Bugün böyle bir genç kesim oluştu. Özel ya da kamu okulları, farketmiyor. Okuluna kendi arabasıyla giden öğrenciler var artık.

Eskiden nasıldı üniversite hayatı, düşünüyorum da, bugünkü öğrencilere biraz gıptayla bakıyorum. Üniversiteye girmek bir zordu, bitirmek iki... Bir de ulaşım, iletişim başta olmak üzere her türlü imkansızlıklar.. Maddi durumu çok iyi olan öğrenciler de çok sayılmazdı. Genellikle memur ya da esnaf ya da kırsal çocuklarıydı o az ve seçkin üniversitelerde okuyanlar.

Bir de şimdiki üniversite öğrenciliğine bakıyorum da, her türlü imkanları çok daha fazla, çok daha iyi olanaklara sahipler. Her şeyden önce üniversite sayısı çok fazlalaştı. Özel üniversiteler, hemen herkese okuma fırsatı yarattı. Üniversite sınavına giren öğrencilerin hemen hemen yarısı herhangi bir okulun herhangi bir bölümüne yerleşiyor. Bitirilen okuldan ziyade edinilen meslek önemli artık.

Kısa bir eski yeni kıyaslamasından sonra, şu arabalı öğrenci kesimine değinmek istiyorum. Özellikle büyük şehirlerde, son yıllarda artan araba sayısının önemli bir nedeni, arabalı öğrenci kuşağı olmalı.

Bugün o kadar çok araba markası var ki saymakla bitmez. Her markanın çeşit çeşit tipleri, araba sektörünü akıl almaz oranda büyüttü. Bilhassa ekonomik küçük arabalar, gençlerin kullanımına sunuldu. Toplu ulaşımı çözemeyen büyük şehir yönetimleri vatandaşı toptan bireysel araba kullanmaya mecbur bıraktı. Biraz keyfiyet, biraz zorunluluk derken, çeşitli pazarlama ve reklam teknikleriyle, insanlar inanılmaz biçimde araba sahibi olmaya yöneldi. Çok değil, son 10 yıllık değişim bu.

Eskiden yeni işe giren birisi önce kendini şöyle biraz toparlar; sonra taksitle, borçla ev sahibi olmaya çalışır; en son da, eğer imkanları elvermişse bir araba alırdı.

Şimdi işe girer girmez araba almak ilk tutku. Hatta bir kesim var ki, onlar işe girdiklerinde arabaları var zaten. Daha da ileri gidildi, öğrenciyken araba sahibi olmalar başladı. Bizim toplumda bu tür hızlı değişimler, bir etkileşim olgusu olarak gelişiyor aslında. Özellikle özel üniversitelerde arabalı bir gençlik doğdu. Çocuğunu okutabilmek için tüm kazancını ona yönlendiren ailelerin, böyle bir eğitim ortamından memnun oldukları söylenemez. Konjoktör neyse, gidişat hangi yöndeyse, ayak uydurmadan durmak mümkün değil. Çünkü o kültür öyle bir zorlar ki, dışında kalmak seçeneği yoktur.

Çocuk üniversiteye giremedi mi? Biraz daha düşük puanla alan özel okullar can simidi gibi. İş orada bitse neyse. Özel okulda her şey özeldir. Devlet okulunda öğrenci mesela bir öğün 3 liraya doyarsa özel okulda bunun 3 katını düşünmek gerekir. Bir de onun arabası var, neden benim olmasın mantığı başlar sonra. Ve sonrasında, anlatmaya çalıştığım, arabalı üniversiteli gençlik çıktı ortaya.

Sadese özel okullar mı? Değil tabi ki. İyi bir puanla devlet okuluna girmiş öğrencinin ailesi de, çoğu kez ödül olsun diye, ya da ulaşımı kolaylaştırmak için, kendini zorlayarak küçük bir araba alıyor çocuğuna. Ekonomik küçük bir araba. Her ne kadar ekonomik olsa da, sigortası, yakıtı, şusu busu derken hiç kolay değil aslında. Bu durum, gelir düzeyi ortalardaki aileler için böyle. Gelir düzeyi iyi olanlar ise tüm bunların alasını yapıyor ve bu ekolün öncülüğünü de onlar yapıyor.

Büyük şehirlerin trafik çilesi çekilmez duruma ulaşmış bulunuyor. Gerçekten toplu taşımada başarılı olamayan yönetimlerin sorumluluğunda, biraz da keyfiyetçi ve çocuklarına korumacı anlayışa sahip olan bir toplum olmamız sayesinde gelinen bu nokta, artık geriye dönüşü zor bir noktadır.
Dünün idealist, politik ama imkanları kısıtlı üniversiteli gençliği vardı. Bugünün ise dijital imkanlara sahip, biraz keyfiyetçi, hatta arabalı üniversite gençliği var. Elbette tüm öğrenciler anlatmaya çalıştığım bu profilde değiller. Zorlukla okuyabilenleri de gene çok fazladır. Demek istediğim şudur ki, bugün kayda değer oranda, arabasıyla okuluna giden bir öğrenci kitlesi var. Dün anne-babaların bile arabası yokken bugün arabası olan öğrenciler azımsanmayacak orandadır.

Arabalı üniversite gençliği.. Dün hayal bile edemeyeceğimiz bir noktadayız aslında bugün. Tabi ki yarını da hayal edemiyoruz. Gidişat böyle olunca...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362