Dün anneler günüydü. Yani 8 Mayıs 2011. Annesiz geçirdiğim ilk anneler günü. Belki de en derin hissettiğim anneler günü. Gün boyu ellerinde çiçeklerle sokaklarda gördüğüm insanlara daha bir dikkatli baktığım anneler günü.

Ben de çiçeğimi, hediyemi aldım, elimi öpen çocuklarıma sarıldım ama bu bambaşka bir boşluk, bambaşka bir hüzün. Sabahın ilk saatlerinde annemi aramak düştü aklıma. Ve aynı anda bir hüzün çöktü yüreğime. Telefonun ucunda onun sesini duyabilmem mümkün değildi ki artık. Başka yakınlarımı, başka anneleri aradım ama nafile. İlla ki annemi özlüyordum, onun sesini duymak, benden beklediği telefonu etmek istiyordum. Sonunda babamı aradım. Ve “baba” dedim, “bugün seni annemin yerine arıyorum”.

Anneler günü ne için çıkmıştı? Bizim bildiğimiz şekliyle, annesi ölmüş olan bir küçük kızın başvurusu için. Yani hayatta olmayan bir anne için. Ölmüş bir annenin yürekte bıraktığı yas için. Bu duyguyu yaşayınca insan anlıyor ki, anne sessiz dünyaya uçup gitmişse, gerçekten anneler günü daha derin hissediliyormuş.

İnsan kaç yaşında olursa olsun, annesiz olmak, onu kaybetmek ve ona özlem duymak; boşlukların, hüzünlerin, ısınmayan yüreklerin sonsuzluğa açılması demekmiş. Yazar bir bayanın dediği gibi, annesiz kalmak yüreğinin bir tarafının hep yaslı olması demekmiş.

Anneler Gününde, sabahın ilk saatlerinde, Türkiye Gençlik Konseyinin önde gelen üyeleri aradılar ve benimle görüşmek istediklerini söylediler. Türkiye Gençlik Konseyi, Türkiye çapında yayılma çabası içinde olan, örgütlenmeleri ve çalışmalarından dolayı destek verdiğim, Batman Merkezli bir sivil toplum örgütü. Atatürk Türkiye’sine sahip çıkma azmi içindeki bu gençleri keşfettiğimden beri onların yanında olduğumu belirtiyorum.

Güneydoğu ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin değişik illerinden gelmiş, Kızılcahamam’da yaptıkları toplantı sonrası Ankara üzerinden geldikleri yerlere dağılacaklarken bir de beni ziyaret etmek istemişler. Ankara Otobüs terminalinde buluştuk. Ellerinde bir buket çiçekle beni bekliyorlardı. Çiçeğin üzerinde “Güneydoğunun Annesine” diye bir not yazılmış. Yaslı yüreğimle, boğazımda düğümlenen gözyaşlarımla beni daha da duygulandıran bir not. Gün boyu biraz gülümsediğim, biraz gururlandığım, biraz yüreklendiğim bir not.

Sevgiyle yoğrulmuş, hüzünle karılmış, gururla yaşanılmış bir Anneler Günüydü bugün benim için. İzleri her zamankinden daha derin olan bir gün… İzlerin en derini ise anneye duyulan özlemdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362