Geçenlerde bir arkadaşımı ziyaret ettim. Kendisi fıstık satıyor. Oturur

Oturmaz, elini masanın altına uzattı ve bir tabak fıstık çıkarıp önüme koyarak dedi ki; “ Herkes yanında bulunanlardan verir. İşte, bizde de fıstık var ve önüne onu koyuyoruz. Biz de, hem fıstık yedik hem de sohbet ettik.

Demişler ya; herkes yanında bulunanlardan başkasına verir.

Tabii başkasına vermek isteyenler için…

Yanımızda, başkasına verebileceğimiz şeyler ne olabilir ki?

Mal, bilgi, tecrübe, hatta hiçbir şey yoksa güzel bir karşılama veya tebessüm verebiliriz. Bazılarının yanında asık surat, dedikodu vs . Den başka şey bulunmaz. Öyleleri de, bize bunlardan sunarlar. Hem de çoğu kez, bunları isteyip istemediğimizi sormadan…

Bir bilge sözüymüş galiba; “Her kap kendi içindekini dışarıya sızdırır. Bir kapta bal varsa bal sızar, sirke varsa sirke sızar…

Başka bir zaman da şöyle denmiştir; “ insanın ağzı, bir kabın ağzı gibidir.

Oradan çıkacak sözler insanın içindeki duyguları yansıtır. “

Birinden yanlış konuşma ya da davranış gören biri, aynı yanlışlıkla cevap vermez. Sebebini soranlara şöyle der; “O kimse, yanında bulunanlardan verdi. Bizim yanımızda ise, onlardan yoktur.

Arkadaşım gibi, yanınızda fıstık olmayabilir. Peki, yanınıza gelenlere neler verebiliyorsunuz? Aslında, herkesin yanında iyi bir şeyler mutlaka bulunur. Marifet bunlardan verebilmektir. Bu arada, yanında bulunanlardan hiçbir şekilde hiçbir şey veremeyenlerden zaten söz etmiyoruz.

Hiç kendi kendimize sorduk mu?

Sahi, bizde ne var?

Ve tabii, bunlardan ne kadar verebiliyoruz?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362