Eski adıyla ehliyet, şimdiki adıyla sürücü belgesi, günlük yaşamda tüm insanların artık olmazsa olmazlarından birisi haline gelmeye başladı. Eskiden bu belgeyi edinmek çok daha çetrefilli idi. Şimdilerde artık iyi işleyen ve oturmuş bir sistem var. Bu şekilde sürücü belgesi almak hem daha kolay, hem de vicdanları rahatsız etmiyor. Sürücü belgesini almak için sürücü kurslarının devrede olmasını söylemek istiyorum.

Sürücü kursları kanalıyla sürücü belgesi almaya başlandığından sonra, bu anlamda bir sektör oluştu. Büyük şehirlere baktığınız zaman çok sayıda sürücü kursu var. Her sürücü kursunda, değişik kurs takvimleriyle, değişik gruplar oluşmakta, aynı kurs merkezinin çok sayıda kursiyeri bulunmaktadır. Kursa giderek ehliyet alma süreci ise 3-4 ay gibi bir zaman dilimini kapsıyor.

Özellikle 1980’li yıllarda ehliyet alma şeklinin yasal olmayan uygulamalara açık olduğunu, bunun da kamuoyu vicdanını rahatsız ettiğini bu ülkede yaşayan herkes bilir. O zamanki yanlışların önüne geçebilmek için çeşitli çözüm yolları arandı, uygulamaya konuldu. Bugünkü sürücü kursları da o çözüm yollarından birisidir ve en son denenenidir. Amacım sürücü kurslarını işlemek olmadığı için bu kurslar hakkında detay bilgilere girmeyi düşünmedim. Sadece, bugün oturmuş ve iyi işleyen bir sistem olduğunu söylemekle yetineceğim. Belki gelecek zaman dilimlerinde bu sistemin yerine, daha tercih edilebilir başka sistemler gelecektir.

Doğru işleyen her sistemin mutlaka doğru olmayan ya da eleştirilebilecek bazı yönleri vardır.

Ehliyet sınav tarihlerine şöyle bir göz atınca, 2011 ve geriye doğru giden birkaç yıl için, sınav ayları şu şekilde veriliyor: Şubat, Nisan, Temmuz, Ağustos, Ekim, Aralık. Bunlar yazılı sınav tarihleri. Bir de direksiyon sınavı var. O da her yazılı sınavından yaklaşık bir ay sonra. Yani direksiyon sınav tarihleri de Ocak, Mart, Mayıs, Ağustos, Eylül, Kasım aylarına denk düşüyor.

Bu konuyu neden işliyorum?

Yer, Ankara.
Tarih, 15 Ocak 2011.
Direksiyon sınavı için kuru soğukta saatlerce bekleyen çok sayıda vatandaş yol kenarlarına dizilmiş. Vatandaş diyorum çünkü sınava girenler her ne kadar gençler olsa da dur-kalk işareti veren görevliler, sürücü kurslarının mensupları, sürücü adaylarının aileleri derken her yaştan insan var kalabalığın içinde.

Anladığım kadarıyla Ankara’da birkaç değişik yerde direksiyon sınavına giriliyor. Bu büyük şehirler için böyledir ama küçük yerlerde bir tek yer olsa gerek. Ankara’da Ovacık denilen, direksiyon sınavı yapılan yerdeyim. Kalabalığı görünce şaşkınlık yaşamadığımı söyleyemem. Bir kilometre boyunca konuşlanmış sürücü kursları ve her kurs merkezine ait, sıra halinde bekleyen sürücü adayları. Yanlış yönlendirildiğimiz için bir kilometreyi sonuna kadar yürüyüp sonra da ters istikamette dönüş yaptık. Biz yürüyüş halinde olduğumuz için soğuktan kendimizi koruyabiliyoruz. O sınava girme kuyruğunda bekleyen gençlerin titrediğini görünce benim de içim titredi. Hele bazılarının üzerinde yeterli kalınlıkta giysi yoktu ki onlar hiç aklımdan çıkmıyor. Kaldı ki ne kadar sıkı giyinirseniz giyinin, soğuk havada ve açık alanda ne kadar durabilirsiniz ki? Soğuk havanın yarattığı titremenin üzerine sınav heyecanının yarattığı titreme de eklenince tarifi zor bir durum çıkıyor ortaya.

Hava kapalı, oldukça soğuk ve sert, en fazla 4-5 derece idi. Bazı kurs merkezleri servislerle gelmişler, sınav sırası gelene kadar servisin içinde beklemek mümkün ama çalışmadan duran bir aracın içi ne kadar koruyucu olabilir ki? O gün orada onlarca sürücü kurs merkezi, bu kursların onlarca kursiyerleri ve bir o kadar da bu vesileyle gelenlerin olduğu düşünülürse, nereden baksanız bir kilometre yol boyunca dizilmiş en az 5-6 bin kişi vardı. Bu insanların ne kadarı ertesi gün hastaydı, onu da bilmek mümkün değil.

Verdiğim örnek Ankara içindi. Bu durum Ocak ayında İstanbul için de, Adana için de, bir başka küçük yer için de aynıdır mutlaka. Benim önerim, bu konunun yetkililerinin, çok sıkı giyinerek, aynı şartlarda, bir sınav adayı gibi, 10-15 dakika o kuyrukta beklemeleri, sonra da bu sınav tarihleri ya da bu sınav şartları için yeni bir değerlendirme yapmalarıdır. Sınavların periyodik olarak yapılması belki sistem gereğidir ama bazı olağandışı şartları da göz ardı etmemek gerekir. Çok soğuk günlerde bu şekilde sınav yapmak şart mıdır? Eğer şart ise açıkta bekleyen insanlar için kapalı alanlar oluşturmak mümkün olamaz mı? Ya da başka bir yol var mıdır?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362