"Baltaları gömme" deyimini duymuşsunuzdur. Kızılderililere ait bir deyimdir. Kızılderililer gerek kabile savaşlarında, gerekse beyazlarla savaşlarında barıştan söz edilmeye başlandığında baltaları, yani silahları gömerlerdi. Ancak baltalar çok kısa bir sürede çıkarılabilecek derinlik ve uzaklığa gömülürdü. Anlayacağınız baltaları gömmek sembolik bir davranıştı ve barışı istemek konusundaki samimiyeti gösterirdi.

Uluslararası kirli bir oyunun sonucu olarak 30 yıldır ülkemizde devam eden savaşın ardından son birkaç yıldır çözüm süreciyle normalleşmeye önemli birkaç adım attık. Dahası, kalıcı barışın gelmesi için 21 Mart'ta okunacak mektuba kilitlendik. Nevruz'da açıklanması beklenen mektup ile silahların susmasından öte, silahların gömülmesi gündeme gelecek. En azından Türkiye'de yaşayan tüm halklarda bu yönde büyük umutlar var.

Bugün, Kızılderililerin yaptığı gibi baltaları sembolik olarak gömsek de, onların bir daha çıkarılmaması için neler yapılması gerektiği üzerinde konuşacağız. Öncelikle çözüm sürecinin bölgeye yansıması ve atılması beklenen tarihi adımın nasıl okunması gerektiğini ele alacağız. Malum birkaç yıl öncesine kadar "İmralı Süreci"nden söz ediliyordu. Halkın İmralı'yı dikkate alması, direktiflerini uygulaması üzerine sürece "çözüm süreci veya demokratik barış süreci" adı verildi. Bu tarihi bir adımdı. Halkın onayı alındıktan sonra Kandil gündeme gelmeye başladı. Ardından muhatap olarak kabul edilen Kandil'le tarihi görüşmeler başladı.

İlk etapta Öcalan'ın girişimleriyle silahlar gömülmezse bile en azından susmuştu. İşte tam bu ortamda, bir daha çatışma ortamının yaşanmaması ve demokratik siyaset kanalların tamamıyla açık olması için çözüm süreci altında anayasal düzenleme yapılması şarttır.

Düşünsenize, PKK militanlarının sınır dışına çıkarılması söz konusu şu günlerde. Herkes militanların Kandil'e geri döneceğinden söz ediyor. Bu, her iki kesim için de doğru bir geri dönüş olacaktır şüphesiz. Ancak ondan sonra af, dağdakilere siyaset yolunun açılması ve topluma kazandırma yasası güvencesinde dağdan ineceklere iş imkanı sağlanmalıdır.

Nitekim çözümün önemli aktörü Öcalan İmralı tutanaklarında diyor ki; "Komisyonlar kurulacak. Hakikatleri araştırma komisyonu da kurulacak. Akil adamların denetiminde olacak. Çekilme o zaman olacak. Köylere geri dönüş olacak. Bunları yapılmazsa geri çekilme olmaz."

Devlet yetkililerinin de aynı görüşte olduğuna olan inancımız sonsuzdur. Doğrusu da budur. Eğer siz eski hükümetlerin, eski derin devletin yanlış politikaları yüzünden köyünü terk edip batıya göçmüş bir aileye köye dönüş için teşvik kredisi vermezseniz nasıl dönecek? Geri dönse bile yıllarca boş kaldığı için harabeye dönmüş evinde nasıl yaşayacak? Ağılını bahçesini nasıl onaracak?

Ayrıca, Kürtlerin diğer milletler gibi ana dillerini öğrenmelerinin, geliştirmelerinin en temel hakları olduğu düşüncesiyle anadilde eğitim hakkı, daha fazla temel hak ve hürriyetler gibi temel sorunların da çözümün bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Üstelik eğitim değil; Kürtçe tıpkı Arapça, Boşnakça, Arnavutça, Farsça ve Azerice gibi kamusal alanda da kullanılabilmelidir. Hatta yerel yönetimlerin güçlendirilmesi; beşeri, iktisadi ve kültürel gelişimin azami derecede kolaylaştırılması gerekir. Ancak bundan önce atılması gereken önemli adımlar vardır. Onlar da savaşmadan, kan dökmeden, şiddete başvurmadan, silah kullanmadan atılır.

İşte kalıcı barış için, silahların ulaşılamayacak yerlere gömülmesi ve kıyamete kadar orada kalması için yapılması gerekenlerden birkaçı.

Sonuç olarak; 21 Mart Nevruz'unun tüm halkların barış içinde yaşayabileceği bir dönüm noktası olmasını umut ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bedîrxan 4 yıl önce

nevruz diye bişey yoktur sn hoca. adı newroz'dur. umarım bu halkın kutladığı newroz'a gerçek adı ile hitap edersiniz bundan sonra. saygılar...

Avatar
ercan uysal 4 yıl önce

adaylarin icinde en durust en delikanli kasim keremullah ceylandir 13 senedir bu partiye hizmet etti yani kasim bey hakkadiyor

banner359

banner362