Bugüne kadar Güneydoğum Derneğini anlatan birçok yazılar, sitem dolu paragraflar yazdım. Bir kez daha yazıyorum.
 
Siirt’te geçmiş 4-5 yılda birkaç panel çalışması ve birçok okula ayni yardım yaptık. Özellikle eğitim üzerine, göçerler üzerine yaptığımız çalışmalar oldukça önemliydi.
 
Siirt’e geçmiş 3 yılda 5 ödül verdik. Verdiğimiz ödüller, Üniversite hariç, maalesef bize olumsuz yansıdı ya da ilgi görmedi ya da neden bana da ödül yok diyenler çıktı karşımıza. 
 
2011 ödüllerimizi verdiğimizden sonra, siirtce.net sitesinde Güneydoğum Derneğinin tek cümleyle aktarılış biçimi, tek cümleyle de olsa bizi üzdü. Söz konusu sitede aynen şöyle haber yapılmış:
  
[Belediyenin Dışlandığı Toplantı Ödül Getirdi
Güneydoğum isimli Türk milliyetçisi görüşleriyle tanınan dernek Siirt Üniversitesi Rektörünü, ödüle layık buldu.
5 Kasım 2010 tarihinde yapılan göç konulu toplantıya Siirt Belediyesi özellikle davet edilmemiş, Siirt ile ilgili bir sorun, Siirt Belediyesine rağmen ele alınıp çözümler aranmıştı…. ] diye devam ediyor.
 
Bu haberin kimler tarafından ne amaçla yapıldığı çok önem taşımıyor. Önemli olan kimlerin hangi niyeti taşıdığıdır. Haberde Derneğe önyargı ve kasıt olduğunu düşünmeden geçmek mümkün mü?
 
Güneydoğum Derneği, siyasi çevrelerle çalışma yapan bir dernek değildir. Irkçı, etnik kimlikçi değil, aksine birleştirici, bütünleştiricidir. Çalışmalarını son zamanlarda özellikle üniversitelerle birlikte yapmaya yönelmiştir. Nedeni de, Bölgenin ekonomik ve sosyal sorunlarına bilimsel çevrelerde çözümler aranmasının öncülüğünü yapmak; üniversitelerin, şehirlerin sorunlarına çözüm arayan kurumlar olması gerektiğini vurgulamaktır. Bugüne kadar Bölgedeki tüm üniversitelerle çalışma yapan Derneğin her etkinliği, yaptığı her çalışma, attığı her adım konuşulur olmuş, bilhassa her ödül töreninden sonra olumlu haberlerin yanı sıra olumsuz haberler de çıkmıştır.
Bu derneğin amacı övgü, alkış almak, popülizm yapmak, siyaset üretmek değildir. Bu derneğin amacı, Bölgenin siyasete alet edilen temel sorunlarının temelden çözülmesini istemektir. Tüm çalışmalarını kendi imkanları dahilinde finanse etmeye çalışırken bilhassa siyasetin dışında kalmaya çaba harcamaktadır.
 
Tüm bu iyi niyet ve çabalara rağmen bugüne kadar
Kimileri, (hatta içimizden kimileri) ‘AKP’nin derneği oldunuz’ dedi;
Kimileri, ‘faşistsiniz, Türk milliyetçisisiniz’ dedi;
Kimileri, ‘Kürtçülük yapıyorsunuz’ dedi;
Kimileri, ‘derin devlet olmakla’ suçladı.
Allah aşkına birileri de doğru bir şeyler söylesin. İyi niyeti, ülke sevdasını, Cumhuriyet bağlılığını görsün…  
 
Hakkında bu kadar çelişkili tanımlar yapılmış bir başka stk yoktur sanırım. Bunun da nedeni Güneydoğu hassasiyetinden gelmekte, adımızın da Güneydoğum olmasından kaynaklanmaktadır.  Ve çalışmalarımızın dikkat çektiğidir asıl olan… Ve asıl olan bir başka mesele Türkiye’nin Güneydoğu konusundaki zorlukları bize yapılan tanımlamalar ile ortada değil mi?
 
 
Her şeye rağmen, tüm bu çalışmalarımız doğru algılansın diye beklemiyoruz, çalışmalarımıza devam ediyoruz.
 
Aşağıdaki yazıyla bizi yüreklendiren, bu yazıyı yazdıktan sonra da üyemiz olan Güneydoğulu bir gencin yorumunu buraya alma ihtiyacı duydum.
 
12.04.2011
Duygu Sucuka
Güneydoğum Derneği Başkanı
 
 
*****
Güneydoğuya Adanmış Bir Ömür
(Yazan Rıdvan Söylemez- www.genclikkonseyi.com)
 
Güneydoğu denince ne akla gelirdi eskiden, silahlar, göz yaşları, eğitimsiz insanlar, aman gitmeyin her an bir roket önünüze düşebilir düşünceleri…
Türkiye Gençlik Konseyi olarak nerede umut bizler orada olacağız dedik bu yola koyulmadan, kalıplaşmış zihinlere inat her zaman ‘’Önce İnsan’’sloganını rehber alarak  ilerleyeceğiz dedik çünkü bizler. Güneydoğuda yaşayan, bu bölgenin acılarını bilen gençlerdik ve içinde bulunduğumuz kabuğu kırmak için ey hayat hayatı anlamsız kılan içten boş dıştan kalıplı insanlara inat ne olursa olsun ilerlemeliyiz  diyorduk bize destek veren diğer arkadaşlarımızla beraber. Ben her şeyde yanılırım, ama benim kadar insana değer veren bu bölge için mücadele edecek insan yoktur derdim. Bunda hayatta yanılmam derdim. Dün bir kez daha gördüm ki bu fikrimde de yanılmışım. Ben İl dışındayken Genel Merkezimizi ziyarete gelen Güneydoğum Derneği Genel Başkanı Sayın Duygu Sucuka’yı Ankara da bir ziyaret edeyim dedim. Hafta içi olduğundan dolayı Duygu Hanım işyerindeydi, bana tarif edilen yere gittim. Koridorda beni karşılayan Duygu Hanımla beraber odasına geçerek faaliyetler hakkında bilgi alışverişinde bulunduk. Ben 3 randevum daha olduğu için Duygu Hanım’a en fazla 15 dakika ayırmayı planlamıştım kafamda, Duygu hanım daha içeri girer girmez başladı peş peşe içecekler ve yiyecekler istemeye ben her ne kadar yok desem de. Oturur oturmaz anlattı faaliyetlerini Duygu Hanım, o anlattıkça ben adeta yerin dibine giriyordum bir yandan, çünkü Güneydoğulu olmamasına rağmen hayatını Güneydoğuya adamış bir insan gecesini gündüzüne katarken bizler bu insanların faaliyetlerine bundan önce hiçbir katkıda bulunmamıştık. Oysa ne kadar övünüyorduk yaptıklarımızdan. Bu bölgenin sahipsizliğinden yakındığını dile getiren insanlar sadece seçim meydanlarında boy gösterirken Duygu Hanım siyaseti değil, Güneydoğuya hizmeti kendine rehber edinmiş ve şuana kadar Kadın intiharlarından tutun uyuşturucu sorununa kadar bütün konular hakkında bölgede yaklaşık 50 Panel düzenlemiş Adıyaman Kahta’ya kitap kampanyası düzenlemesi için kurmuş olduğu derneğiyle birlikte. Cennet annelerin ayakları altındadır demiş efendimiz, biliyor musunuz Duygu Hanım’ın iki çocuğundan biri olmak isterdim. İnsanlara umut olabilmek için hangimiz çocuklarımızın rızkından kesip doğup büyümediğimiz bölgelerin insanlarına harcama yapabilecek kadar yufka yürekliyiz hiçbir maddi kar amacı gütmeden ve hiç kimsenin arka bahçesi olmadan.   15 dakika ayırmayı planladığım görüşmem tam 4 saat sürmüştü… tek bir düşüncem vardı, ne yapabilirdim  bu insanlar  ve bu eli öpülesi insan için bundan sonra?
Ben de onun kadar olmasa da onun yaptığı her çalışmaya kayıtsız kalamayacağımı anlamıştım artık. Nerede Güneydoğum Derneğinin bir çalışması varsa katılmaya karar verdim, çünkü bende Türkiye Gençlik Konseyi de artık bu derneğin bir üyesiydik ve  Duygu hanımların gençlere o şefkatli  elini uzatmasında birer gönüllüsüydük bu uzun ve sonu olmayan, her şeyden arındırılmış, tek amacı insana hizmet etmek olan eli öpülesi insanla birlikte…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362