"HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK"

Yukarıdaki söz referandumdan önce Başbakan tarafından söylenmişti.

Referandumda “Evet” çıkması halinde ülkenin hangi noktaya geleceğini ifade etmek için söylendiğini tahmin ediyorum.

Referandum sonuçlandı ve yine sessiz çoğunluk, tahmin edilenin aksine “Evet” dedi. Sessiz çoğunluğun anayasa değişikliklerini iyice inceleyip öyle karar verdiğini zannetmiyorum. Her zaman olduğu gibi nasıl doğru karar verdiğini anlatayım da şaşıranlar, halkı cahil görenler bir daha öğrensin. Sessiz çoğunluk yıllardır kendisine sıkıntı yaşatan, hor gören, inançlarıyla alay edenler cepheye bakar, onları neyi savunuyorlarsa karşı cephede yer alır. Karşı cephede kimin olduğu O’nun için pek önemli değildir. Bugün filan parti idi, yarın başka bir parti olur. İşte halkı cahillikle ve yanlış tercih yapmakla suçlayanların anlamadığı veya anlamak istemediği husus bu olsa gerek.

Ülke genelindeki sonuçlarla ilgili ulusal televizyon ve gazeteler yeterince değerlendirme yapacaktır. Biz ilimizle ilgili birkaç düşüncemizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şöyle ki; hiçbir parti, katılmayanların oranını kendisine mal etmesin. Çünkü geçen seçimlerde de otuz bin kadar seçmen sandık başına gitmemişti. Bunun önemli bir sebebinin de iktidardaki partinin ilimizdeki vitrinine duyulan tepkinin olduğu iddia ediliyor. Şuna buna küsen, kızan ya sandık başına gitmedi ya da “hayır” oyu verdi.

Her iki durumdaki örneklere şahit olduğumu söyleyebilirim.

Referandum gibi durumlarda hissi davranmamak gerektiğini söyleyebilirsiniz ancak durum maalesef budur.

Peki, referandumda “evet” oyu verenlerin hepsi ya da çoğu önümüzdeki seçimde Ak Partiye oy verecek mi? Tahmin ediyorum bu soruya hemen herkes çok rahat bir şekilde “hayır” diyecektir. Parti yetkilileri ve temsilcilerinin buna karşı bir tedbirleri yahut çalışmaları olacak mı? Yoksa bu gerçeği kabul etmeye yanaşmayacaklar mı?

İlimizdeki referandum sonuçları genel olarak olumlu karşılandı. Ancak katılım oranının düşük çıkması (tekrar ediyorum) parti yetkililerini düşündürmelidir.

Referandum için ilimizdeki çoğu sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek ve tamamen geleceğimiz için verdiği mücadele gelecek Siirt için topluma heyecan vermiştir. İlimizle ilgili her hususta bu kuruluşların birlik içinde her zaman ortaya çıkmasını vatandaş beklemektedir. Bu kuruluşların il merkezi ve ilçelerde yaptığı çalışmaların referandum sonucuna etkisini herkes konuşuyor.

Nasıl ki ülkede 13 Eylül sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bilinsin ki ilimizde de bu manada hiçbir şey eskisi gibi olmamalı ve olmayacaktır.

Sayın Başbakan Siirt’i yeniden düşünecek ve gerekli tedbirleri alacaktır diye inanmak istiyoruz. Başbakan Siirt’e küsmüş olabilir fakat Siirt daha kendisine küsmüş değildir. Umudunu halen muhafaza etmektedir.

Hiçbir şeyin artık eskisi olmayacağına Siirtli de inanmak istiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ömer faruk helvacıoğlu 9 yıl önce

BÜTÜN HALKLAR;;İNANÇ VE HAYAT TARZINA GÖRE AYRIŞACAKTIR.

KÜRT MESELESİ;KÜRTLERİN GERÇEKTEN KÜRTLEŞMESİYLE ÇÖZÜLÜR.

kürtler kadim bir lisan,kültür ve edebiyata sahipler.

ancak kürtleri kürt yapan milli özellikler,karakterler yok oluyor.

sahip çıkanda yok.
gece-gündü kimlikten yakınanlar,
çok rahat yapabileceklri hiç bir çalışmayı yapmıyorlar.

kürtleri demiyorum,üstüne basarak kürtçüler diyorum;
çoğu kürtçe bilmediği gibi öğrenme gayret ve isteğide yok.

ben gerçek kürtçü,türkçü,arapçı'ya saygı duyar ve desteklerim.
ama bütün islam halkları maalesef aynı.
lakırdı,dırdır,slogan.

ilim,kültür,edebiyat,şiir,folklor,
tarih,sosyoloji,antropolojı yok,yok.

bir milleti vareden,geliştiren hiç bir hususta çalışılmıyor.

ahmede xani,
melaye ciziri,
fakiye teyran,
mehmed arif cizrevi,
hasan cizravi,
gibi alim,şair ve ozanlardan
birşey bilen varmı?
öğrenme luzumu hissden varmı?

Kürt meselesi;Kürtlerin gerçek kürt olmasıyla çözülür.

Kürtler,gerçek kürt olunca,
Kürtçüler gerçek müspet kürt milliyetçisi olursa,
ordan-şurdan-burdan yönlendirilemezler.

Milli kimliğine sarılan,kavuşan kavimlerde
gerçek liderler,
aydınlar,önderler çıkar.

vizyon sahibi,
insani ve milli idealleri yüksek siyasetler çıkar.

sol-laikçi,
seküler-ırkçı,
islam dışlayıcı,
atesist-zerdüşt gbi
fikir ve inançlar,
sadece kürt kimliğinin ebediyyen tarihten silinmesini sağlar.

Kürt aydınları samimiyetle ve ciddiyetle
Milli kürt kimliğine sarılmalıdır.
Kürt olmayanlarda bu konuyu anlayıp gerçekten destek olmalıdır.

Kürtler ya gerçekten kürt olur,
yada bu sorun asla çözülemez.

EY KÜRT!
TİTRE VE ASLINA DÖN.

SANA VE İNSANLIĞA DÜŞMAN OLAN
MUZIRLARDAN UZAK DUR.



----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ADALT VE KALKINMA PARTİSİ VE
BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ MENSUPLARI CİDDİ BİR MUHASEBE YAPMALIDIR.


BÜTÜN TÜRKİYE'LİLERİN HASIMLARI AYNIDIR.
AKP VE BDP;HER KONUDA YEPYENİ STRATEJİLER HAZIRLAMALIDIR.

AKP VE
BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ,HER KONUDA CİDDİ BİR RESTORASYON YAPMALIDIR.

KÜRT KİTLE PARTISI VE DE TÜRKİYE PARTİSİ OLACAKSA HER KESİMDEN YARARLANMALI VE GÖRÜŞ ALMALIDIR.

ÖZETLE;
PKK-BDP;
SOL-LAİK GERİLİKTEN ARINDIKÇA,İŞLER YOLUNA GİRERR.

PKK;LAİKÇİ-SOLCU-IRKÇI GÖRÜŞLERDEN ARINDIKÇA,KÜRTLER MİLLET OLUR.

pkk kadroları,teşkiları kurduklarında 20-25 yaşlarında idiler.

yetmişli yılların örgütü ahiyle soldu.
sol moda idi!..

zamanla;sol unsurlara ilaveten,
laikçi-sekuler katılımların yanısra,
ırkçı-şoven görüşlerde karıştı...

böylece kürt milletleşmesinin önü kesilmiş oldu.

islam'ı devredışı bırakan zihniyetle,kürtlerin milli kimlik ve karakterlerinin değil geliştirilmesi,
idamesi bile mümkün değil.

türk solu;kürtlerin bütün değerlerini dejenere ettigi gibi,
anti-demokrat geleneğe soktu.
üstelik yıllarca darbecilere çanak tutacak eylemlre soktu.

ancak;
pkk başta olmak üzere,bütün kürtlerde ciddi değişim ve arayışlar var.

ırkçı-şoven kürtçülük zayıflıyor.
laikçi-seküler kürtler çıkmazda.
sol zaten ilim ve akıl dışıydı.

kürtlerin ve özellikle pkk ekolunun içindeki en verimsiz handikaplar giderek
aşınıyor.

menfi görüşler,demokratik ortamda dahada zayıflayacak ve kürt halkının önündeki millileşm barikatları yıkılacaktır.

müspet anlamda yukselişe geçecek kürt m,lliyetçiliği,ülkemizin diğer müspet milliyetçiliklerinide teşvik edecektir.

müspet milliyetçilik anlayışı,devleti yenileyecek ,
sağduyulu ve insanı yapıya dönüşecektir.

partiler;bu paradigmayı iyi anlamalı ve bu istkamette siyaset yapmalıdır.

AKPARTİ BU İŞLERİN SOSYOLOJIK VE İDEOLOJIK ARKA DESTEKLERİNİ İYİ TESPİT ETMEZSE BU KONULARDA CİDDİ HİZMTLER YAPAMAZ.

SLAMLAR.

banner359

banner362