Türkiye’de uyuşturucu konusunu 2013 yılında, Atılım Üniversitesinin desteği ve işbirliğiyle, ilgili birçok bakanlık, çeşitli üniversiteler, Emniyet ve TSK birimleri, konunun uzmanlarının katılımı ile dernek olarak geniş kapsamlı bir çalıştayda ele almış, o çalıştay notlarını “Uyuşturucu Gerçeği” adıyla kitap olarak yayınlamıştık.

O çalışmamız esnasında konunun toplumsal önemini daha iyi algılamış bir vatandaş olarak o gün bugündür, bireysel anlamda da olsa kendimi bu konuda mücadele içinde bulmaya çalışıyorum.

Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelesinde toplum bilincimizin çok yeterli olmadığını düşünüyorum. Kolluk kuvvetleri gerek TSK gerekse Emniyet olarak üzerlerine düşeni yapıyorlar. Ancak basından izlendiği kadarıyla son zamanlarda polis teşkilatının çok huzurlu olmadığı görülüyor. Bu konudaki ilk çalkantılarda “TUBİM Önemliydi” başlığıyla bir yazı yazmıştım. TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi), 2006 yılında kurulmuş olan bir emniyet birimidir ve uyuşturucu bağımlılığı konusunda Türkiye’nin kara kutusu sayılır. Uyuşturucu Bağımlılığı ile hem ulusal kurumları koordine eden hem de mücadele konusunda birçok projeye ve çalışmaya öncülük eden bir birimdir. Ayrıca yine bu konuda EMCDDA ( Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi ) ile ülkemizin tek yetkili temas noktasıdır. Ve konumu gereği de KOM Dairesinin altında görev yapmaktadır.

Emniyetteki cemaatçi yapılanmanın kırılması amacıyla, olağandışı atama ve yer değişikliklerinde bilhassa Emniyet KOM Dairesindeki tüm tecrübeli elemanlar yer değişikliğine uğradılar. Uyuşturucuyla mücadele uzmanları da başka görevlere dağıtıldılar.

Devletin tasarrufunda olan işlere vatandaş karışmaz. Ancak uyuşturucu konusundaki tırmanışın verdiği rahatsızlık da göz önünde tutulmalıdır. Çünkü burada mağdur olan vatandaştır.

Öyle bir süreç yaşanıyor ki, toplumun huzurunu bozan her konuda mücadele verecek olan polis teşkilatının kendisi huzurlu değil her şeyden önce. Kendi içinde kamplaştırılmaya neden bu kadar müsaade edildi? Neden 10 yıl önce bu teşkilat cemaatin eline bırakıldı? Polis camiasında bir dönem cemaatin kıydıkları vardı (bizzat yakın çevremde yaşadım) şimdi de devletin yer değiştirmeleri var. İntikam savaşları gibi. Akıl alacak türden değil. Bırakın Allah aşkına, herkes görevini yapsın. Kamplaştırılmadan, kendi arasında bölünmeden, birbirlerine düşman edilmeden, herkes bu toplumun iyiliği için çalışsın.

Siz kişisel savaşlarınızı sürdürürken olan topluma oluyor. Toplumsal sorunlar büyüyor. Olan devlete oluyor. Bu devlet bu kadar hırpalanmayı hak etmiyor. Sokak çocukları, uyuşturucu, her türlü şiddet alıp başını gidiyor ve toplum psikolojisi düzeltilemez biçimde yaralanıyor.

***

BONZAİ

Birkaç gündür üzerinde düşünüyor, araştırıyor, yazmayı planlıyordum. Bu sabah gazeteyi elime alınca ön sayfadan bir habere takıldı gözüm. “Doğum gününde bonzai kurbanı”, Milliyet/ 08.07.2014.

Birkaç ay önceydi, bir hukukçu arkadaşım bahsetmişti; İzmir’e gittiğinde bir sokak düğününe denk gelmiş, gençler ‘elimde patladı bonzai’ adlı bir şarkıyla coşup oynuyorlarmış. Durumun vahametini anlatan arkadaşım nasıl olur da sokaklarda böyle bir şeye, böyle bir şarkının çalınmasına izin verilir diye hayretini ve üzüntüsünü yansıtıyordu.

Bonzai konusunu arkadaşım anlattığından beri bu kelimeyi her gördüğümde dikkat kesiliyordum. Sonrasında medyada bonzai konulu çıkan haberler çoğalmaya başladı. Hemen her gün bir köşede, yukarıdakine benzer bir haberle karşılaşmak mümkün. “Bonzai kurban”ı, “bonzaiden iki genç daha öldü”, “bonzai kullanan gençler baygın halde bulundu”, vs.

Nedir bu bonzai ve neden bu kadar hızlı girdi toplum yaşantısına?

Konunun uzmanı bonzaiyi şöyle anlattı:

Bonzai kelime anlamı olarak aslında bir uyuşturucu madde ismi değil, Japoncada Bon-Sai denilen bir ağacın ismidir. Bu ağacın bitkilerine zerkedilen JWH 18 isimli kimyasal bir sıvı ile bu bitki uyuşturucu madde halini alıyor. Örnek olarak JWH 18 sıvısını biz evimizdeki herhangi bir bitkiye de enjekte etsek o da uyuşturucu halini alır.

Bu uyuşturucu etkisi bakımından bir hallüsinojen yani hayal gösterici niteliği bulunduğundan narkotik çevrelerince kannabinoidler grubuna dahil edilir ve bununla birlikte doğal olmadığı (çünkü kimyasal/sentetik bir sıvı enjekte edildiği) için de "Sentetik Kannabinoid " olarak adlandırılır.

Hayal göstericiler yani kannabinoidlerin doğal olanına da esrar denir. Esrar bitkisi içine hiç bir kimyasal madde enjekte edilmeden tamamen doğal metotlar ile üretilip hasadı yapılır ve satışa ot, toz, vs. formlarında sürülür.

Bonzai ile esrarın farkı; esrar doğal bir hallüsinojen, bonzai ise sentetiktir. Sentetik kannabinoid denilen madde bu sebeple "sentetik esrar " olarak da adlandırılabilir.

Piyasaya gelince; herhangi bir bitkiye enjekte edilebildiği ve esrar ile aynı etkiyi hatta daha fazla etkiyi gösterdiği ve hatta bağımlılık derecesi esrardan daha yüksek olduğu için sokakta "esrar gibi bir şey hatta daha iyisi ve güzeli daha çok kafa yapıyor” ibareleri ile satılmaktadır.

Nasıl ki insanlar esrara başlarken "sigara gibi bir şey" deniliyor, aynen onun gibi "esrar gibi bir şey" ibaresi ile satılmaktadır. Burada korkunç olanı şu; esrar maddesi eroine belki çok doğrudan başlatmayabilir, bir basamaktır, ancak kimyasal esrar/sentetik esrar/bonzai/sentetik kannabinoid isimleriyle söylenen bu madde eroine geçişte esrara göre daha yüksek etkilidir, geçişi kolaylaştırmaktadır. Yani bu maddenin piyasamıza girmesi ile eroine talep ve geçiş daha da artacaktır.

Türkiye bonzai maddesini 2011 yılında yasa kapsamına aldı. Yasa kapsamına JWH 18 diye alındı. Fakat uyuşturucu tacirleri JWH 18’in kimyasal zincirleri ile oynayarak değişik türevlerini ürettiler. Bu türevler de bitkilere enjekte edilerek bonzai ismi ile satışa sunuldu. Yakalandığında da yasa kapsamında olmadığı görüldü. Çünkü kanunen JWH 18 diye yasa kapsamına alabiliyorsunuz.

***
Sentetik Kannabinoidler (Bonzai vb.)

Bitkisel uyuşturucular dünyada uzun zamandır kullanılmakla birlikte 2004 sonrasında eklenen sentetik kannabinoidler etkisini ciddi oranda artırmıştır (UNODC 2013). Bu süreçten sonra sentetik kannabinoidler tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Uyuşturucu organizasyonları birçok ülkede yasaklı maddeler listesinde bulunmayan bu maddeler için oluşan pazarı su-istimal etmeye devam etmektedir. En yaygın sentetik kannabinoidler olan 1-naphthalenyl (1-pentyl-1H-indol-3- yl) methanone ve JWH-18 maddeleri Türkiye piyasasında bonzai olarak anılmaktadır (EGM KOM Raporu 2012). Herhangi bir sentetik kannnabinoid maddesinin Birleşmiş Milletler ve/veya ülkeler tarafından yasaklanmasının ardından uyuşturucu organizasyonları yeni formüllerle bu maddeleri üreterek uluslararası kontrolü ekarte etmektedirler.

Sentetik kannabinoidler Türkiye piyasasında 2010 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. O tarihten sonra maddenin kullanım ve bulunabilirlik oranında çok ciddi bir artış görülmüştür. Türkiye’de bonzai üretimi tespit edilmemiştir. Bonzai ulusal piyasaya yurt dışından getirilmektedir. EGM KOM (2012) raporuna göre Türkiye’de bonzai maddesi Çin, ABD, KKTC, Almanya, İspanya, Hollanda, Portekiz, İngiltere ve Macaristan gibi ülkelerden yasa dışı yollarla ithal edilmektedir. Ülke içerisinde faaliyet gösteren uyuşturucu organizasyonları genellikle bonzai maddesini esrar, ecstasy ve captagon maddeleri ile birlikte piyasaya sunmaktadır

2012 yılında sentetik kannabinoid yakalamaları bir önceki yıla göre 9 kat artış göstermiştir. Sentetik kannabinoid olaylarından yakalanan şahıs sayısı ise 82’den 4.784’e yükselmiş ve yaklaşık 57 kat artmıştır. Benzer bir şekilde olay sayıları da 166’dan 3.401’e yükselmiş ve yaklaşık 19 kat artmıştır. Madde miktarı, olay ve şüpheli sayısında görülen hızlı artış sentetik kannabinoid maddesinin ulusal piyasada kısa sürede çok yaygın hale geldiğini göstermektedir. Sentetik kannabinoid kullanımındaki artış göz önünde bulundurulduğunda yakın zamanda ülke için en problemli uyuşturucu maddelerden biri olacağı görülmektedir.
Türkiye’de sentetik esrar fiyatları gram başı 10 TL ile 250 TL arasında değişmektedir.

***

Bonzainin, son iki-üç yılda toplumumuzdaki hızlı tırmanışını yukarıdaki alıntı yazıdan görüyoruz. Bu konudaki rakamlar 2011-2012 arasında 9-19-57 kat gibi artışlar gösteriyor.

Devlet, toplumsal bilinci de ön planda tutacak şekilde bir an önce konuya eğilmelidir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
F-G 5 yıl önce

katılıyorumm sizeee uyuşturucuuu herkesiii bozduuu

Avatar
gelecek 5 yıl önce

yakinda bu da unutulur yeni bir isim olan fesbook denilen illerle ugrasiriz

banner359

banner362