İsrail, Ortadoğu coğrafyasında, korku salan küçük bir dev. Korku salmasının altındaki gerçek ise ABD’nin desteği. Ortadoğu’daki küçük ABD olarak kabul gören bir devlet.
 
Yüz yıl önce batıdan göç ettirilen Yahudilerin, 1959 yılında devlet olmasıyla ortaya çıkmış İsrail Devleti, kuruluşundan bu yana Arap dünyasına hiç rahat vermedi. Son yıllarda, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi gündeme geldiğinden sonra da Türkiye ile sürekli bozuşma yolunu seçti. Ya da Türkiye İsrail’e meydan okudu…
 
Aslında tarihi sürece bakıldığı zaman, Türkiye’nin, İsrail’le fazla sorun yaşamadığı görülür. Ortadoğu’da hep Arap-İsrail Savaşları olmuştur. Filistin, İsrail’in zulmü altında hep ezilmiştir. Ama Türkiye taraf olsa da bugünkü geldiği noktaya hiç gelmemiştir. Çözüm aramayı, arabulucu olmayı tercih etmiştir. Bugün ise İsrail’le olan tüm dinamikler durdurulmuş bulunmaktadır. Bir nevi taraf olarak İsrail’i cezalandırma denilebilir buna. Her ne kadar Mavi Marmara baskınının hesabı sorulmaya çalışılsa da asıl mesele Filistin tarafında olmaktır.
 
Türkiye, dış politikasında doğru bir seyir mi izliyor yoksa bir çıkmaza mı sürükleniyor? Bunu zaman gösterecektir ama biraz da öz eleştiriye ihtiyacımız olduğunu düşünmemiz lazım. Balkanlar, Kafkaslar, Rusya, yani yukarı sınır komşularımız evrim geçirirken de etkilenmiştik, sıkıntılı günler yaşamıştık. 1990’lı yıllar, parçalanan Yugoslavya, Rusya, Kafkasya ile kâbus gibiydi.
 
Güney ve doğu komşularımızın değişim yaşamasından ise daha derin etkileniyoruz. Bir başka değerlendirme ile güney komşularımızdaki çalkantılar, kargaşalar ve oradan bize sıçrayan olumsuzluklar bitmiyor bir türlü. Bizi yıllardır yoran terör orada besleniyor. İsrail, Ortadoğu barışını orada zorluyor. Demokrasi orada yok. Şimdi de Arap Baharı denilen halk ayaklanmaları orada cereyan ediyor. Açlığın pençesindeki ülkeler de hemen o bölgenin altında yer alıyor. Yani dünyanın en karmaşık, en sorunlu bölgesi… En zengin doğal kaynaklara sahip iken açlıktan, kıtlıktan ve savaştan ölen insanların bölgesi…
 
Önce sınır komşumuz Suriye ile attık köprüleri. ‘Vatandaşlarını öldürme, isyanları bastırma yoksa tepene çökeriz’ dedik.
Sonra, sınır komşumuz olmasa da, Somali’ye, açlığın ve kıtlığın pençesindeki insanlara ulaştık. İyi de ettik ama öyle bir resim çıktı ki ortaya, vahşi batı tarafından sömürülerek açlığa terk edilmiş bir kıtayı açlıktan kurtaracağımızı zannettik.
Davos’ta ‘one minite’le başlayan ve giderek gerginleşen Türkiye-İsrail tersleşmesinde Filistin’in hamisi olmaya çalıştık ve ipler koptu. Oysa daha birkaç yıl öncesine kadar Manavgat’ın suyunu bile İsrail’e pazarlama çabası içindeydik.
Bugünlerde kamuoyunda yer aldığı kadarıyla, ABD tarafından İran’a karşı kurulmaya çalışıldığı söylenen Füze Kalkanı’nın Türkiye’de konuşlanması ile İran’la nasıl bir düzleme geleceğimiz ise merak konusu.
 
Türkiye-İsrail bozuşması devam ederken Türk kamuoyundan yükselen sesler, “İsrail’le bozuşmak yerine içerideki terörle uğraş” yönünde seyir izliyor. İsrail, bazı kitaplarda,  PKK’nın önemli destekçisi, Kuzey Irak’ta PKK militanlarını eğiten ülke olarak anlatılır.  Bu iddialar doğruysa ve İsrail’le papaz olmanın temelindeki gerekçe bu olsa, kamuoyu tepkisi de belki farklı bir seyir izleyecekti.
(İsrail ve Kuzey Irak için; Aydoğan Vatandaş - Armagedon ve Ahmet Dinç - Babilde Amerikan Tangosu adlı kitaplar).
 
Türkiye, İsrail’le geçmişte sıkı dost değildi ama bugünkü gibi restleşmenin de gereği var mıydı? Ortadoğu bu kadar kaynarken bundan zarar görmemenin politikaları üretilmelidir. Mavi Marmara Gemisi neydi, neden ortaya çıktı, neden bu noktaya gelindi? Elbette hepsinin bir cevabı vardır, merak edenlere cevabı verilir ama sonuca bakmak gerekir. Kaynayan Ortadoğu’da gerginleşen, daha doğrusu kopan Türkiye-İsrail ilişkileri bize fayda sağlar mı?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362