayısının İstanbul’daki sayısına ve bu sorunun vehametine dikkat çekmek istemiştim. Kayıp çocuklar her yerde vardır, belki az belki çok sayıda. Ama burada üzerinde durulması gereken asıl mesele, kaybolan bir çocuğun en kısa sürede bulunabilmesinin yasadaki düzenlemeyle mümkün olabileceğidir. Bu yasayı düzenleyecek olan mercidekiler her kimler ise, mesela 15 ya da 10 yaşındaki kız çocuklarının ya da 12 yaşındaki erkek çocuklarının bir an kaybolduğunu ve bir saat bulunamadığını düşünsünler. Sonra da sözkonusu yasada ne yapmaları, nasıl bir değişikliğe gitmeleri gerekitğini düşünsünler lütfen.

Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın inisiyatif alması en doğru olanıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362