Bu haber kez okundu.

Nihal Olçok, Siirt Zübeyde Hanım Lisesinin konuğu oldu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde şehit olan Erol Olçok'un eşi ve Abdullah Tayyip Olçok'un annesi Nihal Olçok, Siirt Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesince "18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıl dönümü dolayısıyla okulun öğrenci yurdunda düzenlenen programa katıldı.

Siirt sevdalısı ve gönüllüsü Tuba Kayra ile katıldığı programda konuşan Olçok, 15 Temmuzların bir daha yaşanmaması için herkese büyük görevler düştüğünü söyledi.

İnsan bir şeyi kaybetmeden ne kadar yer kapladığını göremediğini ifade eden Olçok, "Bundan 10-15 gün önce Abdullah'ı ziyaret ettim. 'Abdullah biliyor musun? O kadar büyük bir yer kaplıyormuşsun ki Türkiye'yi koyuyorum içine hala yer var. Hala sığıyor, hala boş yer var ve hepsi öğrenci.' dedim." diye konuştu.

Psikoloji alanında yüksek lisans yaptığını ve şu anda bir üniversitede tekrar lisans eğitimi okuduğunu dile getiren Olçok, şöyle konuştu:

"Abdullah'ın sayesinde, vesile oldu. Çünkü gitmeden 7-8 ay önce şakalaşırken beni sınava soktu. Aslında bana bir hayat serumu bağladı. Çünkü o okul olmasaydı ben gündelik yaşama bu kadar hızlı geri dönemeyebilirdim. Erol amcanız benim geçmişimdi, anılarımdı 21 yıl. Abdullah da geleceğimdi, umutlarımdı, hayallerimdi. Ben 15 Temmuz'dan sonra dünü ve yarını bıraktım, şu anda buradayım ve burada ne yapmam gerekiyorsa onu hakikatiyle, en iyi şekilde yapmak için buradayım. Bunun yarını veya dünü yok. Bende dün ve yarın gitti, 15 Temmuz'dan sonra yarını hesaplamadan, dünü düşünmeden şu anda buradayım."

- "Yaşanmasına asıl müsaade etmeyen kahramandır"

Söz alan bir öğrencinin, Türkiye'ye yönelik darbe girişimlerinin devam edeceğini ve vatanı savunmak için birçok kişi gibi kendisinin de canını vermeye hazır olduğunu belirtmesi üzerine Olçok, 15 Temmuzların yaşanmasına fırsat verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Olçok, 15 Temmuz'un cinsiyet, yaş ve fiziki koşulların yok olduğu bir gece olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Kritersiz nadir gecelerdendir, Hiçbir kriter yoktu o gece. Bir tane gazimiz var çocuk 7 yaşındaydı. Kolunun üzerinden tank geçmişti. Bir tane cüce vardı çünkü önemli olan marifet. O hale gelmemektir. Siz siz olun 15 Temmuzları yaşamayın. Yaşanmasına asıl müsaade etmeyen kahramandır ve benim gönlümde Abdullah'tan daha büyük kahraman olursunuz."

- "Erol Bey, bir 'Çerkez göçü' filmi çekmeyi çok isterdi"

Nihal Olçok, eşi Erol Olçok'un bir hayalinin olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtladı.

Eşi Erol Olçok'un Çerkez olduğunu aktaran Olçok, "Erol Bey, bir Çerkez göçü filmi çekmeyi çok isterdi. bir sinema filmi çekmeyi ama bu Hollywood ayarında yapardı da. Biliyorsunuz Erol amcanız Bayrak, Çanakkale filmini yaptı, seçim kampanyalarındaki bütün o reklamların hepsini o yapmıştı. eminim ki o filmi de çok yüksek kalitede yapardı." dedi.Eşinin hayalini gerçekleştirmek gibi bir düşüncesinin olup olmadığı sorusu üzerine Olçok, "Onun hayallerini gerçekleştirmek için uğraş vermiyorum. O onun hayaliydi, eminim ki yapamam. Onunki gibi olmaz, onunki hakikat olurdu ben onunkini taklit edebilirim. Eminim ki Erol bey kadar güzel yapmak için ortaya çıkacak ama o ben değilim." cevabını verdi.

- "Kendi davalarımıza kendim bakmak istiyorum"

Oğlu Abdullah Tayyip'in avukat olmasını istediğini bildiren Olçok, avukat olmak için şu anda kendisinin bir üniversitenin hukuk bölümünü okuduğunu belirtti.

"Döndü, dolaştı avukatlık bana geri geldi çünkü Abdullah'ın avukat olmasını ben istemiştim. Yani aslında çocuklarımızın hayalleri de kendi hayalleri değil. Kendi davalarımıza kendim bakmak istiyorum. Çünkü bu davalar AİHM'e gidecek. Ben AİHM'de cübbemi giyip kendi evladım ile çocuklarımın babası, bugünkü yetimlerimin babası ve 250 şehit adına oraya gidip kendi davamızı kendimiz görmek istiyoruz. Biz ancak bu şekilde intikam alırız. Yani başka türlüsü olmaz, çünkü Mümin olmak istiyorum Müslüman değil. Mümin ile Müslüman aynı değildir." diyen Olçok, adaletin yerini bulması için mücadelesini sürdüreceğini dile getirdi.

15 Temmuz'dan bu yana 2 çocuğu ile aynı masada yemek yemediğini anlatan Olçok, bir süre önce ilk defa misafir ağırladığını söyledi. Olçok, "Arkadaşlarımı davet ettim çünkü evde soğan kokusunu çok özlemiştim. Yaşamdır o. Bir şey pişer, kokar evinin içi. Aslında yaşamı simgeler. Biz iki yıldır aynı sofrada yemek yemiyoruz, herkes tabağını alıyor, kimini odasına gidiyor kimisi başka bir yere. Çünkü boşlukları görmek istemiyoruz, hala hazır değiliz." ifadesini kullandı.

Programın sonunda Okul Müdürü İdris Yolbaş, Olçok'a, şehit olan eşi Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un fotoğrafının yer aldığı tablo hediye etti.

Nihal Olçok, daha sonra okulu ziyaret ederek sınıfları gezdi, öğrencilerle sohbet etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362