(Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Günal KURŞUN'un anlatımından)

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda ailenin korunması, kadına yönelik şiddetle mücadele ve intihara yönlendirme suçları çeşitli maddelerde düzenlenmektedir:

 

- TCK  m.232/1: Kötü muamele

“Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 

- TCK m.233/1: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

“Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

- TCK m.233/2

“Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”

 - TCK m.233/3:

“Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

 - TCK 84/4: İntihara yönlendirme

“….cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.”

 Ceza hukuku sistemindeki bu düzenlemelere ek olarak adına kısaca İstanbul Sözleşmesi denen ve 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, 8 Mart 2012 tarih ve 28227 sayılı Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

"Kadına yönelik şiddet", "aile içi şiddet", "kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet" kavramlarının tanımlandığı sözleşmede şiddet,  yalnızca fiziksel değil, cinsel, ekonomik, psikolojik ve ekonomik boyutlarını da içerecek şekilde tanımlamakta;  sözleşmede 'kadın' sözcüğünün 18 yaşın altındaki kız çocuklarını da kapsadığı belirtilmektedir.

Konuya ilişkin en yeni düzenlemeden de bahsetmemiz gerekir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu, 8 Mart 2012 tarihinde TBMM’den oybirliği ile geçerek kabul edilmiş, 20 Mart 2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yeni kanunun son derece olumlu düzenlemeler getirdiği, daha ilk bakışta fark edilebilir. Kanuna göre, şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olanların korunması esas kabul edilmektedir. Yeni kanunda kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış, şiddet olarak tanımlanmaktadır. Şiddet görenler en yakın karakola, Alo 183 hattına ve 7/24 esasıyla hizmet verecek “Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi”ne başvurabilecektir. Kanuna göre, sadece şiddet gören değil, şiddeti duyan, gören, bilen herkes ihbarda bulunabilir.

 

Şiddete uğrayan ve koruma altına alınan kişilere geçici maddi yardım yapılacak, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetimindeki yerlere yerleştirilecek, korunan kişinin çocuğu varsa Bakanlık kaynaklarıyla kreş imkânı sağlanacaktır ki, koruma altındaki birey çalışma hayatına daha rahat katılabilsin. Gerek görülmesi halinde bakanlık, açılan davalara müdahil olabilecek, mağdurlar, oluşturulacak “Şiddeti Önleme ve Takip Merkezi” aracılığıyla izlenecek, ilköğretimde müfredata “kadın-erkek eşitliği” konusu eklenecek, medyada bu konuda kamu spotları yayınlanacak, kamu kurumları çalışanlarına meslek içi eğitimler verilecektir. Mağdur erkek veya çocuk ise, onlar da kanun hükümlerinden yararlanabilir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
selma kaya 3 yıl önce

meraba ablam eşi tarafından şiddet görüyor ve tehdit ediliyor 4 çoçuğu var çok mağdur bir durumda bunu kanun açısından karşı tarafa cezası nasıl olur ve bu durumda nasıl hareket edebiliriz

Avatar
selma kaya 3 yıl önce

lütfen bu konuda beni bilgilendirir misiniz

Avatar
asena gul 2 yıl önce

15 yasındayım şiddet ve hakaret göruyorum

Avatar
figen 10 ay önce

Merhabalar mugladan yaziyorm 20 yasindayim ismim figen esimle kacarak evlendik gecen aralikta nikahim oldu 19 yasindaydim ocakta 20 yasina grdim nikahlandik ailesyle yasamaya basladik mecburen cunku evi yoktu kirayada cikartmadilar ailesi daha 3 ay bile olmadi nikahim olali ve dugun falan hic birsey yapmadilar. ama ailesi bana surekli kendi ailemle gorusmemem icin psikolojik siddet uyguladi cok kavga ettiler bana.esimle ayri eve ciktik ama bu sefer esim ailemle gorusmeme kizdi kavga ettik gorusmemi istemedi beni dovdu sikayetci oldum jandarma hastaneye goturerek darp raporu aldik bunlarin karsiliginda ne davasi acabilirim acaba fikir verebilir misiniz?

banner359

banner362