Değerli Siirtli okurlar, bugün itibariyle köşemizin bir yılı doldu ve konun bu denli ilgi ile takip edilmesi beni memnun etti. Bölgemizde yaygın olan hepatit B ile ilgili bir danışma hattı oluşmuş olması çok yerinde bir karar olarak görülmektedir.

Daha önceki yazımızda da belirtmiş olmama rağmen sizlerden aldığım sorular nedeniyle hepatit B hastalığın belirti ve bulgularını tekrar iletmek istiyorum. Hepatit B hastalığı akut ve kronik seyir gösteren ciddi bir hastalıktır. Akut derken ani gelişen görünürde ağır geçen ancak sonuç itibariyle şifa ile sonuçlanan sarılığın aşikar olduğu form anlatılmaktadır. Kronik form derken; görünürde daha hafif ancak temel son derece ağır seyreden bir karaciğer yıkımının eşlik ettiği durum söz konusudur. Halk arasında bu forma "gizli sarılık" ta denmektedir.

Akut formunda hastalık hiç hissedilmeden iyileşebildiği gibi, birkaç hafta devam eden halsizlik gibi hafifi belirtilerle iyileşebilmektedir. Bu süreç genelde 4-8 hafta olarak tanımlanabilir. Bu dönemde kişide gıdalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik ile idrar renginde koyulaşma ve deride sararma hâkimdir. Bu süreç genelde 12 hafta içinde düzelerek şifa ile sonuçlanmaktadır. Ancak hastalık 6 aydan fazla sürede bir kişinin kanında ve karaciğerinde tespit edilirse artık kronikleşmiş anlamındadır.

Hastalığın kronikleşmesi ortaya çıkarabileceği sonuçlar açısından takip edilmesi gereken ciddi bir durumdur. Çünkü kronikleşmiş hepatit B hastalığı siroz veya karaciğer kanserine sebep olabilir. Burada okuyucularımıza şu hususu önemle vurgulamalıyız. Tüm kronik hepatit B formları siroza veya karaciğer kanserine sebep olur demiyorum ancak olma ihtimali var ve bu oran düşük değil diyorum. Hastalığın seyrinde kronikleşme olasılığı bakımından çocuklar daha riskli grupta görünmekte. Çünkü yenidoğana doğum sırasında bulaşan hepatit B nin kronikleşme olasılığı % 90 dır. Yine 1-5 yaş arasında alınan hepatitin kroniklşeme olasılığı %30 dur. 5 yaşından sonra ise bu rakam % 7 lere kadar geriler. Ancak sonuç itibariyle kronik hepatit B hastalarının ehil kişiler tarafından düzgün bir şekilde takip edilmesi esası göz ardı edilmemelidir. Bu hastaların çoğu "hepatit B taşıyıcısı" diye yıllarca oyalanmaktadır. Bu nedenle de bu tip hastalar siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi klinik tablolarda karşımıza çıkmaktadır.

Değerli okurlar bugün sizlerle ayrıca bir hepatit B hastasının "hepatit B taşıyıcılığından kurtulma tedavisini" irdelemek istiyorum. Hasta bu taşıyıcılıktan kurtulmak için bir çeşit tedaviye başvurduğunu söylemektedir.

Hastamız öncelikle bir gastroenteroloji uzmanına gittiğini ancak muayneden dört gün önce kendi kendine bir çeşit tedavi uyguladığını söylemekte. Tahlillerdeki hızlı değişme nedeniyle kendisinde hiper karaciğer rahatsızlığı (ne demekse ?) düşündüğünü sonra da yok yok bu "hepatit b"dir, dediğini vurgulanmakta. HBV-DNA tetkikine göre ömür boyu hepatit b taşıyıcısı olarak kalacağını ilgili hekim belirtmiş. Hekim kendisine hepatit b taşıyıcılığı ile nasıl yaşanması gerektiğini anlatan bir kitap vermiş (çok güzel bir davranış !). 3 ayda bir karaciğer enzim değerlerine bakılmasını ve olası yükselişle tedavi başlanacağı vurgulanmış. Ancak ömür boyu hepatit b taşıyıcısı olarak kalacağı söylenmiş.

Yani üç ayrı hekim olayı farklı yollardan yorumlayabilirler ancak tek doğru noktada sonuçlandırmaları gerekir. Bu yüzden bu konuda işin ehli olan hekimden sağlık hizmeti almak en doğru yol olmalıdır.

Diğer bir konuda hastanın hekime olan güvensizliği, bu konu hekimle ilişkili bir konu olsa da aslında hastadan da bağımsız değildir. Hastalar genelde kendileri gibi düşünen hekimi görmek ve ona güvenmek isterler, aksi olduğu an bir güvensizlikte başlamış olur. Bir diğer önemli konuda hekimin hastayı konu ile ilgili olarak bilgilendirmemesi yani hasta ile konuşmamasından kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle hasta-hekim ilişkisinde güven ve durum değerlendirmesi esastır.

Daha etkin sağlık hizmetine ulaşmak umuduyla …

Saygılarımla…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362