- Roma”yı kim yakmıştır ? Öğrenci biraz telaşlı ve heyecanlıdır. Hemen cevap vermeye çalışır:
- Vallahi ben yakmadım hocam. Bu cevap karşısında müfettiş şaşırır, öğretmen ise renkten renge girmiştir. Müfettiş derhal öğretmene dönerek sinirli bir şekilde:
- Bu ne demek hocam? diye sorunca, öğretmen önce mırın kırın edecek gibi olur fakat hemen toparlanır ve şu cevabı verir:
- Sayın müfettişim, ne şartlarda çalıştığımızı görüyorsunuz. Bunlar hep öyledir. Hem yaparlar, hem de sonra inkar ederler. Birincisinden daha garip bir cevapla karşılaşan müfettiş, derhal sınıfı terk eder ve soluğu okul müdürünün odasında alır. Müfettişin sinirli bir şekilde odasına girdiğini gören okul müdürü de bu duruma bir mana veremez. Ancak, o da telaşlanmıştır. Fakat, önce müfettişin konuşmasını bekler. Müfettiş ise, hala olayın şokundadır. Ani bir kararla müdüre döner ve nefes nefese konuşmaya çalışır:
- Burada neler oluyor müdür bey? Öğrenciye Roma”yı kimin yaktığını soruyorum bana; kendisinin yakmadığını söylüyor. Öğretmene, bu ne biçim cevap bu diye dönüyorum, o da bana; bunlar hep böyledir, hem yaparlar sonra da inkar ederler diye cevap veriyor. Bu ne biçim iştir, müdür bey? Olayı kısaca da olsa öğrenen okul müdürü, biraz rahatlamış gibi olur ve hemen cevabı yapıştırır ;
- Sizler hiç merak buyurmayınız efendim. Ben, şimdi kimin yaktığını derhal bulurum. Bu son cevap karşısında müfettişin, baygınlık geçirmekten başka şansı kalmamıştır.Fıkra, kısaca böyle...
Toplumumuzda bu gibi fıkralar, öz eleştirileri, çok ince bir şekilde dile getirmektedir. Buradaki yer ve kişiler ise, sadece vesile kılınmıştır.
Sadece doğrulara sahip çıkmak ve hataları kabul etmemek bizde bir sosyal hastalık haline gelmiştir. Orta yerde bir hata mı var? Derhal dışımızda bir suçlu bulur ve üstüne üstüne gitmeyi marifet sayarız.
Doğrulara ise, bizim olmazsa bile sahiplenmeyi çok severiz. Halbuki, hatayı kabullenemeyenler doğrulara ulaşamaz.Peki, bu sosyal hastalığı tedavi edebilir miyiz? Elbette...Ne zaman mı?
Kendi hatalarımızla, dalga geçmeye başlayabildiğimiz gün.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ömer faruk helvacıoğlu 7 yıl önce

harika bir misal.
çok gergin olduğum bir anda ,bakayım bizim üstad ne yazmış(okuyayımda bir yol bulayım)diye merak ettim.
gerçekten çok hoş ve anlamlı bir makale olmu.
herkse okumasını tavsiye ederim.
az-öz-veciz.
işte budur.
selamla

Avatar
izzettin için @ömer faruk helvacıoğlu 7 yıl önce

teşekkürler. Allah razı olsun.

Avatar
ahmet aydın 7 yıl önce

müfettiş mübarek bir adam. hababam müfettişinden pek farkı yok. ben de izzettin hocamın sohbetine öyle katılayım, vesselam

banner359

banner362