Eminim orada bu satırları okuyan birisi vardır mutlaka. Sesim belki bir karıncanın çığlığını geçmeyecek farkındayım. Benim elimden gelen de bu..! Bir önceki yazımda paylaştığım güzel ama anlamlı bir hikâyeyi yine sizlerle paylaşmak istiyorum altını çizmekse çizmek, bastırmaksa bastırarak bu defa.

Orman hızla yanarken minik bir serçe gagası ile aldığı suları ormanın üzerine bırakır. Ormandaki diğer hayvanlar dalga geçerler. “Minik serçe koskoca ormanın yangını senin attığın bir damla suyla mı sönecek?” diye sorarlar. Serçenin cevabı nettir.


“Benim elimden gelen bu”

Yedi yıl yaşadığım Siirt. Söylendiğinde hemencecik çıkıveren 7 rakamı, ne anlamlı aslında benim için. Üzülüyorum ikinci memleketim dediğim Siirt’i özlüyorum da biraz da.

Üzülüyorum çünkü;

Orada yaşanılanlar, Türk Kürt davası değil. Yakıp yıkan kimse bugün ülkede, terör yapıyor demektir. Yedi yıl yaşadığım Siirt'te ben insanlığı gördüm. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bayan olduğunuz için halk otobüsünde yer vermezler Doğudan başka. Bavul taşırken ben, 60 yaşında bir teyze Kürtçe bir şeyler söyleyip bavuluma yardım etmeye çalıştığı günlerimi unutmadım. Kürt arkadaşlarımı PKK silahla bombayla öldürürken de Siirt’teydim. Gün birleşme zamanı. Oynanan oyunlara gelmeyelim, inadına kardeşlik el ele omuz omuza yürüyelim. Kışkırtan her kimse uymayalım onlara. Güzel cennet vatanımızı birlikte aldık biz Çanakkale’de, birlikte cehennem yapmayalım.

Özlüyorum Siirt’i çünkü;

Bugün Yozgatlı olduğum kadar Siirtliyim de ben.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362