Stres denildiğinde hemen aklımıza, günlük yaşamın yoğun temposu içinde oradan oraya koşturan, çok fazla çalışan ve dinlenmeye yeterince zaman ayıramayan insanlar ve çağımızın yaşam biçimi gelir. Günlük yaşantıda, yorgunluk, sinir bozukluğu, çok çalışma, bitkinlik, gerilim, hayal kırıklığı  vb. pek çok şey “Stres içindeyim.” Şeklinde ifade edilebilir. Ancak “Tansiyonum var.” Dendiğinde, nasıl tansiyon daha önceden hiç olmaması söz konusu değilse, stres içinde benzer durum söz konusudur. Yani “Strese girdim.” Denildiğinde sadece öncekinden daha fazla stresli olduğunu anlatmak ister.

Uzmanlarca yapılan incelemeler karşılaştığımız  çok küçük değişikliklerin bile, birer olumsuz stres kaynağı olabileceğini göstermiştir. Örneğin: İşten çıkarılma ya da işini kaybetme korkusu, çok miktarda borçlanma veya yakın akraba ya da arkadaşın ölümü, başka bir şehre ya da göreve atanma, arkadaşın veya eşin olumsuz davranışının zihne takılması, maça bilet bulamama sıkıntısı, konsere geç kalma korkusu, otobüse, derse, randevuya zamanında yetişememe ihtimali gibi.

Stres olmadan yaşayamayız ve nereye gidersek gidelim stresimizi de yanımızda götürürüz.

O hep bir ölçüde bizimledir. Önemli olan stresi yönetebilmektir. Yani gereğinden çok ya da az olmamasını  sağlamaktır. Stres doğru ve faydalı olarak yönlendirilirse, umutlarımızı, amaçlarımız gerçekleştirmekten alıkoyan engelleri aşmamız için bize cesaret verecek bir unsur olabilir. Kontrolümüzden çıktığında ise, işte başarısızlık olarak yansır. Çok stresli bir insan yaratıcı pozisyonlarda etkili bir çalışma yapamaz, verimi düşer.

Zengin- fakir, genç-yaşlı, kadın-erkek hiç kimsenin strese karşı bağışıklığı  yoktur.

Ama Sterse dayanıklı olan insanlar vardır bunlardan bazılarını sizin için yazıyorum

  • İşlerine ve sosyal hayata daha aktif katılanlar,yaptıkları işten ve katıldıkları sosyal faaliyetlerden zevk alanlar,
  • Mücadele ve değişiklikten zevk alanlar,
  • Hayatlarını ve çevrelerindeki şartlerı kontrol ettiklerine inananlar,
  • Gelecekle ilgili olumlu beklenti içinde olanlar,
  • Kişiliklerinde hoşgörü ve esneklik faktörü bulunduranlar,
  • Yakın çevreleriyle olumlu duygusal ilişki içinde bulunanlar.

Olaylar nasıl gelişirse gelişsin,bizim onlara verdiğimiz anlamlarının dışında başka anlamları yoktur. Evrende 2anlamı sadece kendisine bağlı2 olarak ortaya çıkan herhangi bir olaya rastlanmaz. Siz işin iyi yanını mı görüyorsunuz, kötü yanını mı? Siz bardağın yarısı boş diyenlerden misiniz, yoksa yarısı dolu diyenlerden mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sema abucak 8 yıl önce

şakir abi yine döktürmüşsün yazılarını özlemiştik ne olursun böyle uzun süre ayrı bırakma bizi yazılarından

banner359

banner362