İnsanların hareketlerini tanzim etmek üzere bir irade verildiğini biliyoruz. Diğer canlılar yani bitki ve hayvanlar öyle değildir.

İnsana verilen bu irade iledir ki, fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik özelliklerini kontrol altına alabilsinler. Ve yine bu irade verildiği içindir ki, insanlar sorumludur.

Tabii ki, insanın irade sahibi olması onu başıboş kılmaz. Yukarıda sıraladığımız özelliklerini ve bunların ihtiyaçlarını karşılaması da başı boş değildir. Bu ihtiyaçlarını toplumun değerlerine uygun şekilde karşılamaması halinde hem toplumsal ve hem de bireysel sorunlar çıkar.

Sizce, yemek, içmek, uyumak ve cinsi ihtiyaçlarımız gibi hususlarda ifrat ve terfide (aşırılıklara) kaçmıyor muyuz?

Mesela, yemek ile içmeyi ele alalım; dünya bugün Obezite sorunuyla ciddi manada mücadele vermiyor mu? Bizim de bu sorunlarla karşılaşmaya başladığımız yanlış mı?

En masum sayılacak bu isteklerde bile işi hastalıklı hale getirdik.
Bazı tarihçiler iddia ediyor ki; Roma İmparatorluğu zamanında insanların çoğu sırf zevk için yemek yermiş. Çeşitli lezzetlerle bezenmiş sofralarda yemek yiyenler, artık yiyemeyecek hale gelince, gider kusar ve boşalmış midelerini yeniden yemekle doldururlarmış.
Neden yemek yediğimizi herkes bir kez daha düşünsün.

Diğer yandan uzmanlar; gönlü ve zihni aç kalmış insanların tüketim hastalığına tutulduklarını iddia eder. Aynı uzmanlara göre obezite böyle bir hastalıktır.

Obezite hastalığı olmayanlarda bile yemek ve içmek hususunda kötü şartlanmalar vardır. Şöyle ki; öğle saati geldiğinde acıkıp acıkmadığımıza fazla bakmadan genellikle yemeğe otururuz. Yemek işini sanki günün belli saatlerinde mutlaka yerine getirmemiz gereken bir angarya gibi görüyoruz.

Günlük hayatımıza baktığımızda bunu rahatça görebiliyoruz.

Tansiyon, şeker, kolestrol, kanser vb. gibi hastalıkların temel sebebi çok yemek değil midir? Ne kadar çarpık bir düşüncedir ki; çok yemek için çok para harcarken, daha sonra tedavi olmak için de para harcıyoruz.

Bugün, doktorlar bile, iyice acıkmadan yemeğe oturmayın ve tam doymadan sofradan kalkın diyorlar. Et gibi değerli bir besin çoğumuza neden yasaklanıyor dersiniz?

Galiba her şeyi çok abartıyoruz.
Halbuki doğrular hep vasat olmuştur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362