2012 yazında en zor Ramazan aylarından birini yaşıyoruz. Tam yaz ortası. Hava sıcaklıkları çok yüksek seyrediyor. Günler çok uzun. Bir oruç, adeta iki oruç olacak kadar değerli.

Bizdeki alışkanlık, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte bir iftar daveti furyasıdır başlıyor. Herkes birbirini evine ya da lokantalara, restoranlara, lüks otellere iftar yemeğine davet ediyor. Güzel bir gelenek. Ancak ölçüleri abartılmadığı ve gösterişten kaçınıldığı sürece.

Devlet erkânı çoğu zaman iftar yemeklerinde buluşuyor. Bu yemekler bir toplantı niteliğinde olduğu için normal karşılamak gerekebilir.

Siyasetçiler, kendi şehirlerinde iftar yemekleri verirler. Bu durum çoğu zaman seçmenin karnını doyurma gibi algılanabilmektedir. O davete katılanların çoğunluğu oruç değildir bile.

İşyerlerinde, devlet dairelerinde iftar yemekleri düzenlenir. Gruplar halinde oturulur, hoş sohbetler yapılır. Biraz içine baksanız, onlarca hatta yüzlerce sayıya ulaşan bu gruplarda oruçlu kişi sayısı üç-beşi geçmiyordur.

İnsanlar evlerine iftar için misafir çağırırlar. Komşum beni iftara aldı ya da dünürler bizi iftara çağırdı gibi. Dostlar-yakınlar-akrabalar birbirlerini iftara alınca bir de bunun karşılığı olmalı mutlaka. Öyle değil mi? Daveti yapan da davet edilen de çoğu durumda oruçlu değildir. Bu iş bir gelenek olarak düşünülüp biraz da gösteriş merakından yapılmaktadır.

Yapılan iftar davetlerinde, sofralar sanki bir yarışmaya hazırlanıyormuş gibi abartılır. Oysa oruç tutmak sadeliktir. Çok yememektir. Oruçlu insan istese de çok yiyemez zaten. Hele ki şu sıcak mevsimde, o güzel an gelip de bir bardak su içince bitiyor zaten tüm yeme içme isteği.

Bir de iftar çadırları var. Hemen her şehirde, belediyeler veya valilikler tarafından kurulan. Bu iftar çadırları gerekli mi değil mi? Ciddi anlamda tartışılmalı. İhtiyacı olan insanları düşünmek iyidir ama bu şekilde, dilenciye yemek verir gibi değil. Bir anket yapılsa, iftar çadırlarına yemek yemeye gidenlerin de birçoğunun oruçlu olmadığı ortaya çıkacaktır.

Yazının başında yaz ortasında oruç tutmanın zorluğundan bahsetmeye çalıştım. Bu ibadeti gerçek manada yapan kişinin hiçbir şatafata, abartılı sofralara, ölçüsünden fazla yemeklere ihtiyacı yoktur. Bunu Allah’la arasında bir güzellik olarak yaşar. Ama maalesef şu mübarek aydaki iftar davetleri, çoğu zaman amacını aşıyor ve bu abartılar da çoğu zaman oruç tutmayanlar tarafından yapılıyor.

Eskiden de vardı iftar davetleri. Konu-komşu, eş-dost birbirini iftara çağırırdı ama daha mütevazıydi. Şimdi artık öylesine abartılıyor ki, ölçüsüz ve gösterişe dönmüş. Oralarda israf edilenler, gerçekten ihtiyacı olanlara, gerçekten aç insanlara yönlendirilse belki daha makbule geçecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362