Bilirsiniz, küçüklerin şımarıklığı bizleri ancak güldürür. Onların şımarıklığına kızmak aklımıza gelmez. Çünkü onlar nihayet çocuktur.
Peki, büyüklerin, kocaman insanların şımarıklığına ne demeli?
Çok iddialı bir söz olacak ama büyüklerin şımarıklığı ciddi bir sosyal hastalık sayılmalıdır.
Neden mi?
Bilgisinden dolayı şımaran insan hemen her konuda ahkâm keser. Hatta öyle olur ki; kendisinden başka bilen kabul etmesi çok zordur.
Paranın şımarttığı insanlar, her şeyi parasıyla alabileceğine inanır hale gelir.
Zengin olmayanları tembel ve ikinci sınıf sayar.
Şöhret ve güç şımarıklarını yazmaya gerek var mı? Onları hemen her akşam televizyon ekranlarında görüyorsunuz.
Güzelliğinden, yakışıklılığından veya zekâsından dolayı şımaranlara söyleyecek söz bulmak çok zor… Sanki o özelliklerini babaları sipariş vermiş veya kendileri kazanmış gibi herkese caka atabiliyorlar.
Şımarıklığa neden olabilecek sebepler her an kazanılabilir veya kaybedilebilir şeylerdir. Hayatta sahip olunabilecek hiçbir şey insanı şımartacak kadar değerli değildir.
Parasıyla şımaran insanın kısa zaman sonra iflas edebileceği, zeki olanların bir damarının tıkanmasıyla aptal duruma düşebileceği, güzel olanların bir kaza ile çirkinleşebileceği unutulmamalıdır.
İnsan şımarık olarak doğmaz. Bu belli bir eğitim ve toplumun dayatmasının sonucudur. Bir toplumda yükselen değerler para, güç, şöhret olmuş ise insanlar bunu seçecekler ve bunlarla herkese tepeden bakarak şımaracaklardır.
Mesela; tevazünün çok makbul değer sayıldığı toplumlarda şımarıklık çok az görülecektir.
Şımarıklık, kişinin alaka ve beğeni kazanmak maksadıyla yaşadığı çok aşırı bir ruh halidir. Bunun sebebi kişinin, kendi tabii haliyle ilgi, sevgi ve beğeni kazanamayacağını zannetmesi ve suni davranışlarla insanlar üzerinde bir tesir bırakacağını düşünmesidir.
Çok kişide ise, aşağılık duygusunun bir yansımasıdır.
Oysa hiçbir kusur ve eksiklik insanın kendini diğer insanlardan aşağı görmesini gerektirmez. Çünkü her insanın birçok eksikliği, hatası ve kusuru vardır.
Bazıları ise, daha güzel, daha zeki, daha bilgili, daha zengin ve daha konuşkan olmaları sebebiyle şımarık olmayı ve kendilerini başkalarından üstün görmeyi bir hak olarak görürler.
Hâlbuki böyle bir durumda insanın yapması gereken şey, kendisine verilen kabiliyetler ve güzellikler için şükretmek olmalıdır. Hatta bunun için daha mütevazı olmalıdır.
Zenginde, bilgilide, şöhretlide, güzel olanda tevazu daha bir güzel oluyor.
Elbette anlayana ve isteyene…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362