Akıl tutulması, sözlüklerde şöyle geçer; insanın, bildiği konu ve olaylara, ortamının zihnini başka yönlere zorlanması yüzünden o anda duyarsız kalmasıdır.Fikir beyan etmeyi bırakın, ağzını açıp konuşamamasıdır. Bu bir nevi dikkatini toplayıp konuyu tüm ayrıntıları ile düşünememedir. Organik olarak örnek verecek olursak, elinde şemsiyesini tutup ta şemsiye arayan İNSAN gibi.

Günümüzde iletişim araçları, kapitalist sisteme ve insanların bu sisteme top yekun entegre olmasına hizmet etmektedir.

Yıllardır bu böyle idi. Ancak ne zamanki yeni ve alternatif medya çıktı yeni ve farklı sesler çıkmaya başladı ve iyi de oldu. Durum biraz değişmeye başladı.

Eğlendirmek için çekilen diziler bile aynı işi yapıyor. İnsanın düşünme ve akıl yürütme becerisini bozmaktadır.
Teknolojinin akılcılığı, duyguların yerine geçiyor.

İletişim araçları günümüzde kavramları ve değerleri bile değiştirir hale gelmiştir.

İzlediklerimizi hiçbir eleştiriye tabi tutmadan kabul ediyoruz gibi… Zaten akıl tutulması bu değil mi?

Halbuki medyanın görevi iyi bilgilendirilmiş ve sorgulayan vatandaş yetiştirmek olmalıdır.

Çocuklarımızı şöyle uzaktan bir izleyin, neler göreceksiniz. Televizyonda gördükleri bir silahı, bir dövüş şekline, öğrenmesi gereken derslerinden bile daha çok ilgi duyuyor. Bir bakıyorsunuz elinde bir odun parçası ve onu tabanca olarak tanımlıyor. Çocuklar kendi aralarında kavga ederken bile karate yapmaya çalışıyor.

Öte taraftan sihirli diziler ve onları kaçırmayan çocuklarımız… Bu gibi olağanüstü ve gerçek hayattan uzak sahnelerden çocukların nasıl etkilendiğini herkes biliyor. Mesela çocuklar ödevini yaparken bile " keşke sihirli bir gücüm olsaydı da bir el tıklatmamla tüm ödevim yapılıverseydi" diye düşünebiliyorsa bu ciddi bir akıl tutulmasıdır. Ben bu cümleyi çevremdeki birçok çocuktan duydum. Reklamlar çıktığında ağlamayı kesip sessizce ve dikkatlice izleyen birkaç aylık çocukların durumunu nasıl izah edeceğiz bilmiyorum.

Biz yetişkinler daha mı farklı davranıyoruz? Maalesef hayır. Öncelikle televizyonun ömrümüze maliyetini hesapladınız mı? Ne kadar vakit geçiriyoruz ve ne kadar istifade edebiliyoruz?

Misafirlikte bile artık kimse kimse ile sohbet edemiyor. Televizyon açık ise herkesin gözü oraya kayıyor değil mi? Aile içi fertler bile aynı evde yaşıyor ama birbirinden çok uzaktır.

Elbette televizyon izlenecektir. Ancak gerektiğinden onu kapatmayı beceremediğimizi kim söyleyebilir?

Neler mi yapacağız? Herkesin bildiğini tekrar etmeye gerek var mı?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner359

banner362